( Eğer kralın hizmetindeyseniz şan peşinde koşmayın. )(Situace, kdy by byl takto odstraněn soupeřův král, nemůže ve hře nastat.)
Uzun mesafe ve maraton koşmaktadır.Běží se maraton i půlmaraton.
Perona ulaşmak için dokuzuncu ve onuncu peronları ayıran duvara doğru hızla koşmak gerekir.Na toto nástupiště se lze dostat přepážkou mezi nástupišti devět a deset.
Zevkten aldığın haz için zevkin peşinden koşma.Vyhýbej se rozkoši, která plodí zármutek.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Õõn menez. – Právě jdu. / Jsem na cestě.
Orta ve uzun mesafelerde koşmaktadır.Běhy na střední a dlouhé tratě.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Běžel se svojí manželkou na zádech.
Ancak daha çok koşmayı sevdiği için uçma işine pek fazla girmiyor.Jenom nestavím, víc mě baví létání.
Koşmayı, voleybol oynamayı ve müzik dinlemeyi seviyor.Rád hrál šachy a poslouchal hudbu.
Çocukluktan beri oynadıkları teperek koşma oyunu da şüphesiz bu geleneğin önemli bir parçasıdır.Brýle, které musel nosit již od dětství, jsou dnes neodmyslitelnou součástí jeho image.
Komşu köyleri ise İsmail, Arıca, İbrahim ve Koşmapınar köyleridir.Apoi au capitulat cetățile Ismail, Chilia, Cetatea Albă și Ibrail.
Gianfranco hayallerinin peşinden koşmak için 16 yaşında ailesinin yanından ayrılmıştır.La vârsta de 16 ani, Gianfranco a plecat de acasă pentru a-și urma propriile visuri.
Halk şiirinden koşmayı da öğrendik.S-a ocupat și de poezia populară română.
Ateşkes, İtalya'nın Müttefikler'e teslim olmasını şart koşmaktaydı.Lipsa de apă de băut i-a forțat pe italieni să capituleze.
"Buraya koşma."Nu vă duceți după fentă'”.
Çok uzun yürüyüşler yapmak, koşmak ister.Ea citește mult și întreprinde plimbări îndelungate care o inspiră mult.
Körlüğüne rağmen koşmaya karar verdi.Cu toate că era orb, a decis să alerge.
Körlüğüne rağmen koşmaya karar verdi.Cu toate că era oarbă, a decis să alerge.
Tom her türlü havada koşmaya gider.Tom merge la alergat pe orice fel de vreme.
Tom her türlü havada koşmaya gider.Tom se duce să alerge pe orice fel de vreme.
"Buraya koşma."Rajtam ne múljon."
Saf ve duru hayat tarzı "haniflik" olup Allah'a şirk koşmanın zıddıdır.A zarándok (háddzs) a haddzs alatt világi életét felfüggesztve csak Istennek (Allah) él.
1976'dan itibaren yalnızca 400 m engellide koşmaya başladı.A 800 méteres futást csak 1976-tól vette komolyan.
Koşma, zıplama ve vurma.Ütni, vagy rúgni nem szabad.
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.New Yorkba utazik kutyájával, hogy megvalósítsa álmát.
Koşmalarda biçimsel türleri ve yapılarına göre birçok durak çeşidi kullanılır.Az egyes vasutak sajátosságai, illetve felépítményfajták szerint többféle sínrendszert használnak.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Feleségével Hunfalván nyugszik.
Grup saklanacak yer bulmak için koşmaya başlar.Gyorsan, az uraknak el kell bújniuk valahova.
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.Mutta nyt hän on lähdössä New Yorkiin unelmiensa työn perässä.
Ateşkes, İtalya'nın Müttefikler'e teslim olmasını şart koşmaktaydı.Se tapahtui pian sen jälkeen, kun Italia oli antautunut liittoutuneille.
100, 200 koşmaktadır.100 ja 101.
Petrus ve sevilen havari mezara doğru koşmaya başlarlar.Pietari ja se toinen opetuslapsi lähtivät heti juoksemaan haudalle.»
Ormanın içinde koşmaya başlar.Keskellä metsää alkaa taistelu.
10 km'den maratona kadar çeşitli mesafelerde koşmaktadır.Hän juoksee kaikkia matkoja 800 metriltä maratonile saakka.
"Buraya koşma."Älä mene katsomaan sitä".
Mebuslar ayrıcalık ve çıkarlar peşinde koşmamalıdır.Kovenantteihin ei liity vakuuksille tyypillisiä etu- ja erioikeuksia.
Hızını havada koşmak için kullanarak uçmayı başarabilir.Hän voi käyttää häntiänsä pystyäkseen lentämään hetken aikaa.
Kadınların 1500 metre koşmalarına 1972 Yaz Olimpiyatları'nda izin verildi.Naisten 1 500 metrin juoksu on ollut olympialaisten ohjelmassa vuodesta 1972.
Koşmaya devam eder.Ura jatkuu yhä.
Özellikle maraton koşmaktadır.Machado menestyi erityisesti maratonilla.
Bunlardan ilki dedim dedili koşmadır.Tätä edeltää autuaaksi julistaminen.
Çok uzun yürüyüşler yapmak, koşmak ister.Hän ulkoilee paljon ja harrastaa juoksemista.
Biniciler her atın farklı bir koşma biçimi olduğunu bilirler.Askellajit ovat hevosen erilaisia liikkumistapoja.
73 kişinin öldüğün sabah dışarıya koşmaya çıkmıştı.Το πρωί της 23ης επιτέθηκαν.
"Buraya koşma."Βιαστείτε, λοιπόν".
Uzun mesafe ve maraton koşmaktadır.Στη συνέχεια ασχολήθηκε με τις μεγάλες αποστάσεις και τον μαραθώνιο.
( Eğer kralın hizmetindeyseniz şan peşinde koşmayın. )(Στην πάλη του εαυτού σου ενάντια στον κόσμο, πάρε την μεριά του κόσμου.)
Özellikle 800 metre koşmaktadır.Εξειδικεύεται στα 800 μέτρα.
12 yaşında Fransa'da koşmaya başladı.Έφτασε στην Γαλλία σε ηλικία 12 ετών.
Yine her boğanın arkasından bir kedi sağa doğru koşmaktadır.Στην πίσω όψη είναι ένας ταύρος που στρίβει το κεφάλι του στα αριστερά.
Benzer şekilde, vatanseverlik de milliyetçiliği şart koşmaz.Ο οικουμενισμός δε περιφρονεί τις εθνικές ιδιοτυπίες.
Bir diğer ek getirilerek yapılan koşma çeşidi ise yedekli koşmalardır.En subtrahend er det tal, som skal subtraheres (trækkes fra) et andet.
Güç koşmaya ve daha birçok şeye yarar.Det betyder mere køretid og flere kræfter.
Orta mesafede koşmaktadır.Han bor i Middelfart.
100, 200 koşmaktadır.6, 10 og 100 volt.
Uzun mesafe ve maraton koşmaktadır.Glæder kun 50 miles og maraton.
Perona ulaşmak için dokuzuncu ve onuncu peronları ayıran duvara doğru hızla koşmak gerekir.For at komme ind på perronen skal man gå lige igennem væggen mellem perron 9 og 10.
Koşmaya devam eder.Han løb videre.
Koşma, yürüme, ağır şeyler kaldırma yakınmayı arttırabilir.Du kan gå, løpe og plukke opp ting.
Uzun mesafe ve maraton koşmaktadır.Gjennomsnittsetappen er lengre enn maratondistanse.