Ana içeriğe geç
Sözlük

koşma ile cümle

koşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dallas’ta bir model olarak çalışmasına rağmen, hiçbir zaman oyunculuğun peşinden koşmamıştır.Hij werkte in Dallas als model en had daar nooit de intentie om een acteur te worden.
Bu dürtülerin peşinde sürekli koşma durumundadırlar.Daarachter volgen de belangstellenden.
Taraftarlar oyunu bırakmış sevinçle ona doğru koşmaya başladı.Hij trok in goede conditie naar de Spelen en startte zijn race goed.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Hij is op de vlucht voor de moord op zijn vrouw.
Bir arabanın altında saklanan Sophia iki aylak tarafından fark edilir ve Sophia ormana doğru koşmaya başlar.Sophia wordt door twee walkers opgemerkt en vlucht het naastliggende bos in.
Ek getirilerek kurulan koşmalar: Ana manzumelerine ek getirilerek yapılan koşmalardır.Voorts zijn leden van dit geslacht de tegenwoordige eigenaars van de (voormalige) heerlijkheid van de Lek.
Özellikle maraton koşmaktadır.Hij focust zich nu vooral Marathon.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Engbe oyaa? = Waar ga je naartoe?
Kendi topraklarının yeşilliklerinde koşmayı ve kardeşleri ile oynamayı çok sevmektedir.Ze hield van bomen klimmen en vocht met haar broer.
"Buraya koşma."Draai er niet omheen".
Buffy, Dawn ile birlikte koşmaya başlar.Hank begint een affaire met Dagny.
( Eğer kralın hizmetindeyseniz şan peşinde koşmayın. )Je gerechtigheid gaat voor je uit, de majesteit van de HEER vormt je achterhoede.).
Ülkesinin iyiliğinden çok kendi şahsi iyiliğinin peşinde koşmakla itham edilir.Veel individuen werden voor hun persoonlijk welzijn aangetrokken door de nieuwe religie.
İlk 15 dakika içerisinde ayağa kalkmayı, 1 saat içinde de koşmayı öğrenirler.Je kan er vanaf Kiental ook naar toe lopen in 1 uur en 30 minuten.
Tom onun otobüs durağına kadar koşmasının kaç dakika alacağını merak etti.Tom vroeg zich af hoeveel minuten het hem zou duren om naar de bushalte te rennen.
İnsan sağlıklı yaşamak isterse, her gün bir saat koşmalı.Als je gezond wilt leven, moet je elke dag een uur hardlopen.
Trene yetişmek istiyorsan koşmak zorundasın.Als je de trein wilt halen, moet je rennen.
Uzun mesafe ve maraton koşmaktadır.Startował w biegach długodystansowych i biegu maratońskim.
Koşma, zıplama ve vurma.Nie rąb i nie pal (pol.).
Biniciler her atın farklı bir koşma biçimi olduğunu bilirler.Udowodnimy, że wszystkie konie są jednej maści.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Wyruszył na nią za namową żony.
Koşu, koşmak eylemi esas alınarak yapılan bir tür spordur.Bieganie tyłem (ang. retro running) – rodzaj biegania, podczas którego poruszamy się tyłem.
Sonra koşmaya devam eder.Przestała nawet biegać.
En bilinen özelliği hızlı koşmasıdır.Jego największym atrybutem jest umiejętność szybkiego wykonywania przewrotek.
Adamlar, koşmadıkları takdirde vurulmakla tehdit edildiklerini söylerler.Powiedzieli, że mnie zabiją, jeśli nie pozwolę im zrobić czego chcą.
800 ve 1500 metre koşmaktadır.Występuje w biegach na 800 i 1500 metrów.
Birçok yönüyle koşmalara benzerler.Rozchodzą się one w różnych kierunkach.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Niech idzie, dokąd? gdzie? gdzie chce.
Çok uzun yürüyüşler yapmak, koşmak ister.Cechuje je duża siła, potrzebują długich spacerów.
Nutuk: Şekil yönüyle koşmaya benzer.Jest to jakby przeciwieństwo afazji przewodzenia.
Orta ve uzun mesafelerde koşmaktadır.Biegał średnie i długie dystanse.
Çeşitli pozisyonlarda denendikten sonra, fazla koşmayı sevmemesinden dolayı kaleci olarak futbola devam etti.Od dziecka lubił stać na bramce, gdyż nie bardzo lubił biegać.
"Buraya koşma."Don’t Run (ang.).
Halk öyküsü Koşma ^ "Koçaklama".Nie ukrywam rozczarowania.... „Zapaśnik”.
100, 200 koşmaktadır.100–200 członków.
"Buraya koşma.""Spring inte här!"
Kur'an'a göre Allah'a şirk koşmak günahların en büyüğüdür.Att sätta medgudar vid Guds sida, är den största synden.
"Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler" "Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez.De flesta trosriktningar anser dessutom att Jesus är Gud inkarnerad (förkroppsligad) och del i en treenig Gud.
Koşmaya devam eder.Loppet fortsätter .
Deyişmenin sonunda da âşıklar birbirlerini rahatlatmak, gönül almak için karşılıklı koşmalar söyler.Innebörden är att vi genom att tala med varandra kan vi trösta varandra.
En bilinen özelliği hızlı koşmasıdır.Hans mest kända förmåga är hans snabbhet.
( Eğer kralın hizmetindeyseniz şan peşinde koşmayın. )(Om du skiljer dig, visar du att du inte håller fast vid Guds bud.)
Ultra maraton ya da Ultra uzun mesafe, geleneksel maratondan daha uzun mesafelerde koşma sporudur.Noga räknat är den långa distansen längre än ett normalt maratonlopp och är alltså ett ultramarathon.
Bir gün koşmayı aniden bırakır ve evine döner.Han fegar ut i sista stund och vänder hemåt.
Sonra koşmaya devam eder.Sedan rymmer han igen.
Dört Dünya Atletizm Şampiyonası'nda 800 metre yarışlarında finalde koşma başarısını göstermiştir.Tre gånger har han varit i semifinal på 800 meter vid internationella mästerskap.
"Buraya koşma."«Не бійтесь!»
Grup saklanacak yer bulmak için koşmaya başlar.Вони починають шукати де можна сховатися.
Yine her boğanın arkasından bir kedi sağa doğru koşmaktadır.Крім цього, через все полотно зліва направо проходить ще одна стежка.
1976'dan itibaren yalnızca 400 m engellide koşmaya başladı.У 1974—1977 рр. було продовжено злітно-посадкової смугу на 1100 метрів.
Özellikle 200 ve 400 metre koşmaktadır.Спеціалізувався в бігу на 200 та 400 метрів.
Zağmak: Kaçmak, koşmak.Наприклад, біг, бігун, бігати.
Koşma, yürüme, ağır şeyler kaldırma yakınmayı arttırabilir.Не тягнеться за шпателем, не тріскається, має підвищену міцність.
Bir oyuncu topu ayağıyla yakaladığında koşmadan vurabilir.Ведучий може ловити м'яч до того, як той вдариться об землю.
Halk şiirinden koşmayı da öğrendik.Був знавцем єврейської народної поезії.
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.На шляху до цього Кейт переслідують кошмари.
Tom koşmaya başladı.Том побіг.
Koşmaktan nefret ederim.Я ненавиджу бігати.
Anna Dalassini buna izin vermiş ancak Kosmas'ı istifaya zorlamıştır.Anna Dalassena s tím souhlasila, ale donutila Kosma odstoupit.
Adamlar, koşmadıkları takdirde vurulmakla tehdit edildiklerini söylerler.Vyhrožoval mi, že mě zastřelí, pokud se pohnu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod