Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Ten, kto obrába svoju zem, nasýti sa chleba; ale ten, kto nasleduje zaháľačov, nasýti sa chudoby.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Wer seinen Acker baut, wird Brot genug haben; wer aber dem Müßiggang nachgeht, wird Armut genug haben.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Wie zijn land bebouwt, krijgt genoeg te eten, maar wie met leeglopers optrekt, staat armoede te wachten.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Ο εργαζομενος την γην αυτου θελει χορτασθη αρτον ο δε ακολουθων τους ματαιοφρονας θελει εμπλησθη πτωχειας.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Който обработва земята си ще се насити с хляб, А който следва суетни неща ще го постигне* сиромашия.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Кто возделывает землю свою, тот будет насыщатьсяхлебом, а кто подражает праздным, тот насытится нищетою.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.עבד אדמתו ישבע לחם ומרדף רקים ישבע ריש׃
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.المشتغل بارضه يشبع خبزا وتابع البطّالين يشبع فقرا.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.耕 種 自 己 田 地 的 、 必 得 飽 食 . 追 隨 虛 浮 的 、 足 受 窮 乏
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.耕種 自己 田地 的 、 必得 飽食 . 追隨虛浮 的 、 足 受 窮乏
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.C'est tout ce qu'on pouvait faire ; on pouvait courir vraiment loin par une journée chaude.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Das ist alles, was wir konnten; wir konnten an einem heißen Tag wirklich weit laufen.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Dat was waar we goed in waren; we konden heel ver rennen op een hete dag.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Det var allt vi kunde göra; vi kunde springa riktigt långt under varma dagar.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Doar asta am putut face: am putut alerga chiar mult într-o zi călduroasă.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Đó là tất cả những gì chúng ta có thể làm; chúng ta có thể chạy khá xa trong một ngày nắng nóng.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Era tudo o que podíamos fazer, podíamos correr mesmo muito rápido num dia quente.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Eso es lo que podíamos hacer: correr mucho un día de calor.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.È tutto ciò che possiamo fare; riusciamo a correre molto lontano in un giorno caldo.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Ez minden, amire képesek voltunk; igazán messzire tudtunk futni egy forró napon.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Hanya itu yang bisa kita lakukan; kita bisa berlari sangat jauh di hari yang terik.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.그것은 모두 우리가 할 수 있는 것입니다. 우리는 무더운 날에 정말 멀리 달릴 수 있습니다.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.To je všechno, co jsme mohli; během horkého dne běhat daleko.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.To je všetko, čo sme mohli; počas horúceho dňa behať ďaleko.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Tylko to potrafiliśmy, biegać daleko w skwarze.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Μόνο αυτό μπορούσαμε να κάνουμε· μπορούσαμε να τρέξουμε πολύ μακριά σε μια καυτή μέρα.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Това е всичко, което сме могли да правим; могли сме да бягаме наистина много надалеч в горещ ден.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.Это всё, что мы могли сделать: мы могли бежать действительно далеко в жаркий день.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.זה כל מה שיכולנו לעשות. יכולנו לרוץ ממש רחוק ביום חם.
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.ان هذا كل ما يمكننا القيام به يمكننا ان نجري لمسافات طويلة جدا في الايام الحارة
Tüm yapabildiğimiz budur; sıcak bir günde gerçekten uzağa koşabiliriz.長距離走 これしか出来ません これが本当ならば 他の二つも真実のはずです
Üçüncü gizem şu: Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Misterio número tres: en la Universidad de Utah empezaron a estudiar los tiempos de algunos maratonianos.
Üçüncü gizem şu: Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Третья загадка вот в чем: ученые из университета штата Юта начали замерять финишное время участников марафона.
Uşağa, ‹‹Haydi koş, atacağım okları bul›› dedi. Uşak koşarken, Yonatan onun ötesine bir ok attı.아이에게 이르되 달려가서 나의 쏘는 살을 찾으라 하고 아이가 달려 갈 때에 요나단이 살을 그의 위로 지나치게 쏘니라
Uşağa, ‹‹Haydi koş, atacağım okları bul›› dedi. Uşak koşarken, Yonatan onun ötesine bir ok attı.ויאמר לנערו רץ מצא נא את החצים אשר אנכי מורה הנער רץ והוא ירה החצי להעברו׃
Uşağa, ‹‹Haydi koş, atacağım okları bul›› dedi. Uşak koşarken, Yonatan onun ötesine bir ok attı.وقال لغلامه اركض التقط السهام التي انا راميها وبينما الغلام راكض رمى السهم حتى جاوزه.
Uşağa, ‹‹Haydi koş, atacağım okları bul›› dedi. Uşak koşarken, Yonatan onun ötesine bir ok attı.約 拿 單 對 童 子 說 、 你 跑 去 、 把 我 所 射 的 箭 找 來 。 童 子 跑 去 、 約 拿 單 就 把 箭 射 在 童 子 前 頭
Uşağa, ‹‹Haydi koş, atacağım okları bul›› dedi. Uşak koşarken, Yonatan onun ötesine bir ok attı.約拿單對 童子 說 、 你 跑去 、 把 我 所 射 的 箭 找來 。 童子 跑去 、 約拿單 就 把 箭 射 在 童子 前頭
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.All'università dello Utah hanno iniziato a monitorare i tempi finali delle persone che corrono la maratona.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Az Utah-i Egyetemen elkezdték mérni a maratoni futók idejét.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Die Universität von Utah hat Gesamtzeiten von Marathon-Läufen gemessen und ausgewertet.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Di Universitas Utah, mereka mencatat lama waktu orang-orang yang berlari maraton.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.유타 대학에서, 마라톤을 뛰는 사람들의 완주 시간을 추적하기 시작했습니다.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.La Universitatea din Utah, au început să înregistreze timpii pentru cei care participau la maraton.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Na Universidade de Utah, começaram a registar os tempos de pessoas que correm a maratona.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Na Univerzitě v Utahu začali sledovat konečné časy lidí běžících maraton.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Na Univerzite v Utahu začali sledovať konečné časy ľudí bežiacich maratón.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Na Uniwersytecie w Utah śledzi się czasy ludzi biegających w maratonach.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Op de universiteit van Utah houden ze finishtijden bij van mensen die marathons lopen.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Ở trường Đại học Utah, họ bắt đầu bấm giờ cho những người tham gia chạy ma-ra-tông.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.På Utahs Universitet började de undersöka sluttider för maratonlöpare.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.В университета на Юта започнали да проследяват финалните времена на хората, бягащи маратона.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.באוניברסיטת יוטה התחילו לעקוב אחרי זמני הסיום של רצי מרתון.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.في جامعة يوتاه .. بدأوا يراقبون السباقات ويراقبون العدائين .. عدائي المارثون
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.推移を研究しています そしてこの研究で
Üzerinde çayırlarda koşan bir çocuk veya buna benzer bir şey.Are un copil care aleargă pe un câmp, sau ceva de genul ăsta.
Üzerinde çayırlarda koşan bir çocuk veya buna benzer bir şey.Cứ như một đứa trẻ chạy ngang qua cánh đồng vậy.
Üzerinde çayırlarda koşan bir çocuk veya buna benzer bir şey.Egy mezőn szaladgáló gyermek van rajta, vagy valami ilyesmi.
Üzerinde çayırlarda koşan bir çocuk veya buna benzer bir şey.Er staat altijd een kind op dat door een veld loopt, of iets gelijkaardigs.
Üzerinde çayırlarda koşan bir çocuk veya buna benzer bir şey. (Gülüşmeler)Це дитина, що проходить через поле, чи щось подобне (сміх)