Peki sahiden koşabilecek mi?O ancora più semplicemente, potrebbe mai correre?
Peki sahiden koşabilecek mi?¿Puede correr siquiera?
Peki sahiden koşabilecek mi?Și chiar poate să alerge?
Peki sahiden koşabilecek mi?Và thậm chí liệu anh ta có thể chạy được hay không?
Peki sahiden koşabilecek mi?И может ли он вообще бегать?
Peki sahiden koşabilecek mi?והאם הוא אפילו יכול לרוץ?
Peki sahiden koşabilecek mi?وهل يمكنه الركض حتى؟
Peki sahiden koşabilecek mi?巨大化しても大丈夫な 伸縮パンツを
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Běda těm, kteříž ráno vstávajíce, chodí po opilství, a trvají při tom do večera, až je víno i rozpaluje.
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Biada tym, którzy rano wstawając chodzą za pijaóstwem, a trwają na niem do wieczora, aż ich wino rozpali!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Celakalah kamu! Dari pagi sampai malam kerjamu hanya minum minuman keras dan bermabuk-mabuk
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Gorje jim, ki vstajajo rano zjutraj, da hodijo za pijačo opojno, ki sede pozno v noč, da jih vname vino!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!j azoknak, a kik jó reggelen részegítõ ital után futkosnak, [és] mulatnak estig, [és] bor hevíti õket:
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Khốn thay cho kẻ dậy sớm đặng tìm kiếm rượu, chầy đến ban đêm, phát nóng vì rượu!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Khốn thay cho kẻ dậy sớm đặng tìm_kiếm rượu , chầy đến ban_đêm , phát nóng vì rượu !
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!아침에 일찌기 일어나 독주를 따라가며 밤이 깊도록 머물러 포도주에 취하는 그들은 화 있을진저
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Ve dem, der årle jager efter Drik og ud på Natten blusser af Vin!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Voi niitä, jotka aamuvarhaisesta väkijuoman jäljessä juoksevat ja iltamyöhään viipyvät viinistä hehkuvina!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Горе тем, которые с раннего утра ищут сикеры и до позднего вечера разгорячают себя вином;
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!הוי משכימי בבקר שכר ירדפו מאחרי בנשף יין ידליקם׃
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!ويل للمبكرين صباحا يتبعون المسكر. للمتأخرين في العتمة تلهبهم الخمر.
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!禍 哉 、 那 些 清 早 起 來 、 追 求 濃 酒 、 留 連 到 夜 深 、 甚 至 因 酒 發 燒 的 人
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!禍哉 、 那些 清早 起 來 、 追求 濃酒 、 留連 到 夜深 、 甚至 因 酒 發燒 的 人
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.새벽 3시에 건물 밖으로 뛰쳐 나왔을 때, 전 뭔가에 홀려 멈춰섰어요.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Als ich um drei Uhr morgens aus dem Gebäude rannte, sah ich etwas, dass mich innehalten ließ.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Amikor hajnali háromkor kirohantam az épületből, valami olyat láttam, amitől földbe gyökerezett a lábam.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Când am fugit la trei dimineaţa din clădirea în care locuiam, am văzut ceva care m-a făcut să stau locului.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Cuando salí corriendo del edificio a las tres de la mañana, vi algo que me detuvo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Jak wybiegłam z budynku o trzeciej nad ranem, zobaczyłam coś, co zbiło mnie z tropu.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Když jsem ve tři ráno vyběhla z budovy, uviděla jsem něco, co mě zastavilo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Ketika saya berlari keluar dari rumah pada jam tiga pagi, Ada sesuatu yang membuat saya menghentikan langkah.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Khi chạy ra khỏi tòa nhà vào lúc ba giờ sáng, có một điều đã dừng chân tôi lại trên đường.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Lorsque j'ai couru hors du bâtiment à trois heures du matin, j'ai vu quelque chose qui m'a fait m'arrêter net.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.När jag sprang ut ur byggnaden klockan tre på morgonen, såg jag något som fick mig att tvärstanna.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Quando corri para fora do edifício, às três da manhã, vi uma coisa que me fez parar no caminho.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Quando scappai dal palazzo alle tre del mattino, vidi qualcosa che mi fece arrestare il passo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Toen ik uit het gebouw rende om drie uur 's ochtends zag ik iets dat mij onmiddellijk halt deed houden.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Όταν έτρεξα έξω από το κτίριο στις τρεις το πρωί, είδα κάτι που με έκανε να σταματήσω την πορεία μου.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Когато избягах от сградата в три часа сутринта видях нещо, кето ме спря в моя бяг.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Когда я выбежала из здания в три утра, мой путь кое-что преградило.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Коли я вибігла з будинку о третій ранку, я завмерла на місці.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.כאשר נמלטתי מהבנין בשלוש לפנות בוקר, ראיתי משהו שנטע אותי במקומי.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.عندما خرجت مسرعة من المبنى في الساعة الثالثة فجرا, استوقفني مشهد ما عن متابعة سيري.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.社会の外れ者には目もくれない 普段は不機嫌な
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.De plus les hommes pour la plupart ne s'en plaignent pas vraiment.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Gli uomini che vanno dietro solo alle belle donne sono un male.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Hanya pria jahat yang mengejar wanita cantik
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Hombres qué solo andan tras las mujeres bonitas están mal.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Hombres qué solo andan tras las mujeres bonitas están mal.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Mert akkor bűnöző minden férfi aki szép nőre hajt.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Mężczyźni, dla których liczy się tylko uroda są źli No więc...
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Những người đàn ông chỉ theo đuổi người phụ nữ đẹp toàn là người xấu.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.الرجال الذين يجرون فقط وراء النساء الجميلات سيئين
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.저는 여기서 완승을 했죠 1년 전 만해도 자갈 트랙에 나가서 50미터도 채 뛰지 못했었는데
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.50メートル走れなかったくらいだから もう圧倒されていたのね でも一方で、まだ負けたことはなかった
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.Było to dla mnie niesamowite. Rok wcześniej wysiadałam po przebiegnięciu 50 metrów.
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.Eu estou simplesmente atónita por um ano antes na pista de cascalho nem conseguir correr 50 metros.
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.ואני נדהמת מהעובדה שרק לפני שנה יצאתי למסלול חצץ ולא יכולתי לרוץ 50 מטר.
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.وانا مازلت لا اعي تماما ما يجري لانني قبل عام واحد كنت اجري على المضمار الحجري ولم استطع ان اكمل ال 50 مترا
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.De-abia te poţi mişca, iar ei aleargă în jur şi se distrează.