Ana içeriğe geç
Sözlük

koşa ile cümle

koşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dedi ki; " hayır, hayır, gerçekten, koşabilirsin.Και απάντησε, "Όχι, όχι, σοβαρά. Μπορείς.
Dedi ki; " hayır, hayır, gerçekten, koşabilirsin.А он сказал: "Нет, нет, правда. Ты можешь.
Dedi ki; " hayır, hayır, gerçekten, koşabilirsin.А той каза: "Не, не, наистина. Можеш.
Dedi ki; " hayır, hayır, gerçekten, koşabilirsin.והוא אמר, "לא, לא, באמת. את יכולה.
Dedi ki; " hayır, hayır, gerçekten, koşabilirsin.هو قال: لا انت حقا تستطيعين ذلك
Dedi ki; " hayır, hayır, gerçekten, koşabilirsin.うちの女子チームと走れる」と言ったの
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.Also pass auf: Wenn du einen Kilometer laufen kannst, warum läufst du kein Rennen?
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.Ascoltami, se sai correre un chilometro, corri una gara.
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş. Bak ne diyeceğim!それから、フルマラソンも走ろう。
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.Dengarkan, kalau kamu biasa berlari, Ikutlah lomba lari,
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.Écoute, si tu peux courir un kilomètre, Fais une course.
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.Figyelj, ha le tudsz futni egy kilométert, miért nem futsz le ötöt? Vagy tízet.
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.Jeżeli możesz pokonać kilometr, wystartuj w wyścigu.
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.자, 마일을 뛸 수 있다면, 당장 레이스에 나가 봐.
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.Poslyš, jestli dokážeš uběhnout jednu míli, uběhni závod.
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.Άκου, αν μπορείς να τρέξεις ένα χιλιόμετρο, τρέξε σε έναν αγώνα.
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.Слушай, если ты можешь пробежать километр - пробеги десять.
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.הקשיבי, אם את יכולה לרוץ קילומטר, השתתפי במרוץ.
Dinle, bir kilometre koşabiliyorsan, bir yarış da koş.إذا كنت تستطيع أن تركض ميلاً، اركض في سباق.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.A ki követi az igazságot és az irgalmasságot, nyer életet, igazságot és tisztességet.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Aquele que segue a justiça e a bondade achará a vida, a justiça e a honra.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Celui qui poursuit la justice et la bonté Trouve la vie, la justice et la gloire.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Chi segue la giustizia e la misericordia troverà vita e gloria
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Cine urmăreşte neprihănirea şi bunătatea, găseşte viaţă, neprihănire şi slavă. -
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Den, der higer efter Retfærd og Godhed vinder sig Liv og Ære.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Den som far efter rättfärdighet och godhet, han finner liv, rättfärdighet och ära.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Den som jager efter rettferdighet og miskunnhet, han skal finne liv, rettferdighet og ære.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.El que sigue la justicia y la bondad hallará vida, justicia y honra
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Joka vanhurskauteen ja laupeuteen pyrkii, se löytää elämän, vanhurskauden ja kunnian.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Kdor teži za pravičnostjo in dobrotljivostjo, doseže življenje, pravičnost in čast.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Kdo snažně následuje spravedlnosti a milosrdenství, nalézá život, spravedlnost i slávu.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.의와 인자를 따라 구하는 자는 생명과 의와 영광을 얻느니라
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Kto naśladuje sprawiedliwości i miłosierdzia, znajduje żywot, sprawiedliwość i sławę.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Người nào tìm cầu sự công bình và sự nhơn từ sẽ tìm được sự sống, sự công bình, và tôn trọng.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Người nào tìm cầu sự công_bình và sự nhơn từ sẽ tìm được sự sống , sự công_bình , và tôn_trọng .
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Ten, kto sa ženie za spravedlivosťou a za milosrdenstvom, najde život, spravedlivosť a slávu.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Wer der Gerechtigkeit und Güte nachjagt, der findet Leben, Gerechtigkeit und Ehre.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Ο θηρευων δικαιοσυνην και ελεος θελει ευρει ζωην, δικαιοσυνην και δοξαν.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Който следва правда и милост, Намира живот, правда и милост,
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.Соблюдающий правду и милость найдет жизнь, правду и славу.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.רדף צדקה וחסד ימצא חיים צדקה וכבוד׃
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.التابع العدل والرحمة يجد حياة حظا وكرامة.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.追 求 公 義 仁 慈 的 、 就 尋 得 生 命 、 公 義 、 和 尊 榮
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.追求 公義 仁慈 的 、 就 尋 得 生命 、 公義 、 和 尊榮
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.Chúng tự bóc ngón chân khỏi bề mặt đang trèo, với tốc độ lớn, khi chúng chạy lên tường.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.De skræller faktisk deres tæer væk fra overfladen i et højt tempo, når de løber op af væggen.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.Ei de fapt îşi decojesc degetele de pe suprafaţă, la viteze mari, pe măsură ce aleargă pe zid în sus.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.En fait, il décolle ses doigts de la surface, à grande vitesse, en courant sur le mur.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.Gdy wbiega po ścianie, błyskawicznie odlepia palce. błyskawicznie odlepia palce.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.매우 빠른 속도로 발가락을 떼어냅니다.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.Sie rollen ihre Zehen mit großer Geschwindigkeit von der Oberfläche weg, während sie die Wand hinauflaufen.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.Solleva le dita delle zampe dalla superficie, molto velocemente, mano mano che si arrampica sul muro.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.Ze pellen hun tenen van het oppervlak af, zeer snel, terwijl ze de muur oprennen.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.Те всъщност отлепват пръстите си от повърхността, с голяма скорост, докато тичат нагоре по стената.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.מהמשטח בקצבים גבוהים, כאשר הן רצות במעלה הקיר.
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.من السطح، بسرعة عالية بينما يركضون إلى أعلى الحائط
Duvardan yukarı ızlıca koşarken, çok büyük bir hızla parmaklarını duvardan adeta soyar gibi ayırıyorlar.剥がして壁を駆け登ります と言うことでですね 今日は皆さんに
Eğer büyük bir adamı koşarken görürseniz, derler ki, onun büyük bir momentumu var.Jeżeli widzisz dużego mężczyznę, biegnącego naprawdę szybko, powiedzą, że ma on "wiele" pędu.
Eğer büyük bir adamı koşarken görürseniz, derler ki, onun büyük bir momentumu var.Když lidé uvidí velkého chlapa běžet hodně rychle, řeknou, že má velkou hybnost.
Eğer büyük bir adamı koşarken görürseniz, derler ki, onun büyük bir momentumu var.덩치 큰 사람이 빠르게 뛰어가면 그 사람의 운동량은 크다고 할 수 있지요
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod