Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Un matin, elle court vers eux sur la plage et en disant " Maman, Papa, il faut partir de la plage "
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Ze rent op een ochtend naar hen toe op het strand en zegt: "Mam, pap, we moeten weg van het strand."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Έτρεξε ένα πρωί στην παραλία και τους είπε, "Μαμά, μπαμπά, πρέπει να φύγουμε από την παραλία".
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Една сутрин, на плажа, тя изтича до тях и каза: "Мамо, татко, трябва да се махнем от плажа."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Она подбегает к ним на пляже однажды утром, и говорит: "Мама, папа, нам надо уходить с пляжа".
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."היא רצה אליהם על החוף בוקר אחד ואומרת, "אמא, אבא, אנחנו צריכים להסתלק מהחוף."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."ركضت إليهم على الشاطئ صباح أحد الأيام ولتقول: "أمي، وأبي، يجب أن نغادر الشاطئ."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."「ママ パパ ビーチから出よう」 と言いました 両親が「どうして? 着いたばかりじゃない」と言うと
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Det fanns ingenting där!" Sade Cuss, hans röst att köra upp i ett skrik på
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Ei ollut mitään siellä!" Sanoi kirota, hänen äänensä käynnissä ylös kiljua at
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Er was niet er iets," zei Cuss, zijn stem rennen in een schreeuw in de
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Es war nichts da!", Sagte Cuss, seine Stimme läuft bis zu einem Schrei auf der
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Il n'y avait rien là!", A déclaré Cuss, sa voix en courant dans un hurlement à la
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Không có bất cứ điều gì có!" Người, giọng nói của mình thành một tiếng thét ở
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."아무것도 없었어!"악한 그의 목소리가에서 비명에까지 실행했다
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Não havia nada lá!", Disse Cuss, sua voz subindo em um grito no
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Nebolo tam nič," povedal nadávať, jeho hlas beží až do škrek na
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Nebylo tam nic," řekl nadávat, jeho hlas běží až do skřek na
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Nem volt semmi ott!" Mondta szitok, a hangja fut fel egy sikoly a
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Nie było nic tam!" Powiedział Cuss, jego głos podbiegł do krzykiem na
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."No había nada allí!", Dijo Cuss, su voz corriendo en un grito en el
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Non c'era niente lì!", Ha detto Cuss, la sua voce correndo in un grido al
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Nu a fost nimic acolo!", A spus înjurătură, vocea lui de funcţionare de până într-un strigăt la
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Tam ni bilo ničesar tam!" Je dejal CUSS, njegov glas teče gor v Krik na
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Tidak ada apa pun di sana!" Kata makian, suaranya berlari ke dalam jeritan di
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Δεν υπήρχε τίποτα εκεί!", Δήλωσε ο cuss, η φωνή του ανεβαίνει σε μια διαπεραστική κραυγή στο
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Існував нічого немає!", Сказав хлопець, його голос підбігаючи в крик на
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Не е нищо!", Каза проклятие, гласът му да работи в писък
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."Существовал ничего нет!", Сказал парень, его голос подбегая в крик на
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."لم يكن هناك أي شيء هناك!" لعنة وقال وصوته تشغيل تصل الى زعق في
"Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi."そこに。"
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Chúng tôi tin đây sẽ là lần đầu tiên robot hình người ở Mỹ.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Credem cu putere că va fi primul robot umanoid alergător din Statele Unite.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Crediamo davvero che questo sarà il primo vero corridore robot umanoide negli Stati Uniti.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Estamos convencidos de que será el primer robot corredor humanoide de los Estados Unidos.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Igazán hisszük, hogy ez lesz az első futó humanoid robot az Államokban.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.저희는 이 로봇을 미국 최초로
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Naozaj veríme, že toto bude úplne prvý bežiaci humanoidný robot v USA.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Nous croyons vraiment qu'il s'agira du premier robot humanoïde capable de courir des États-Unis.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz. O yüzden, bekleyin.We geloven echt dat dit de eerste lopende humanoïde robot gaat zijn in de Verenigde Staten.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Plně věříme, že bude úplně prvním běhajícím humanoidním robotem ve Spojených státech.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Wierzymy, że będzie to pierwszy biegający humanoid w USA.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Wir glauben tatsächlich, dass dies der erste laufende humanoide Roboter in den US sein wird.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Πιστεύουμε βαθιά ότι αυτό θα είναι το πρώτο ανθρωποειδούς ρομπότ που τρέχει στις ΗΠΑ.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Истински вярваме, че това ще бъде първият тичащ хуманоиден робот в Съединените щати.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.Мы в самом деле верим, что это будет самый первый бегающий робот-гуманоид в Соединенных Штатах.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.אנו באמת מאמינים שזה יהיה הרובוט דמוי-האדם הראשון בארצות הברית
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.ونحن نعتقد أنه سيكون الرجل الآلي الأول الذي يمكنه الجري
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.走れるロボットにしたいと思っていますので ご期待ください
Bizim koşu takımıyla koşabilirsin."Cô có thể chạy với đội nữ. "
Bizim koşu takımıyla koşabilirsin."Du kannst in unserem Frauenteam mitlaufen."
Bizim koşu takımıyla koşabilirsin."Du kan springa med vårt damlag."
Bizim koşu takımıyla koşabilirsin."Futhatsz a női csapatunkkal.
Bizim koşu takımıyla koşabilirsin."Je kunt met ons vrouwen hardloopteam meedoen."
Bizim koşu takımıyla koşabilirsin."넌 우리 여자 선수들과 한팀에서 같이 뛸 수 있단다"
Bizim koşu takımıyla koşabilirsin."Môžeš bežať v našom atletickom tíme žien."
Bizim koşu takımıyla koşabilirsin."Możesz wejść do reprezentacji."
Bizim koşu takımıyla koşabilirsin."Můžeš začít běhat s naším ženským týmem."
Bizim koşu takımıyla koşabilirsin."Podes correr na nossa equipa de corrida feminina."
Bizim koşu takımıyla koşabilirsin."Poţi alerga cu echipa noastră feminină de alergare."