bir gün sekreterim koşarak içeri geldi ve dedi ki:"George inanmayacaksın ama biri caine'in Pasajında oynuyor.Jednoho dne přiběhla moje sekretářka do kanceláře, Georgi, tomu nikdy neuvěříš. Někdo hraje v Cainově herně.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.제 친구 몇몇과 저는 111일만에 사하라 사막 횡단을 마쳤습니다.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.2 người bạn thân của tôi và tôi đã hoàn thành 111 ngày chạy xuyên qua sa mạc Sahara.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Een paar vrienden en ik hadden net een 111 dagen marathon gedaan door de hele Sahara woestijn.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Ein paar meiner Freunde und ich hatten einen 111 Tage Lauf durch die gesamte Wüste Sahara absolviert.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Eu e dois amigos meus tínhamos acabado uma corrida de 111 dias através do deserto do Saara.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Insieme a un paio di amici avevo finito una corsa di 111 giorni attraversando tutto il Sahara.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Já a pár kamarádů jsme zrovna dokončili 111 denní běh napříč Saharou.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Két barátom és én befejeztünk egy 111 napos futást az egész Szaharán keresztül.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Quelques amis et moi avions fini une course de 111 jours à travers tout le Sahara.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Razem z kilkoma kumplami ukończyliśmy trwający 111 dni bieg przez całą Saharę.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Saya dan beberapa teman baru saja menyelesaikan lari melintasi seluruh Gurun Sahara selama 111 hari.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Un par de amigos y yo habíamos terminado un maratón de 111 días a traves de todo el desierto del Sáhara.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Μερικά φιλαράκια και εγώ, ήρθαμε πίσω απο ένα τρέξιμο 111 ημερών στην έρημο της Σαχάρας.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Аз и няколко мои приятели, тъкмо бяхме приключили 111 дневен маратон по продължението на пустинята Сахара.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Кілька моїх друзів і я завершили 111-денний пробіг через пустелю Сахару.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.Пара моих приятелей и я завершили 111-дневный марафон через всю пустыню Сахара.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.כמה מחברי ואני סיימנו ריצה של 111 יום דרך מדבר סהרה.
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.انا و صديقين لي كنا قد انهينا جولة من الركض لمدة 111 يوم عبر صحراء "سهارا" في افريقيا
Birkaç arkadaşım ve ben, 111 günde koşarak tüm Sahara çölünü geçtik.ちょうど111日間の全サハラ砂漠横断走破を終えた直後でした 我々は、そこにいる間に、重大な
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)... 1km를 4분 30초 만에 주파합니다 ... )
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)... anh ta có thể chạy 1 cây số trong vòng 4 phút 30 giây...)
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...) Bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşmak....él puede correr 1 km en 4 minutos y 30 segundos...) 1 km en 4 minutos y 30 segundos.
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)...dia bisa tempuh satu kilometer dalam empat setengah menit...)
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)... er kann einen Kilometer in vier Minuten und 30 Sekunden laufen...)
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)Hij kan binnen vier en een halve minuut een kilometer rennen.)
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)... il peut courir un kilomètre en quatre minutes et 30 secondes ...)
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)może przebiec kilometr w cztery minuty i 30 sekund...)
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)... může běžet kilometr za 4,5 minuty ...)
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)... poate alerga un kilometru în patru minute și 30 de secunde ...)
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)... può correre un chilometro in quattro minuti e 30 secondi ...)
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)...он пробегает километр за 4 минуты и 30 секунд...)
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)...той може да пробяга километър за 4 минути и половина...)
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)... הוא יכול לרוץ קילומטר בארבע דקות ושלושים שניות ...
... bir kilometreyi dört dakika 30 saniyede koşabiliyor ...)...يمكنه ان يجري مسافه كيلومتر في أربعه دقائق ونصف فقط ...)
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Als je achter een meisje aanrent, zal ze je niet mogen.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Dacă vânezi o fată, nu te va plăcea.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Jika Anda mengejar wanita, wanita itu tidak akan menyukai Anda.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.여자를 졸졸 따라다닌다면, 그 여자는 당신을 좋아하지 않겠지만,
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Nếu bạn theo đuổi một cô gái, cô ta sẽ không thích bạn.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Pokud budete holku uhánět, nebude vás mít ráda.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Se dai la caccia ad una ragazza, quella ragazza non ti vorrà.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Si persigues a una chica, a ella no le gustarás.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Si tu poursuis une fille, la fille ne t'aimera pas.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Uganiając się za dziewczyną, zniechęcasz ją.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Wenn du einem Mädchen hinterherrennst, wird dich das Mädchen nicht mögen.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Αν κυνηγάς ένα κορίτσι, αυτό δεν θα σε συμπαθήσει.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Если ты бегаешь за девушкой, ты ей не будешь нравиться.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.אם תרדוף אחרי בחורה, הבחורה לא תחבב אותך.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.اذا قمت بملاحقة فتاة فانها لن ترغب فيك
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.正しいことをすれば 女性の方が追いかけてくるのです
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Ella fue corriendo hacia ellos en la playa una mañana y les dijo: "Mamá, papá, tenemos que irnos de la playa".
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."En morgen på stranden løber hun op til dem og siger, "Mor, far, vi skal væk fra stranden."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Fuge la ei pe plajă într-o dimineață și le spune: "Mama, tata, trebuie să plecăm de pe plajă."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Jedno dopoledne k nim přiběhla a povídá: "Mami, tati, musíme z pláže pryč."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."어느 날 아침 부모에게 달려와서는 "엄마, 아빠, 해변에서 빨리 떠나야 해요."라고 말했죠.
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Một buổi sáng nọ, em đã chạy ào đến nói với bố mẹ: "Bố, mẹ, chúng ta phải đi khỏi bãi biển ngay".
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Pewnego ranka przybiegła do rodziców mówiąc: "Musimy zejść z plaży".
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Uma manhã, ela corre para eles na praia e diz: " Mãe, Pai, temos que sair da praia."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Una mattina corre verso di loro, sulla spiaggia, e dice, "Mamma, papà, dobbiamo andarcene."