koşa koşa ile cümle
koşa koşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar.Kami memanggilnya Hound kerana dia suka wanita.
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar.Le pusimos "hound", "sabueso", por lujurioso.
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar.- Lo chiamano cosė perché č arrapato.
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar. Onu, New Orleans'taki barlardan birinde bulabilirsiniz.Den nennen wir nur so, weil er immer...so scharf ist. in New Orleans.
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar. Onu, New Orleans'taki barlardan birinde bulabilirsiniz.- Eller "Hound"...Altid brunstig. <i>Finkæm alle barer i New Orleans.</i>
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar. Onu, New Orleans'taki barlardan birinde bulabilirsiniz.Hound, bo to pies na baby. <i>Przeszukaj wszystkie bary w Nowym Orleanie.</i>
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar. Onu, New Orleans'taki barlardan birinde bulabilirsiniz..אני קובע את שעות העבודה שלי .אף-אחד לא יורה עלי ברגל
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar.Rockhound arról híres, hogy folyton kanos.
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar.- Tako ga kličemo, ker je pohoten.
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar.Τον λέμε "Λαγωνικό" γιατί κυνηγάει γυναίκες.
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar.Наричаме го така, защото все гони жените.
- Ona "Tazı" deriz, çünkü hep kız peşinde koşar.Наричаме го така, защото все гони жените.
Önce Çavuş Yurek koşacak.El sargento Yurek va a correr primero.
Önce Çavuş Yurek koşacak. Karşıya geçince dönecek ve sen koşarken seni koruyacak.Юрек ше тръгне първи!Когато той премине през улицата, той ще се обърне и ще те прикрива, когато бягаш.
Önce Çavuş Yurek koşacak.O Sargento Yurek vai primeiro.
Önce Çavuş Yurek koşacak.Shawn, poslušaj!
Önce Çavuş Yurek koşacak.York pobeží první!
Önce Çavuş Yurek koşacak.Yurek se va duce primul.
Önce Çavuş Yurek koşacak.Ο λοχίας Γιούρεκ θα τρέξει πρώτος.
Önce Çavuş Yurek koşacak.محمد فرح عديد . .
Peki sahiden koşabilecek mi?Ali sploh lahko teče?
Peki sahiden koşabilecek mi?Et peut-il même courir ?
Peki sahiden koşabilecek mi? Genişlemeye dayanacak kadar esnek bir külot nasıl bulacağını sormuyorum bile.E nem sequer pergunto onde é que ele encontra calças suficientemente flexíveis para aguentar a expansão.
Peki sahiden koşabilecek mi?Kann er überhaupt rennen?
Peki sahiden koşabilecek mi?게다가 그는 뛸 수나 있을까요?
Peki sahiden koşabilecek mi?O ancora più semplicemente, potrebbe mai correre?
Peki sahiden koşabilecek mi?¿Puede correr siquiera?
Peki sahiden koşabilecek mi?Și chiar poate să alerge?
Peki sahiden koşabilecek mi?Và thậm chí liệu anh ta có thể chạy được hay không?
Peki sahiden koşabilecek mi?И может ли он вообще бегать?
Peki sahiden koşabilecek mi?והאם הוא אפילו יכול לרוץ?
Peki sahiden koşabilecek mi?وهل يمكنه الركض حتى؟
Peki sahiden koşabilecek mi?巨大化しても大丈夫な 伸縮パンツを
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Běda těm, kteříž ráno vstávajíce, chodí po opilství, a trvají při tom do večera, až je víno i rozpaluje.
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Biada tym, którzy rano wstawając chodzą za pijaóstwem, a trwają na niem do wieczora, aż ich wino rozpali!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Celakalah kamu! Dari pagi sampai malam kerjamu hanya minum minuman keras dan bermabuk-mabuk
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Gorje jim, ki vstajajo rano zjutraj, da hodijo za pijačo opojno, ki sede pozno v noč, da jih vname vino!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!j azoknak, a kik jó reggelen részegítõ ital után futkosnak, [és] mulatnak estig, [és] bor hevíti õket:
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Khốn thay cho kẻ dậy sớm đặng tìm kiếm rượu, chầy đến ban đêm, phát nóng vì rượu!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Khốn thay cho kẻ dậy sớm đặng tìm_kiếm rượu , chầy đến ban_đêm , phát nóng vì rượu !
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!아침에 일찌기 일어나 독주를 따라가며 밤이 깊도록 머물러 포도주에 취하는 그들은 화 있을진저
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Ve dem, der årle jager efter Drik og ud på Natten blusser af Vin!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Voi niitä, jotka aamuvarhaisesta väkijuoman jäljessä juoksevat ja iltamyöhään viipyvät viinistä hehkuvina!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Горе тем, которые с раннего утра ищут сикеры и до позднего вечера разгорячают себя вином;
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!הוי משכימי בבקר שכר ירדפו מאחרי בנשף יין ידליקם׃
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!ويل للمبكرين صباحا يتبعون المسكر. للمتأخرين في العتمة تلهبهم الخمر.
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!禍 哉 、 那 些 清 早 起 來 、 追 求 濃 酒 、 留 連 到 夜 深 、 甚 至 因 酒 發 燒 的 人
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!禍哉 、 那些 清早 起 來 、 追求 濃酒 、 留連 到 夜深 、 甚至 因 酒 發燒 的 人
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.새벽 3시에 건물 밖으로 뛰쳐 나왔을 때, 전 뭔가에 홀려 멈춰섰어요.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Als ich um drei Uhr morgens aus dem Gebäude rannte, sah ich etwas, dass mich innehalten ließ.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Amikor hajnali háromkor kirohantam az épületből, valami olyat láttam, amitől földbe gyökerezett a lábam.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Când am fugit la trei dimineaţa din clădirea în care locuiam, am văzut ceva care m-a făcut să stau locului.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Cuando salí corriendo del edificio a las tres de la mañana, vi algo que me detuvo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Jak wybiegłam z budynku o trzeciej nad ranem, zobaczyłam coś, co zbiło mnie z tropu.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Když jsem ve tři ráno vyběhla z budovy, uviděla jsem něco, co mě zastavilo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Ketika saya berlari keluar dari rumah pada jam tiga pagi, Ada sesuatu yang membuat saya menghentikan langkah.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Khi chạy ra khỏi tòa nhà vào lúc ba giờ sáng, có một điều đã dừng chân tôi lại trên đường.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Lorsque j'ai couru hors du bâtiment à trois heures du matin, j'ai vu quelque chose qui m'a fait m'arrêter net.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.När jag sprang ut ur byggnaden klockan tre på morgonen, såg jag något som fick mig att tvärstanna.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Quando corri para fora do edifício, às três da manhã, vi uma coisa que me fez parar no caminho.