koşa koşa ile cümle
koşa koşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Quando scappai dal palazzo alle tre del mattino, vidi qualcosa che mi fece arrestare il passo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Toen ik uit het gebouw rende om drie uur 's ochtends zag ik iets dat mij onmiddellijk halt deed houden.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Όταν έτρεξα έξω από το κτίριο στις τρεις το πρωί, είδα κάτι που με έκανε να σταματήσω την πορεία μου.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Когато избягах от сградата в три часа сутринта видях нещо, кето ме спря в моя бяг.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Когда я выбежала из здания в три утра, мой путь кое-что преградило.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Коли я вибігла з будинку о третій ранку, я завмерла на місці.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.כאשר נמלטתי מהבנין בשלוש לפנות בוקר, ראיתי משהו שנטע אותי במקומי.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.عندما خرجت مسرعة من المبنى في الساعة الثالثة فجرا, استوقفني مشهد ما عن متابعة سيري.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.社会の外れ者には目もくれない 普段は不機嫌な
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.De plus les hommes pour la plupart ne s'en plaignent pas vraiment.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Gli uomini che vanno dietro solo alle belle donne sono un male.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Hanya pria jahat yang mengejar wanita cantik
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Hombres qué solo andan tras las mujeres bonitas están mal.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Hombres qué solo andan tras las mujeres bonitas están mal.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Mert akkor bűnöző minden férfi aki szép nőre hajt.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Mężczyźni, dla których liczy się tylko uroda są źli No więc...
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.Những người đàn ông chỉ theo đuổi người phụ nữ đẹp toàn là người xấu.
Sadece güzel kadınların peşinde koşan erkekler kötü.الرجال الذين يجرون فقط وراء النساء الجميلات سيئين
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.저는 여기서 완승을 했죠 1년 전 만해도 자갈 트랙에 나가서 50미터도 채 뛰지 못했었는데
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.50メートル走れなかったくらいだから もう圧倒されていたのね でも一方で、まだ負けたことはなかった
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.Było to dla mnie niesamowite. Rok wcześniej wysiadałam po przebiegnięciu 50 metrów.
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.Eu estou simplesmente atónita por um ano antes na pista de cascalho nem conseguir correr 50 metros.
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.ואני נדהמת מהעובדה שרק לפני שנה יצאתי למסלול חצץ ולא יכולתי לרוץ 50 מטר.
Şaşkınlık içindeydim, bilirsiniz, sadece bir yıl önce toprak piste çıkmıştım, ve 50 metre koşamamıştım.وانا مازلت لا اعي تماما ما يجري لانني قبل عام واحد كنت اجري على المضمار الحجري ولم استطع ان اكمل ال 50 مترا
Sen bunu hep yapıyorsun! Kosaku'ya parasal kaygılarını anlattın, ama bana tek kelime bile etmedin!Denerwuje mnie to.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.De-abia te poţi mişca, iar ei aleargă în jur şi se distrează.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.Gdy ty ledwo możesz się ruszyć, oni biegają i bawią się, jak chcą.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.거의 움직일수조차 없을때, 온갖 놀거리를 가지고 사람들이 달려오죠.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.Mentre tu non riesci quasi a muoverti, gli altri vanno in giro a divertirsi.♫
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.Míg mások vidáman élik életük, te alig bírsz megmoccanni.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.Quand vous pouvez difficilement marcher, ils courent autour de vous en s'amusant de toutes les manieres.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.Terwijl jij je nauwelijks kunt bewegen, amuseren zij zich te pletter.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.Trong khi anh hầu như không cử động, họ vui chơi chốn quanh.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.Wenn du dich kaum bewegen kannst, rennen sie herum und haben Spaß.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.Когато едва се движиш, а те тичат наоколо и се забавляват.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.Пока ты едва можешь шевелиться, все бегают вокруг и веселятся как могут.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.בזמן שאתה בקושי יכול לזוז, הם מתרוצצים ונהנים.
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.فبينما يكاد يكون الحراك مستحيلاً .. يكونون يجرون ويدورن حولك ملئين بالفرح
Sen hareket bile edemezken, onlar etrafta eğlence peşinde koşar.悲しみの底に沈んでいる方が いいこともある
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan AsahelByli tu také tři synové Sarvie: Joáb, Abizai a Azael. Azael pak byl čerstvý na nohy své jako srna v poli.
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan AsahelDer var Serujas tre sønner med: Joab og Abisai og Asael. Asael var lett på foten som et rådyr på marken.
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan AsahelI byli też tam trzej synowie Sarwii: Joab, Abisaj, i Asael; ale Asael był prędkich nóg, jako dzika koza.
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan AsahelJa siellä oli kolme Serujan poikaa: Jooab, Abisai ja Asael. Ja Asael oli nopeajalkainen kuin gaselli kedolla.
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan AsahelKetiga orang anak Zeruya ada di situ, yaitu Yoab, Abisai dan Asael. Asael larinya cepat seperti kijang
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan Asahel그 곳에 스루야의 세 아들 요압과 아비새와 아사헬이 있었는데 아사헬의 발은 들노루같이 빠르더라
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan AsahelИ были там три сына Саруи: Иоав, и Авесса, и Асаил. Асаил же был легок на ноги, как серна в поле.
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan AsahelИ там бяха тримата Саруини синове: Иоав, Ависея и Асаил; а Асаил бе лек в нозете като полска сърна.
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan Asahelויהיו שם שלשה בני צרויה יואב ואבישי ועשהאל ועשהאל קל ברגליו כאחד הצבים אשר בשדה׃
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan Asahelوكان هناك بنو صروية الثلاثة يوآب وابيشاي وعسائيل. وكان عسائيل خفيف الرجلين كظبي البر.
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan Asahel在 那 裡 有 洗 魯 雅 的 三 個 兒 子 、 約 押 、 亞 比 篩 、 亞 撒 黑 . 亞 撒 黑 腳 快 如 野 鹿 一 般
Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan Asahel在 那 裡 有 洗魯雅 的 三個兒子 、 約押 、 亞比篩 、 亞撒黑 . 亞撒 黑腳 快 如 野鹿 一般
Shawn, dinle! Önce Çavuş Yurek koşacak..שון, תקשיב .סמל יורק ירוץ ראשון
Şiir geldiği zamanlarda ne yapacağını bilirmiş: kendi ifadesiyle, "deli dana gibi koşarmış".Bà biết là khi đó chỉ có 1 việc duy nhất để làm thôi, và đó chính là, theo lời bà, "chạy như chết."
Şiir geldiği zamanlarda ne yapacağını bilirmiş: kendi ifadesiyle, "deli dana gibi koşarmış".Ela sabia que só tinha uma coisa a fazer nessa altura, e isso era, nas suas palavras, "correr como tudo".
Şiir geldiği zamanlarda ne yapacağını bilirmiş: kendi ifadesiyle, "deli dana gibi koşarmış".Elle savait qu'il ne lui restait qu'une chose à faire, selon ses propres termes "courir comme une folle".
Şiir geldiği zamanlarda ne yapacağını bilirmiş: kendi ifadesiyle, "deli dana gibi koşarmış".Hän tiesi, että siinä vaiheessa oli vain yksi asia tehtävissä, ja se oli, hänen sanoin, "juosta kuin hullu".
Şiir geldiği zamanlarda ne yapacağını bilirmiş: kendi ifadesiyle, "deli dana gibi koşarmış".Hanya ada satu hal yang dapat dilakukannya saat itu, yaitu, "berlari seperti dikejar setan."
Şiir geldiği zamanlarda ne yapacağını bilirmiş: kendi ifadesiyle, "deli dana gibi koşarmış".Hon visste att det var bara en sak att göra- -att springa som bara den.
Şiir geldiği zamanlarda ne yapacağını bilirmiş: kendi ifadesiyle, "deli dana gibi koşarmış".In acel moment stia ca are un singur lucru de facut, si anume, citez, "sa alerge ca apucata".
Şiir geldiği zamanlarda ne yapacağını bilirmiş: kendi ifadesiyle, "deli dana gibi koşarmış".그러면 그녀는 그순간 하던 일을 모두 떨구고 그녀의 말마따나 죽자고 뛰어서