Bu kocan mı?- Лили!
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.Aceştia sunt ştiuleţi de porumb transformaţi în mangal.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.Das sind zu Kohle gewordene Maiskolben.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.Đây chính là lõi ngô đã được chuyển thành than.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.Des épis de maïs transformés en charbon.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.Estas son mazorcas de maíz convertidas a carbón.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.Ini adalah tongkol jagung yang diubah menjadi arang.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.São maçarocas de milho transformadas em carvão.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.Są to kolby kukurydzy zamienione w węgiel.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.Sono pannocchie trasformate in carbone.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.Царевични кочани, превърнати във въглища.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.Це - кукурудзяний качан, перетворений на вугілля.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.Это уголь, изготовленный из кукурузных початков.
Bu mısır koçanlarının kömüre dönüştürülmesidir.היופי בכך הוא שאין צורך ליצור לבנות פחם.
Bunlara miselyum katarak mısır koçanlarını aşıladım.Ik voeg de mycelia toe, en dan doordrenk ik de maïskolven.
Bunlara miselyum katarak mısır koçanlarını aşıladım.Jag tillsätter mycel till det och inokulerar majskolvarna.
Bunlara miselyum katarak mısır koçanlarını aşıladım.J'y ajoute du mycelium, et ensuite j'inocule les épis de maïs.
Bunlara miselyum katarak mısır koçanlarını aşıladım.여기에 균사체를 투입하고, 옥수수대에 주사를 했습니다.
Bunlara miselyum katarak mısır koçanlarını aşıladım.K tomu já přidám podhoubí a naočkuji kukuřičné klasy.
Bunlara miselyum katarak mısır koçanlarını aşıladım.Le agregué micelio y luego inoculé las mazorcas de maíz.
Bunlara miselyum katarak mısır koçanlarını aşıladım.- micéliumot adok hozzá, és utána beoltom a kukoricacsutkát.
Bunlara miselyum katarak mısır koçanlarını aşıladım.Så tilføjer jeg mycelium og poder majskolberne.
Bunlara miselyum katarak mısır koçanlarını aşıladım.אני מוסיף תפטיר, ומחדיר אותו אל קלחי התירס.
Bunlara miselyum katarak mısır koçanlarını aşıladım.أضيف إليها الميسيلوم، ثم أقوم بتطعيم ذكر الذرة
Bunlara miselyum katarak mısır koçanlarını aşıladım.すると たった3つの穂軸から
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Bo zawisna miłość jest zapalczywością męża, a nie sfolguje w dzień pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Căci gelozia înfurie pe un bărbat, şi n'are milă în ziua răzbunării;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Car la jalousie met un homme en fureur, Et il est sans pitié au jour de la vengeance;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Denn der Grimm des Mannes eifert, und schont nicht zur Zeit der Rache
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.For nidkjær er mannens vrede, og han sparer ikke på hevnens dag;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Jaloezie is een vuurgloed in een man en overspel wordt niet vergeven, wel gewroken.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.그 남편이 투기함으로 분노하여 원수를 갚는 날에 용서하지 아니하고
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Lebo žiarlivosť je zúrivý hnev muža, ani sa nezľutuje v deň pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Mert a féltékenység a férfiú haragja, és nem cselekszik kegyelmességgel a bosszúállásnak napján.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Nebo zůřivý jest hněv muže, a neodpouštíť v den pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.poiché la gelosia accende lo sdegno del marito, che non avrà pietà nel giorno della vendetta
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.porque los celos del hombre son su furor, y él no perdonará en el día de la venganza
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.porque o ciúme enfurece ao marido, que de maneira nenhuma poupará no dia da vingança.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Sillä luulevaisuus nostaa miehen vihan, ja säälimätön on hän koston päivänä.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Thi Skinsyge vækker Mandens Vrede, han skåner ikke på Hævnens Dag;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Ty svartsjuk är mannens vrede, och han skonar icke på hämndens dag;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Vì sự ghen ghét là điều giận dữ của người nam, Trong ngày báo thù, người không dung thứ;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Vì sự ghen_ghét là điều giận_dữ của người nam , Trong ngày báo_thù , người không dung_thứ ;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Διοτι η ζηλοτυπια ειναι μανια του ανδρος, και δεν θελει δειξει ελεος εις την ημεραν της εκδικησεως.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Защото ревнуването на мъжа е една ярост; И той няма да пожали в деня на възмездието;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.потому что ревность – ярость мужа, и не пощадит он в день мщения,
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.כי קנאה חמת גבר ולא יחמול ביום נקם׃
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.لان الغيرة هي حمية الرجل فلا يشفق في يوم الانتقام.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.因 為 人 的 嫉 恨 、 成 了 烈 怒 . 報 仇 的 時 候 、 決 不 留 情
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.因 為人 的 嫉恨 、 成了 烈怒.報仇 的 時候 、 決 不 留情
Eve gidin kocanıza sorun -- neye ihtiyacı var?Åk hem till din man -- vad behöver han?
Eve gidin kocanıza sorun -- neye ihtiyacı var?Allez voir votre mari -- de quoi a-t-il besoin ?
Eve gidin kocanıza sorun -- neye ihtiyacı var?Choďťe domov k svojmu manželovi -- čo potrebuje?
Eve gidin kocanıza sorun -- neye ihtiyacı var?Đến với chồng -- hỏi anh ấy cần điều chi?
Eve gidin kocanıza sorun -- neye ihtiyacı var?Gå hjem til jeres mand -- hvad har han brug for?
Eve gidin kocanıza sorun -- neye ihtiyacı var?Ga thuis naar je man, wat heeft hij nodig?
Eve gidin kocanıza sorun -- neye ihtiyacı var?Geht nach Hause zu eurem Mann - was braucht er?
Eve gidin kocanıza sorun -- neye ihtiyacı var?Idźcie do mężów - czego im potrzeba?
Eve gidin kocanıza sorun -- neye ihtiyacı var?Jděte domů za svým manželem -- co on potřebuje?
Eve gidin kocanıza sorun -- neye ihtiyacı var?Kérdezzék meg férjeiket, nekik mi kell?