Derken bir klişeyle karşılaştık.Kemudian kenangan buruk menghantui.
Derken bir klişeyle karşılaştık.진부한 말들을 늘어놓기 시작했습니다.
Derken bir klişeyle karşılaştık.Majd elkezdett kísérteni minket a klisé.
Derken bir klişeyle karşılaştık.Pojawiły się poważne zarzuty co do jakości wyborów.
Derken bir klişeyle karşılaştık.Und dann holte uns das Klischee ein.
Derken bir klişeyle karşılaştık.Và rồi lời nói sáo rỗng dần ám ảnh chúng tôi.
Derken bir klişeyle karşılaştık.Y luego vino el lugar común.
Derken bir klişeyle karşılaştık.Και ύστερα το στερεότυπο μας κυνηγούσε και πάλι.
Derken bir klişeyle karşılaştık.І тоді нас почали переслідувати кліше.
Derken bir klişeyle karşılaştık.Клишираните изказвания плъзнаха.
Derken bir klişeyle karşılaştık.Назойливо повторялись клише.
Derken bir klişeyle karşılaştık.ואז הקלישאה באה לרדוף אותנו.
Derken bir klişeyle karşılaştık.وبدأت الأفكار المبتذلة تلاحقنا.
Derken bir klişeyle karşılaştık.投票所では「脅された」
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Anda tidak perlu mengacungkan tangan karena kita semua memiliki stereotipe politik yang sama.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Ei tarvitse nostaa käsiä, koska meillä kaikilla on samat poliittiset stereotypiat.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Ich brauche keine Handzeichen denn wir haben alle die selben politischen Stereotypen.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Ik hoef geen vingers te tellen omdat we allemaal dezelfde politieke stereotypes hebben.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Jeg behøver ikke en håndsoprækning fordi vi alle har de samme politiske stereotyper.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Je n'ai pas besoin de vote à main levée parce que nous avons tous les mêmes stéréotypes en politique.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.손 드실 필요는 없습니다. 우리의 정치적 고정관념은 모두 비슷하니까요.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.N-am nevoie să ridicați mâna pentru că toți avem aceleași stereotipuri politice.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Nem kell senkinek jelentkeznie, mert ugyanazok a politikai sztereotípiáink.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Non c'è bisogno che alziate le mani perchè abbiamo tutti gli stessi stereotipi politici.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.No necesito que muestren manos porque todos tenemos los mismos estereotipos políticos.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Tôi không cần xem giơ tay bởi chúng ta đều có những ý niệm chung về chính trị.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Všichni známe politické stereotypy a tak je nám všem jasné, že pro Bushe hlasuje Bill.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Δεν χρειάζεται να σηκώσετε χέρια επειδή όλοι μας έχουμε τα ίδια πολιτικά στερεότυπα.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Мне не нужно, чтобы вы поднимали руки, потому что у всех из нас похожие политические стереотипы.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.Няма нужда да вдигате ръце, защото ние всички имаме еднакви политически стереотипи.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.אני לא צריך ידיים מורמות מכיוון שלכולנו יש את אותם סטראוטיפים.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.أنا لا أريد أن ترفعوا أيديكم لأننا كلنا لنا نفس المنظور النمطي السياسي .
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.政治的ステレオタイプは似たり寄ったりですから 言うまでもなく ビルですよね
Erkeklerin cinsiyet klişelerine hapsolduğundan bahsetmiyoruz.남성들이 성적 고정관념에 갇혀 있다는 이야기를 하고 싶지는 않지만
Erkeklerin cinsiyet klişelerine hapsolduğundan bahsetmiyoruz.Nehovoríme často o tom, ako sú muži uväznení v stereotypnom chápaní pohlavia, ale vidím, že sú.
Erkeklerin cinsiyet klişelerine hapsolduğundan bahsetmiyoruz.Vi pratar inte så ofta om män som blir fångade i könsstereotyper.
Erkeklerin cinsiyet klişelerine hapsolduğundan bahsetmiyoruz.We praten niet over mannelijke stereotypen maar ik zie dat ze er zijn.
Erkeklerin cinsiyet klişelerine hapsolduğundan bahsetmiyoruz.Ми рідко говоримо про чоловіків, які страждають від гендерних стереотипів, але я знаю, що вони є.
Erkeklerin cinsiyet klişelerine hapsolduğundan bahsetmiyoruz.Редко услышишь, что и мужчины страдают от гендерных стереотипов, но я знаю, что это так.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.A pornit imprimeria și fotogravura.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Ele lançou a fotogravura.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.En met fotogravure.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Er schuf den Lichtdruck.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Il a lancé la photogravure.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Ông làm bản khắc quang.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Puso en marcha el fotograbado.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Stroj na hlubotisk.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Zajął się fotograwiurą.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Άρχισε να κάνει εγχαράξεις.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Він почав процес нанесення фотографій.
Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Започнал да се занимава с фотогравиране.
Gösterimde klişeleri yıkmaya çalışıyorum,Ich versuche Stereotypen zu brechen mit meinen Shows.
Gösterimde klişeleri yıkmaya çalışıyorum,Tôi chỉ cố phá vỡ các khuôn phép cũ, cố cho các bạn thấy một Trung Đông tích cực - một Hồi giáo tích cực --
İlk başlarda rahatsız oluyordum sonra aşka dair kabullendiğimiz klişeleri düşündüm.Al principio, sí me molestó.
İlk başlarda rahatsız oluyordum sonra aşka dair kabullendiğimiz klişeleri düşündüm. Doğrular, yanlışlar...لقد أزعجني الأمر في البداية، ولكن بدأت أفكر بكل هذه المقاييس المبتذلة بخصوص الحب
İlk başlarda rahatsız oluyordum sonra aşka dair kabullendiğimiz klişeleri düşündüm.Eerst zat het me dwars, maar toen dacht ik al die standaard clichés over liefde...
İlk başlarda rahatsız oluyordum sonra aşka dair kabullendiğimiz klişeleri düşündüm.Eleinte tényleg zavart, de aztán gondolkodni kezdtem ezeken a bevett, szerelmi kliséken.
İşte bu kadın, babamla evlendikten sonra, Ingiltere Klisesinden,Alors cette femme, une anglicane qui s'est convertie au catholicisme quand elle a épousé mon père
İşte bu kadın, babamla evlendikten sonra, Ingiltere Klisesinden,Deci, această femeie, care s-a convertit de la Biserica Anglicană
İşte bu kadın, babamla evlendikten sonra, Ingiltere Klisesinden,아버지를 만났을 때 영국국교회에서