Bir alıntıyla bitireceğim,biraz klişe olabilir ama, Çok etkileyici bir adam ve NIH'de yönetici.Ich beende mit einem Zitat, vielleicht einen gemeinen Trick, am Direktor des NIH, einem sehr charmanten Mann.
Bir alıntıyla bitireceğim,biraz klişe olabilir ama, Çok etkileyici bir adam ve NIH'de yönetici.Nakonec budu citovat, možná laciná střela, ale je od ředitele NIH, velice šarmantního muže.
Bir alıntıyla bitireceğim,biraz klişe olabilir ama, Çok etkileyici bir adam ve NIH'de yönetici.Voy a terminar citando, quiza de manera algo injusta, al director de NIH, quien es un hombre encantador.
Bir alıntıyla bitireceğim,biraz klişe olabilir ama,NIH의 매력적인 책임자가 한 말을 인용하면서, 아마도 약간은 비열한 방법이겠지만,
Bir alıntıyla bitireceğim,biraz klişe olabilir ama,Zakończę cytatem.
Bir alıntıyla bitireceğim,biraz klişe olabilir ama,ואני רוצה לסיים עם ציטוט, אולי מכה מתחת לחגורה
Bir alıntıyla bitireceğim,biraz klişe olabilir ama,وسأنهي كلامي بمقولة وهي إلى حد ما مقولة لا تتلاءم مع ما كنا نتحدث عنه
Bir alıntıyla bitireceğim,biraz klişe olabilir ama,国立衛生研究所(NIH)所長の言葉を引用して終わりにします
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.Beh, siamo tutti musicisti jazz, dunque non siamo propriamente lo stereoptipo dei finanzieri.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.Bem, nós somos músicos de jazz, portanto, é um estereótipo não termos grande ligação ao dinheiro.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.Chúng tôi là các nghệ sĩ nhạc jazz, theo lẽ thường thì chúng tôi không có mối quan hệ tốt lắm với tài chính.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.Ei bine suntem muzicieni de jazz și stereoptipic nu avem o relaţie grozavă cu finanţele.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.Jako stereotypowi jazzmani, nie mamy dobrej relacji z finansami.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.Kami semua musisi jazz, jadi secara klise kami tidak memiliki hubungan erat dengan keuangan.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.우리는 모두 재즈 음악가 입니다. 그래서 진부하지만 저희는 돈과 인연이 없습니다.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.No, my jsme jazzoví muzikanti, takže stereotypně nemáme k financím dobrý vztah.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.No, my sme jazzoví hudobníci, takže stereotypne nemáme veľmi dobrý vzťah k financiám.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.Somos músicos de jazz; y según el estereotipo, no nos llevamos bien con las finanzas.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.We zijn jazzmuzikanten, we hebben typisch niet veel voeling met het financiële.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.Ами, ние сме джаз музиканти, така че стереотипно нямаме добри отношения с финансите.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.Звичайно, ми - джаз-музиканти, отож, відповідно до стереотипів, ми не маємо тісного зв"язку з фінансами.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.Мы — джазовые музыканты, и с финансами вроде как не очень дружим.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.טוב כולנו נגני ג'אז, אז באופן סטריאוטיפי אין לנו יחסים טובים עם ממון.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.حسنا نحن موسيقيو جاز، وبالتالي نمطيا ليس لدينا علاقة قوية بالمالية.
Biz caz müzisyenleriyiz, bu nedenle klişeleşmiş bir şekilde para ile aramız çok iyi değil.お察しの通り 全然関係ないですよね (笑)
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Be', uno stereotipo comodo ma infondato che a volte fa male anche più della stessa austerità.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Bueno, un estereotipo infundado pero conveniente lo que a veces dolió aún más que la austeridad misma.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Een handig maar ongefundeerd stereotype dat soms nog meer pijn doet dan soberheid zelf.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Eh bien, un stéréotype pratique mais non fondé qui parfois blessent plus que l " austérité-même.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Ein praktisches aber unbegründetes Klischee, das manchmal mehr weh tat als die Sparmaßnahmen.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.En bekväm men obefogad stereotyp som ibland gör mer ont än åtstramningarna.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.É um estereótipo conveniente mas infundado que, às vezes, magoa mais que a própria austeridade.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.편리하지만 근거없는 편견은 때로는 긴축 정책 자체 보다 더 상처를 주었습니다.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Nos, egy megszokott, de megalapozatlan sztereotípia néha jobban fáj, mint maga a megszorítás.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Pohodlné, no neopodstatnené stereotypy, ktoré niekedy bolia viac ako úsporné opatrenia samotné.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Un stereotip convenabil, dar nefondat poate durea, uneori mai mult decât austeritatea însăşi.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Wygodny, ale bezpodstawny stereotyp boli bardziej niż oszczędności.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Ya, sangat mudah tapi sterotip yang tidak mendasar yang menyakitkan bahkan melebihi penghematan itu sendiri
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Ένα βολικό αλλά αβάσιμο στερεότυπο το οποίο μερικές φορές πονούσε περισσότερο από την ίδια τη λιτότητα.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Удобен, но неоснователен стереотип, от който понякога болеше повече отколкото от самите мерки за икономии.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.Удобный, хотя и голословный стереотип порой причиняет не меньше зла, чем строгая экономия.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.ובכן, סטריאוטיפ נוח אבל בלתי מבוסס שלפעמים כואב יותר ממשטר הצנע עצמו.
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.حل ملائم و مريح ولكن بلا أسس و في بعض الأحيان يؤلم أكثر من التقشف نفسه !
Bu, bazen kemer sıkma politikasından daha çok can yakan uygun ama asılsız bir klişedir.時に財政緊縮策よりも 大きな打撃を与えます ただ ここで申し上げたいのは これはギリシャだけの問題ではなく
Bu Katolik klisesinin onayladığı tek doğum kontrol yöntemidir. Igbo dilini pek iyi bilmiyordu.Dar cunoştinţele ei de limbă igdo nu erau prea bune.
Bu Katolik klisesinin onayladığı tek doğum kontrol yöntemidir. Igbo dilini pek iyi bilmiyordu.Mas o seu Igbo não era muito bom.
Bu Katolik klisesinin onayladığı tek doğum kontrol yöntemidir. Igbo dilini pek iyi bilmiyordu.Pero su Igbo no era muy bueno.
Bu Katolik klisesinin onayladığı tek doğum kontrol yöntemidir.카톨릭 교회에서는 유일하게 임신을 통제할 수 있는 방법이었거든요.
Bu Katolik klisesinin onayladığı tek doğum kontrol yöntemidir.le seul moyen de contraception autorisé par l'Eglise Catholique.
Bu Katolik klisesinin onayladığı tek doğum kontrol yöntemidir.שהיא אמצעי המניעה היחיד המאושר על ידי הכנסייה הקתולית
Bu Katolik klisesinin onayladığı tek doğum kontrol yöntemidir.وتلك الطريقة كانت الوحيدة لتحديد النسل التي وافقت عليها الكنيسة الكاثوليكية.
Bu Katolik klisesinin onayladığı tek doğum kontrol yöntemidir.でも彼女はイボ語があまり話せず
Bundan tabi ki bıktık, artık klişe olmaya başladı.Ci hanno stancati, ormai è una specie di cliché.
Bundan tabi ki bıktık, artık klişe olmaya başladı.Das langweilt uns; es ist jetzt so eine Art Cliche.
Bundan tabi ki bıktık, artık klişe olmaya başladı.Estamos a ficar fartos disso, tornou-se um cliché.
Bundan tabi ki bıktık, artık klişe olmaya başladı.Estamos cansados de ella. Ya es como un cliché.
Bundan tabi ki bıktık, artık klişe olmaya başladı.Je to fakt okoukaný.
Bundan tabi ki bıktık, artık klişe olmaya başladı.너무 상투적이 되어 이제는 식상 합니다.
Bundan tabi ki bıktık, artık klişe olmaya başladı.Ne-am săturat de el; e un fel de clişeu deja.
Bundan tabi ki bıktık, artık klişe olmaya başladı.Nhưng chúng tôi thấy nó tẻ ngắt; và giờ nó chỉ là một bản sao.