Aşık olmadığı bir kadına söylenen klişelere benziyorlar sanki.Ces phrases sonnent comme des clichés qu'un homme dit à une femme qu'il n'aime pas.
Aşık olmadığı bir kadına söylenen klişelere benziyorlar sanki.Eles soam como clichês que um homem oferece a uma mulher que ele não ama.
Aşık olmadığı bir kadına söylenen klişelere benziyorlar sanki.Omluvte mě, prosím: jsem posedlá určováním opakujících se vzorců.
Aşık olmadığı bir kadına söylenen klişelere benziyorlar sanki.Sembrano cliché che un uomo offre a una donna che non ama.
Aşık olmadığı bir kadına söylenen klişelere benziyorlar sanki.Suenan como los clichés que un hombre le ofrece a una mujer a la que no ama.
Aşık olmadığı bir kadına söylenen klişelere benziyorlar sanki.Ακούγονται σαν τα κλισέ που λέει ένας άντρας σε μια γυναίκα που δεν αγαπά.
Aşık olmadığı bir kadına söylenen klişelere benziyorlar sanki.Эти фразы звучат как клише, которыми мужчина одаривает нелюбимую женщину.
Aşık olmadığı bir kadına söylenen klişelere benziyorlar sanki.يقتلني تهذيبكم سيدي، أكثر من السلوك التمييزي بحد ذاته.
Aynı zamanda Afrika hakkındaki klişeleri hiçe sayan programlarla değişime dikkat çekiyor.Ele projeta mudanças, idealizando programações que desafiam estereótipos sobre a África:
Aynı zamanda Afrika hakkındaki klişeleri hiçe sayan programlarla değişime dikkat çekiyor.Programme, die Stereotypen über Afrika herausfordern, ziehen ihn am meisten an:
Baskıya başladı. Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Ayah mendirikan percetakan, penggrafiran.
Baskıya başladı. Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Ha lanciato la stampa, ha lanciato la fotoincisione.
Baskıya başladı. Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.인쇄, 사진 제판 같은 것부터 시작해서
Baskıya başladı. Fotoğraf klişesi yapmaya başladı. Lastik damgalar yapmaya başladı.Он запустил пресс, фотогравирование и производство резиновых печатей.
Baskıya başladı. Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Nekilátott egy nyomdának, majd autotípiának.
Baskıya başladı. Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.Začel je tiskati, izdelal je grafične matrice.
Baskıya başladı. Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.הוא הקים מכבש דפוס. הוא החל בהכנת גלופות לתמונות.
Baskıya başladı. Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.فبدأ بصناعة الاوراق .. وماكينات الطبع
Baskıya başladı. Fotoğraf klişesi yapmaya başladı.ゴム印も作り始めました
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Älä sterotyypittele.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Du skall inte ha stereotyper.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Du sollst keine Klischeevorstellungen haben.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Gij zult geen vooroordelen hebben.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Janganlah berprasangka.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.'고정관념을 갖지 말지어다.'
Basmakalip kliselerden kacinacaksin."Não deves estereotipar".
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Ne boš sodil po stereotipih.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin."Ne legyenek előítéleteid"!
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Neměj předsudky.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin."Non avrai preconcetti".
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.No seguirás los estereotipos.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Să nu faci clișee.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Vous n'aurez pas de stéréotype.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin."Zaprawdę powiadam ci nie traktuj ludzi stereotypowo"
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Δεν θα δημιουργείς στερεότυπα.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Еще один урок - не мысли шаблонами.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.Не трябва да имаш стереотипи.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.לא להשתמש בסטריאוטיפים.
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.لا يجب ان تضع انماطا
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.そう思うのは
Basmakalip kliselerden kacinacaksin.你都不應把它公式化。
Batı medyasında paylaşacağım birşey -- nasıl birçok klişenin var olduğu ---cómo existen muchos estereotipos- pensando en Yemen en un solo cuadro:
Batı medyasında paylaşacağım birşey -- nasıl birçok klişenin var olduğu --말씀드리고 싶은 것은 서구사회의 대중매체가 편협된 시각으로 예멘을 바라보고 있고
Batı medyasında paylaşacağım birşey -- nasıl birçok klişenin var olduğu --אני אשתף אתכם במדיה המערבית כנראה -- ואיך שישנם סטריאוטיפים רבים --
Batı medyasında paylaşacağım birşey -- nasıl birçok klişenin var olduğu --ان اشارككم فيه في الاعلام الغربي عادة هناك الكثير من الاحكام المسبقة
Batı medyasında paylaşacağım birşey -- nasıl birçok klişenin var olduğu --欧米メディアでありがちなのは 多くのステレオタイプによって イエメンを一面的に
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti caută să elibereze acest clișeu, cum îl numește ea, prin explodarea lui într-un ansamblu spectacular.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti cerca di liberare questo "cliché quotidiano", come lei lo chiama, stravolgendolo in modo spettacolare.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti cố gắng giải phóng khuôn mẫu hàng ngày này, như cô ấy nói, bằng cách đập tan nó vào 1 thứ thật đẹp mắt.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti próbuje wyzwolić ten codzienny frazes zmieniając go w coś spektakularnego.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Bharti procura liberar este cliché cotidiano, como lo llama ella, convirtiéndolo en algo espectacular.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.바티는 그녀 자신의 표현에 의하면, 진부한 관습인 빈디를 가지고 눈부신 예술로 터뜨려 냄으로써, 관습을 해방하고자 합니다.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Барті шукає, як вивільнити це буденне, за її словами, кліше, застосувавши його в чомусь видовищному.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.Бхарти пытается освободить это скрытый смысл бинди от наносного, преображая его во что-то зрелищное.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.בהרטי מחפשת לשחרר את הקלישאה היום יומית הזו, כמו שהיא קוראת לה, על ידי הגדלתה למשהו מהמם.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.وتحاول بهارتي أن تحرر ذلك عبر الكليشية يومياً على حد تعبيرها, من خلال تحويله إلى مشهد رائع.
Bharti bu günlük klişeyi, onun deyimiyle, muhteşem parçalara ayırarak serbest bırakmaya çalışmaktadır.そして壮大なものへと爆発させることです また彼女は等身大の動物などのグラスファイバー彫刻を
Bir alıntıyla bitireceğim,biraz klişe olabilir ama,Aion lopettaa ehkä vähän epäreiluun lainaukseen
Bir alıntıyla bitireceğim,biraz klişe olabilir ama, Çok etkileyici bir adam ve NIH'de yönetici.A uzavriem to s citátom, možno trochu lacnou ranou, na riaditeľa NIH, ktorý je veľmi šarmantným mužom.
Bir alıntıyla bitireceğim,biraz klişe olabilir ama, Çok etkileyici bir adam ve NIH'de yönetici.E finisco con una citazione, forse un po' un tiro mancino, al direttore del NIH, che è un uomo simpaticissimo.