kitle ile cümle

kitle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Ahora hemos alcanzado la masa crítica.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Bây giờ chúng tôi đã chuyển sang khối lượng tới hạn.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Kini kita beralih pada masa kritis.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.이제 임계치로 넘어가 보겠습니다.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Maintenant nous passons à la masse critique.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Most áttértünk a kritikus tömegre.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Nu zijn we aan de kritische massa gekomen.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Ora ha raggiunto la massa critica.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Teraz zajmiemy się kwestią masy krytycznej.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Wir sind jetzt bei kritischer Masse.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Ето, че стигнахме масовост.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Зараз розглянемо критичну масу.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Переходим к критической массе.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.כעת עברנו למאסה קריטית
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.الآن إنتقلنا الى الإنتاج الحرج.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.こういったテクノロジーが限界質量を超えようとしています
Sıra temelli oyunları geniş kitlelere ulaştırmaya karar verdik.저희는 이 턴 베이스 전략 게임 방식을 대중들에게 소개하기로 했습니다
Sıra temelli oyunları geniş kitlelere ulaştırmaya karar verdik.Nous avons décidé d'apporter les jeux de stratégie au tour par tour au public.
Sıra temelli oyunları geniş kitlelere ulaştırmaya karar verdik.Rozhodli jsme se tahové strategie přiblížit masám.
Sıra temelli oyunları geniş kitlelere ulaştırmaya karar verdik.Wir beschlossen, rundenbasierte Strategiespiele massentauglich zu machen.
Sıra temelli oyunları geniş kitlelere ulaştırmaya karar verdik.Zdecydowaliśmy, że będziemy tworzyć strategie turowe dla szerszego odbiorcy.
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-Es ist offensichtlich, dass PRQ Kunden hatte -
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-Es ist offensichtlich, dass PRQ Kunden hatte-
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-Es obvio que PRQ ha tenido clientes,-
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-Het ligt voor handen dat PRQ klanten heeft gehad-
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-Je zcela zřejmé, že PRQ mělo zákazníky-
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-On selvää että PRQ:lla on ollut asiakkaita-
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-PRQ har haft kunder som vissa har velat koppla-
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-PRQ har haft kunder som vissa har velat koppla-
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-PRQ זה ברור ש -נתנה שרות לצרכנים
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-PRQ من الواضح أن كانت لديها زبائن
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-To oczywiste, że PRQ ma klientów-
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-Vi kan konstatere at PRQ har haft kunder -
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Also haben wir, also Ushahidi, etwas entwickelt, das diese Informationen über Crowdsourcing verarbeitet.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Amit létrehoztunk, az persze az "Ushahidi", tömegesen kiszervezzük az információt.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Assim, o que nós criámos, o Ushahidi, foi o tratamento dessas informações com a colaboração de massas.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Ce que nous créons bien sûr, Ushahidi, c'est le crowdsourcing, la foule-traitance de cette information.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.De aceea am şi construit Ushaldi această informa
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Il nostro sistema, Ushahidi, processa questa informazione collettiva.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.그래서 우리가 만든 우사히디가 바로 정보들을 크라우드소싱하는 시스템이죠.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Maar ze weten het niet. We ontwikkelden voor Ushahidi, crowdsourcing van informatie.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Så vad vi byggde var förstås, Ushahidi, som källhänvisar informationen från folkmassan.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Takže to, co jsme vytvořili, Ushahidi, je filtr tohoto množství informací.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Takže, to čo sme vytvorili, Ushahidi, je filter tohto davu informácií.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Vì thế, cái mà chúng ta xây dựng ở Ushahidi là một nguồn cung cấp thông tin từ đám đông.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Więc to, co stworzyliśmy, Ushahidi, używa tłumu jako źródła informacji.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Yang kami bangun, Ushahidi, Melakukan crowdsourcing (melempar ke publik) terhadap informasi ini.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Γι' αυτό, αυτό που δημιουργήσαμε, το Ushahidi, είναι μια προσπάθεια ανάληψης της πληροφορίας από το πλήθος.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Вот мы и построили Ushahidi для краудсорсинга такой информации.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Но не знаят. Разбира се, това, което създадохме - Ушахиди, е краудсорсинг на тази информация.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Тож те, що ми створили, звісно, Ушагіді - збирає цю інформацію від незалежних дописувачів.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.והפרויקט שלנו, "אושהידי," פשוט מרכז את כל המידע הזה.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.لذا ما بنيناه بالفعل، أوشاهيدي هو حشد مصادر هذه المعلومات
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.この情報をクラウドソースすることでした このTwitterをみてください 情報過剰になっています
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis.I powiedział: Może wy wszyscy spotkacie się kiedy indziej?
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis.그래서 그들이 안으로 들어갈 수가 없었습니다. 그리고 그가 말했습니다. "오. 내가 생각했을 때 거기는 좀 수리 작업이 필요할 것 같아. 어쩌면 너희가 모두 다음에 모이면 어떨까?"
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis.Peut-être pourrez-vous vous regrouper plus tard..." C'était, en quelque sorte, sa façon de dire "Non".
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis."Zrovna se v té místnosti něco opravuje," tvrdil, "možná se budete muset shromáždit později."
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis.Він сказав, що треба провести ремонтні роботи в цій кімнаті "Можливо, ви зберетесь пізніше.
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis.כך שהם לא יכלו להיכנס פנימה ואמר: "צריכים להיות קצת תיקונים בחדר ההוא", אולי תתכנסו מאוחר יותר.

İlgili Sayfalar