Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-PRQ har haft kunder som vissa har velat koppla-
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-PRQ har haft kunder som vissa har velat koppla-
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-PRQ זה ברור ש -נתנה שרות לצרכנים
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-PRQ من الواضح أن كانت لديها زبائن
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-To oczywiste, że PRQ ma klientów-
Şurası kesin ki PRQ'nun belli bir müşteri kitlesi var-Vi kan konstatere at PRQ har haft kunder -
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Also haben wir, also Ushahidi, etwas entwickelt, das diese Informationen über Crowdsourcing verarbeitet.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Amit létrehoztunk, az persze az "Ushahidi", tömegesen kiszervezzük az információt.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Assim, o que nós criámos, o Ushahidi, foi o tratamento dessas informações com a colaboração de massas.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Ce que nous créons bien sûr, Ushahidi, c'est le crowdsourcing, la foule-traitance de cette information.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.De aceea am şi construit Ushaldi această informa
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Il nostro sistema, Ushahidi, processa questa informazione collettiva.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.그래서 우리가 만든 우사히디가 바로 정보들을 크라우드소싱하는 시스템이죠.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Maar ze weten het niet. We ontwikkelden voor Ushahidi, crowdsourcing van informatie.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Så vad vi byggde var förstås, Ushahidi, som källhänvisar informationen från folkmassan.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Takže to, co jsme vytvořili, Ushahidi, je filtr tohoto množství informací.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Takže, to čo sme vytvorili, Ushahidi, je filter tohto davu informácií.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Vì thế, cái mà chúng ta xây dựng ở Ushahidi là một nguồn cung cấp thông tin từ đám đông.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Więc to, co stworzyliśmy, Ushahidi, używa tłumu jako źródła informacji.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Yang kami bangun, Ushahidi, Melakukan crowdsourcing (melempar ke publik) terhadap informasi ini.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Γι' αυτό, αυτό που δημιουργήσαμε, το Ushahidi, είναι μια προσπάθεια ανάληψης της πληροφορίας από το πλήθος.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Вот мы и построили Ushahidi для краудсорсинга такой информации.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Но не знаят. Разбира се, това, което създадохме - Ушахиди, е краудсорсинг на тази информация.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.Тож те, що ми створили, звісно, Ушагіді - збирає цю інформацію від незалежних дописувачів.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.והפרויקט שלנו, "אושהידי," פשוט מרכז את כל המידע הזה.
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.لذا ما بنيناه بالفعل، أوشاهيدي هو حشد مصادر هذه المعلومات
Tabi ki yaptığımız sistem, yani Ushahidi, kitle kaynaklı bilgiye dayanıyor.この情報をクラウドソースすることでした このTwitterをみてください 情報過剰になっています
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis.I powiedział: Może wy wszyscy spotkacie się kiedy indziej?
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis.그래서 그들이 안으로 들어갈 수가 없었습니다. 그리고 그가 말했습니다. "오. 내가 생각했을 때 거기는 좀 수리 작업이 필요할 것 같아. 어쩌면 너희가 모두 다음에 모이면 어떨까?"
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis.Peut-être pourrez-vous vous regrouper plus tard..." C'était, en quelque sorte, sa façon de dire "Non".
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis."Zrovna se v té místnosti něco opravuje," tvrdil, "možná se budete muset shromáždit později."
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis.Він сказав, що треба провести ремонтні роботи в цій кімнаті "Можливо, ви зберетесь пізніше.
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis.כך שהם לא יכלו להיכנס פנימה ואמר: "צריכים להיות קצת תיקונים בחדר ההוא", אולי תתכנסו מאוחר יותר.
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kitleyip, bu meclise şu an toplanamayacaklarını söyledi Louis.と言いました。 「あとで集まればよい。」と。 それは、つまり彼流のダメ出しでした。
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.Chúa đã cấm, thứ vũ khí hủy diệt hàng loạt, là mối đe doạ lớn đến toàn cầu.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.Dieu nous préserve, d'armes de destruction massive, fait partie de la menace du patrimoine mondial.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.Dios no lo quiera, de armas de destrucción masiva, es parte de la amenaza a los bienes comunes mundiales.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.Doamne ferește, de arme de distrugere în masă, face parte din amenințările resurselor comune globale.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.그리고 신이 금지하신 대량 살상무기 따위의 거래는 인류 공동 재산을 향한 위협 중 일부입니다.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.Боже борони, зброї масового знищення, загрожує загальній спадщині людства.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.חס וחלילה בנשק להשמדה המונית, הוא חלק מהאיום על נחלת הכלל.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.و أسلحة الدمار الشامل لا قدر الله. هو تهديد لمشتركاتنا الدولية.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.国際公共財に対する脅威です アフガニスタンを取り上げて 話をまとめましょう
Tanrı polislerden nefret eder ve o kitlesel katliam yapan bir sosyopattır.Deus odeia bófias e é um sociopata assassino de massas
Tanrı polislerden nefret eder ve o kitlesel katliam yapan bir sosyopattır.Dieu hait les flics et il est un sociopathe tueur de masse.
Tanrı polislerden nefret eder ve o kitlesel katliam yapan bir sosyopattır.Dios odia a los policías y es sociópata asesino de masa
Tanrı polislerden nefret eder ve o kitlesel katliam yapan bir sosyopattır.Dumnezeu urăște polițiștii și este un sociopat criminal în masă
Tanrı polislerden nefret eder ve o kitlesel katliam yapan bir sosyopattır.Gott haßt Bullen und ist ein massenmordender Soziopath
Tanrı polislerden nefret eder ve o kitlesel katliam yapan bir sosyopattır.Gud hader politi og er en massemorderisk sociopat
Tanrı polislerden nefret eder ve o kitlesel katliam yapan bir sosyopattır.الله يكره العسس و هو سيكوباتي يقترف المجازر
Tanrı polislerden nefret eder ve o kitlesel katliam yapan bir sosyopattır.倫理的にふるまうのにそんなクソはいらない
Tekillik bildiğimiz tek bir kitlenin bile geçerliği olmadığı birşeydir.Budu tomu říkat doběla rozžhavená plazma.
Tekillik bildiğimiz tek bir kitlenin bile geçerliği olmadığı birşeydir.Osobliwość to obiekt, któremu trudno nawet przypisać jakąkolwiek masę.
Tekillik bildiğimiz tek bir kitlenin bile geçerliği olmadığı birşeydir.Una singularidad es algo a que la masa ni siquiera se aplica.
Tekillik bildiğimiz tek bir kitlenin bile geçerliği olmadığı birşeydir.Η μοναδικότητα είναι κάτι στο οποιο η μάζα δεν μπορεί να εφαρμοστεί.
Tekillik bildiğimiz tek bir kitlenin bile geçerliği olmadığı birşeydir.До сингулярності навіть неможливо застосувати математичні методи, ми навіть не знаємо, як це осягнути.
Tekillik bildiğimiz tek bir kitlenin bile geçerliği olmadığı birşeydir.مفردة هي شيء
Tekillik bildiğimiz tek bir kitlenin bile geçerliği olmadığı birşeydir.私たちはそれをどのように理解していいのかさえわかりません。
Tüm kalpleri ve barış dilekleriyle ısrarla baskı yapan kitlelerin istekleriyle gerçekleşebilirdi.A tömegek akarata megvédheti, azok akarata, akik most teljes szívükkel és akaratukkal, a békéért harcoltak.
Tüm kalpleri ve barış dilekleriyle ısrarla baskı yapan kitlelerin istekleriyle gerçekleşebilirdi.Dapat, dengan keinginan massa yang sekarang menuntut dengan segenap hati dan pikiran mereka perdamaian.