Ana içeriğe geç
Sözlük

kitle ile cümle

kitle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bunu yaparak, büyük kitlelere gerçekten teknoloji sunabileceğimize inanıyorum.Κάνωντάς το, πιστεύω ότι μπορούμε να φέρουμε τη τεχνολογία στη μάζα.
Bunu yaparak, büyük kitlelere gerçekten teknoloji sunabileceğimize inanıyorum.При това вярвам, че наистина можем да доведем технологията до масите.
Bunu yaparak, büyük kitlelere gerçekten teknoloji sunabileceğimize inanıyorum.כך, אני מאמינה שנוכל באמת להביא את הטכנולוגיה להמונים.
Bunu yaparak, büyük kitlelere gerçekten teknoloji sunabileceğimize inanıyorum.بفعل هذا، أعتقد أنه يمكننا حقاً جلب التكنلوجيا الى الجماهير.
Bunu yaparak, büyük kitlelere gerçekten teknoloji sunabileceğimize inanıyorum.この「エンブレイス」(抱擁)の暖かみで 何百万という命が救えるのです
Burada bir kalem ölçek için, gerçekten küçücük, bu Alt Triyas içinde, kitlesel yok olma bittikten sonra.Dette er i nedre Trias, efter at masseudslettelsen var slut.
Burada bir kalem ölçek için, gerçekten küçücük, bu Alt Triyas içinde, kitlesel yok olma bittikten sonra.Długopis dla skali - jest naprawdę mała. Pochodzi z dolnego triasu, z okresu tuż po wymieraniu.
Burada bir kalem ölçek için, gerçekten küçücük, bu Alt Triyas içinde, kitlesel yok olma bittikten sonra.축척으로 펜이 있네요. 매우 작습니다. 이 화석은 트라이아스기 후기 때, 대량멸종이 끝난 후의 것입니다.
Burada bir kalem ölçek için, gerçekten küçücük, bu Alt Triyas içinde, kitlesel yok olma bittikten sonra.-- kynä osoittaa mittaskaalan; se on todella pieni -- tämä on varhaistriaskaudelta, joukkotuhon päätyttyä.
Burada bir kalem ölçek için, gerçekten küçücük, bu Alt Triyas içinde, kitlesel yok olma bittikten sonra.יש פה עט לקנה מידה; היא מאוד קטנה -- זה בטריאס התחתון, אחרי שההכחדה ההמונית הסתיימה.
Burada bir kalem ölçek için, gerçekten küçücük, bu Alt Triyas içinde, kitlesel yok olma bittikten sonra.هناك قلم لنفهم سلم القيس؛ إنه فعلا صغير -- هذا في العصر الترياسي السفلي، بعد نهاية الانقراض الجماعي.
Burada bir kalem ölçek için, gerçekten küçücük, bu Alt Triyas içinde, kitlesel yok olma bittikten sonra.三畳紀前期は大量絶滅が終わった後です 眼窩と鼻先にある小さな歯が見えます
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.자, 여기 계신 분들은 엘리트시니까 약 10% 정도가 종교를 갖고 있다고 가정하겠습니다.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.Dette er et elite-publikum, og jeg ville derfor forvente, at omkring 10 procent af jer er religiøse.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.Koska edessäni on kuulijakunnan eliittiä, olettaisin noin 10 prosentin teistä olevan uskovaisia.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.Nah, ini adalah audiens elit, dan saya memperkirakan 10 persen dari Anda semua religius.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.Ora, questo è un pubblico selezionato, e quindi mi aspetterei che circa il 10% di voi sia religioso.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.Siedzi tutaj elitarna publiczność, więc sądzę, że 10% z was jest wierząca.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.Stojím před elitním obecenstvem, takže předpokládám, že zhruba 10 procent z vás je věřících.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.To je elitno občinstvo, zato bi torej pričakoval, da je približno 10 odstotkov vernih.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.Toto je elitné obecenstvo, a preto predpokladám, že približne 10 percent z vás sú veriaci.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.Αυτό είναι ένα εκλεκτό κοινό, άρα θα περίμενα περίπου 10% από εσάς να είναι θρήσκοι.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.Йдемо далі. Ви, мої слухачі, — еліта, і тому я очікую, що приблизно 10 відсотків з вас є релігійними.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.Я предполагаю, что в этой элитарной аудитории примерно 10% религиозны.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.אז הקהל כאן הוא העילית, ולכן אני מניח שכ-10% מכם דתיים.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.حسنا، هذا جمع متميز.. وأتوقع نسبة 10% أن تكون متدينة.
Bu, seçkin bir seyirci kitlesi; ve bu yüzden yaklaşık yüzde 10'unuzun dindar olduğunu tahmin ediyorum.その中で信仰を持っているのは10%ぐらいだろうと思われます 皆さんの多くは おそらく礼儀正しい文化的信条 宗教を 尊重すべきだ という考えに同意していることでしょう
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.A fost ca afacerea vechi a masei imobil şi o forţă irezistibilă.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Azt, hogy a régi üzleti az ingatlan tömeg és az ellenállhatatlan erő.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Bol to ten starý podnikania nehnuteľnosti hmoty a neodolateľnú silou.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Byl to ten starý podnikání nemovitosti hmoty a neodolatelnou silou.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.C'était cette vieille de la masse immobile et la force irrésistible.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Det var den gamla verksamheten i den fasta massan och oemotståndlig kraft.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Det var den gamle virksomhed fast masse og uimodståelig kraft.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Đó là kinh doanh cũ của hàng loạt bất động sản và lực lượng không thể cưỡng lại.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Era quella vecchia della massa immobile e la forza irresistibile.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Es war das alte Geschäft der unbeweglichen Masse und die unwiderstehliche Kraft.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Het was die oude zaak van de onroerende massa en de onweerstaanbare kracht.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Itu adalah bahwa bisnis lama massa bergerak dan kekuatan yang tak tertahankan.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.이것은 움직일 수없는 질량과 불가항력의 오래된 일이였습니다.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Se oli, että vanha liike kiinteän massan ja vastustamaton voima.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.To było to, że starych działalności majątku masy i siły do odparcia.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Ugotovljeno je bilo, da se stara poslovanje nepremičnine mase in nepremagljiv silo.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Ήταν εκείνο το παλαιό επιχειρηματικό της ακίνητης μάζα και την ακαταμάχητη δύναμη.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Това е, че стария бизнес на недвижимите маса и непреодолима сила.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Це було те, що старі бізнес нерухомого маси і непереборної сили.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Это было то, что старые бизнес недвижимого массы и непреодолимой силы.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.وكان أن الأعمال القديمة من كتلة غير المنقولة وقوة لا تقاوم.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.ボビーの人生を優しくambling、あった、懐かしい、百通りの方法で、CHAP
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.Acestea sunt acum tehnologii care ating masa critică.
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.Bây giờ có những công nghệ đang tiến dần đến khối lượng tới hạn.
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.Ce sont maintenant des technologies qui touchent la masse critique.
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.Deze technologieën bereiken nu kritische massa.
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.Dies sind jetzt Technologien die die kritische Masse erreichen.
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.Estas são tecnologias que estão a alcançar a massa crítica.
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.Estas son tecnologías que estan alcanzando la masa crítica.
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.Ezek most olyan technológiák, amelyek elérik a kritikus tömeget.
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.Ini adalah teknologi yang mulai terkena efek masa kritis.
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.지금 임계치 단계로 가고 있는 기술들이 있습니다.
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.Linuxを赤で示していますが 20パーセントに達しています
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod