kitle ile cümle

kitle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kitlenin içinde kendisini iten her kimse, o da kendisi gibi biridir.Barang siapa yang memberikannya maka seolah ia telah mendatanginya."
Bu noktadan sonra Suicide Silence dünya çapında büyük hayran kitleleri kazanmaya başladı.Pada titik ini Suicide Silence mulai mendapatkan berbagai penggemar di seluruh dunia.
Penguin'in başarısı ciddi kitaplar için büyük kitlelerin ilgilendiğini göstermiştir.Kesuksesan Penguin menunjukkan bahwa buku-buku serius memiliki segmen pembaca yang besar.
2010 Kış Olimpiyatları radyo ve televizyonda aşağıdaki yayıncılarla hedef kitleye ulaştırılacaktır.2010: Pengisi suara untuk iklan BBC Winter Olympics di Televisi dan radio.
Toplu öz çıkarlarla desteklenen kitle işbirliği ile doğrulanırlar.Mereka diautentikasi oleh kolaborasi massa yang didukung kepentingan kolektif.
Dizi nispeten başarılı oldu ve hatırı sayılır bir hayran kitlesi elde etti.Penampilannya sekali lagi diakui dan mendapatkan banyak pujian.
Fakat, kitleler onun öğretilerine karşı şiddetle karşı çıkmışlardı.Bahkan At-Tirmidzi belajar pula hadits dari sebagian guru mereka.
Wilhelmina açık bir faytonla, kalabalık içinde kızıyla birlikte binerek bir kitle gösterisinde bulundu.Wilhelmina menggalang dukungan massa dengan menunggang kuda bersama putrinya di kereta terbuka.
2003 - Gürcistan Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze, kitlesel protestoların artması üzerine istifa etti.2003 - Presiden Georgia Eduard Shevardnadze mengundurkan diri dari jabatannya.
Nutuk, bir dinleyici kitlesine seslenme, söylev.Lupakan tentang percakapan yang cerdas, sebaliknya, jadilah seorang pendengar yang baik.
Ameliyatın uygun olduğu vücut kitle indeksi sınırları, henüz net değildir.Batas indeks massa tubuh agar pembedahan layak dilakukan belum jelas.
Yakında meydana gelebilecek bir gama-ışın patlaması, Dünya'da kitlesel yok olmaya yol açabilir.Ini bisa menghasilkan potensi tabrakan yang merusak kehidupan di Bumi.
Bu sebeple kitlelerin davranışlarının kökenleri sürüde saklıdır.Akibatnya, keberadaan ras kucing ini disembunyikan.
Öte yandan, iktidarlar da aynı sebeple kitleyi hedef alırlar.Sebagai tambahan, makhluk lain juga mempunyai kekuatan untuk membatukan.
İşçi sınıfının ortak ve kitlesel mücadelesini savunur.Sebagian besar diantaranya merefleksikan kehidupan dan perjuangan kelas pekerja.
Yaklaşık olarak 2007'ye gelindiğinde, kitlesel pazarın tüm eğlence ekranları 16: 9 idi.Đến khoảng năm 2007, hầu như tất cả các thị trường đại chúng giải trí màn hình là 16: 9.
Lisanslı olanlardan 16 televizyon kanalı ve 36 radyo istasyonu ulusal kitlelere ulaştı.Trong số các đài được cấp phép, có 16 đài truyền hình và 36 đài phát thanh tiếp cận khán giả toàn quốc.
Minogue dünyadaki en büyük gey hayran kitlelerinden birine sahiptir.Minogue sở hữu một trong những cộng đồng người đồng tính hâm mộ lớn nhất thế giới.
Bu albüm Lil Wayne'in Amerika'da belli bir fan kitlesi edinmesini de sağlamıştır.Album này đã giúp Adam Young có một lượng fan đáng kể nhờ những tour diễn tại Mỹ.
(Grönland buz kitlesinin hacmi 2,85 milyon k m 3 {\displaystyle km^{3}} ’tür.)(Lớp phủ băng ở Greenland có thể tích khoảng 2,85 triệu km3.)
Praying Mantis özellikle Japonya'da ciddi bir fan kitlesi kazandı.Ukita Hideie đã mang tới cho Nhật Bản một chiến thắng tại trận Bích Đề Quán.
Gazeteciler ilk olarak Devlet İstihbarat Komitesi, İletişim ve Kitle İletişim kurumuna başvurmalıdırlar.Nhà báo đầu tiên phải liên hệ Ủy ban nhà nước về Thông tin, Truyền thông và Truyền thông đại chúng.
Çizgi dizi izleyici kitlesi olarak 9-12 yaş arasındaki çocukları hedeflemektedir.Ấn Độ có các chương trình với mục tiêu hướng tới trẻ em từ chín tới mười sáu tuổi.
Ve kitle imha silahı kullanmak suçtur.Và việc sử dụng lựu đạn cay là hợp lý.
Hedef kitlesi gençliğe yeni adım atan çocuklardır.Công cuộc Salêdiêng chủ yếu nhắm đến các thanh thiếu niên.
MO 61'de Helvetler kabilesi liderleri Orgetorix önderliğinde bir kitlesel göç planı yapmışlardı.Năm 61 TCN, bộ tộc Helvetii bắt đầu một cuộc di trú lớn, mà lãnh đạo là Orgetorix.
Zaten artık arkasında onu destekleyen büyük bir kitle vardı.Phía sau nó còn một con hổ rất lớn đi hộ tống.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.侈(贅沢)は人欲を窮(きわ)めたるも君子之を罪とせず。
Son yıllarda ise, eserler ve okuyucu yaş kitlesinde değişim görülmektedir.近年では作品と読者年齢層の多様化が見られる。
Trodos Dağları (Karlıdağ), Kıbrıs'ta geniş bir alana yayılan dağ kitlesidir.四国山地の山中、高知県境に位置する。
(Bu durumda, her Geroch an ancak kitlesel kaybolur).全ての物は滅び去り、ただ(滅びぬは)その御尊顔(アッラー自身ということ)のみ。
Ancak buna rağmen yine de geniş bir dinleyici kitlesi edindi.頼朝はこれを聞き入興(じゅきょう)した。
Ocak 2017'de, Banner Saga 3, Kickstarter'da bir kitle fonlaması kampanyasıyla duyuruldu.2017年1月、Stoic StudioはThe Banner Saga 3の制作のためKickstarterでクラウドファンディングを開始した。
Gerçekten bu, kitleleri eğlendiren bir dizi olaydı.勿論これはアトラースの企みであった。
Kitle iletişim örneğinde Marksist siyasal ekonomi üzerine birtartışma.マルクス経済学における地代論で知られる。
Böylece halk kitlelerinin de kendinden soğumalarına neden oldu.そのため世間の風当たりは冷たかった。
YouTube aracılığıyla kendi videolarını paylaştı ve bir hayran kitlesi edindi.彼らはYouTube上で動画を配信し、大きなヒットを飛ばした。
Gant şirketi, düğmeli yakalı gömlekleri kitle piyasasına sunan şirket olarak bilinmektedir.ガントはボタンダウンシャツを消費市場に広めたブランドとして認められている。
Bununla beraber daha geniş bir kitleye ulaşmayı hedef edinmiştir.自分より強い相手を求めて主人公に挑む。
Diğer bir ifadeyle; ‘kitleler için ara durumlar yoktur.’座右の銘は「名物にうまいものなし」。
28 günde 7000 infaz yerine getirerek kitle katliamında en büyük rakamı yakalamış kişi olduğu muhakkaktır.彼は90分以内に7人を絞首刑にした最も速いハングマンであるという経歴を持っている。
Bu sebepten ötürü, belirli hayran bir kitlesi tarafından eleştiriler almıştır.彼らは慈悲深き方の訓戒を冒涜する。
Dizinin özellikle Uzak Doğu'da birçok hayran kitlesi vardır.小さなクレーターは、特に東半分に多く見られる。
Ulule, Fransız kitle fonlama servisi.どちらもフランス製の鋳物ホーロー鍋。
Heyet incelemelerinde iddia edilen kitle imha silahlarını bulamaz.キットには新殺駆用武器が入っていない。
Organizasyonsuz kitlelerde proletarya hiçbir şeydir.キャラクター単独での秘奥義は存在しない。
Zil çalınca dan sonra Medcezir sayesinde daha da fazla hayran kitlesi elde etmiştir.また胡琵琶の名手であったため、高湛の寵愛を受けた。
Cassius Dio, Antonia'nın onu odasına kitlediğini ve açlıktan ölmesine iin verdiğini aktarır.カッシウス・ディオによると、アントニアは娘リウィッラを監禁、餓死させたと言う。
"Bu hızda ve büyüklükte sosyal dönüşümler iki ana nedenden ötürü kitlesel katliamlarla ilişkilendirilmiştir.“这种速度和广度的社会变革与大规模屠杀的联系首要有两种原因。
Genel olarak devletin politik ve sosyal ideolojisini kitlelere ulaştırır ve tanıtır.总的来说,它将国家的政治和社会意识形态传达给群众。
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.當是之時,不聞人情不安,亦不聞出命令以悅其黨也。
Vietnam Kuzey Kore ve Romanya'da da kitlesel katliamlar yapılmıştır.大规模屠杀同样发生在越南、朝鲜和罗马尼亚。
Microsoft, Entourage'nin "tamamen farklı bir kitleye seslenmek" üzere tasarlandığını iddia etti.而微軟則認為Entourage是為了「滿足完全不同的觀眾的需求」。
2) İktidar, kamu üstünde baskı sahibidir(Bu da, bir toplumun kitle/kamu toplumu olduğunu gösteren ölçüttür).主者,以聞赦之,此經遂行,於世號曰高王觀世音。
(Bu durumda, her Geroch an ancak kitlesel kaybolur).除一切病故滅一切惡故。
Öte yandan, iktidarlar da aynı sebeple kitleyi hedef alırlar.我們也可選出其他的權重來達成相同的目標。
Bu noktadan sonra Stargate SG-1, ABD'de düzenli bölüm başına ortalama 3.3 milyon izleyici kitlesine ulaştı.当时平均每集《星际之门:SG-1》在美国首播时可以吸引约330万观众。
Takım ligde yükseldikçe kendisine bir taraftar kitlesi de yaratmayı başardı.而在他畢業的時候,他以權利法案為藍本創作了一部戲劇。
Bir kitle sürücü ile bir Ay üssü (ufka doğru giden uzun yapısı).是為梯郭式搭配輪郭式的設計。
Bu hayran kitlesi ilerleyen yıllarda "Crush Generation" (Crush Nesli) olarak adlandırılmıştır.这个征服的历程在帝国的历史里被称为“大遠征”(Great Crusade)。

İlgili Sayfalar