kitle ile cümle
kitle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Program zaman içinde Kaybedenler Kulübü diye anılmaya başladı ve çok geniş kitlelere ulaştı.Som vanligt beger han sig till spelklubben och förlorar mycket pengar.
Ulule, Fransız kitle fonlama servisi.Baserad på franska Métal Hurlant.
Kahire'de kitle gösterileri ve şiddet eylemleri giderek sıklaştı.Slumpvisa attacker mot homosexuella ökade i Castro.
Amerika Birleşik Devletlerin'de ise ilk 100'e bile giremese de geniş bir hayran kitlesi oluşturmuştur.Före spridningen från Amerika hade den antagligen bara en primär värd.
Sosyal ağlardaki başarısızlığının ardından, dizi hedef kitlesini daha genç izleyicilere çevirmiştir.Men efter misslyckande i dragkamp mot TV-bolagen blev den omarbetad till att rikta sig till yngre tittare.
Toprak yetenekleri rahibi kitler ama çok uzun sürede yapılır.Kyrkan stammar från medeltiden, men har byggts om mycket.
Hedef kitlesi gençliğe yeni adım atan çocuklardır.Målgruppen var då unga, nygifta kvinnor.
Arktik Okyanusu'ne ulaşmayı hedeflediğinde dev buz kitleleri yolunu kesti ve Hawaii'ye geri döndü.Efter att ha stoppats av isen i norr återvände expeditionen till Hawaii för att övervintra.
Daha sonra Heroes dizisinde canlandırdığı Niki Sanders rolü ile daha geniş kitlelerce tanındı.Hon blev räddad av Niki Sanders som dog i branden.
Bulgaristan'da büyük bir hayran kitlesine sahiptir.На Болгарію накладалася велика контрибуція.
Bu sayede dünyada geniş bir hayran kitlesi oluşturmayı başarmıştır.Завдяки їй місто здобуло широку популярність у світі.
Organizasyonsuz kitlelerde proletarya hiçbir şeydir.На фасаді споруди відсутні декоративні деталі.
Bu o zamana kadar bir NBA All-Star Maçı'nı izleyen en kalabalık seyirci kitlesiydi.Через рік був учасником Матчу всіх зірок НБА.
Sanayi toplumları genellikle kitle toplumlardır ve daha sonra bilgi toplumuna dönüşebilmektedirler.Індустріальне суспільство є масовим суспільством, і, має тенденцію до переходу до інформаційного суспільства.
Bu albümle birlikte geniş hayran kitlesine sahip oldu.Разом з тим графіка здобула загальне визнання.
En son kendini bir odaya kitler.Нарешті, він знаходить підходящу для себе квартиру.
Üretimi ile geniş kitlelere hitap eden firmanın dünyada çok sayıda alıcı kitlesi vardır.Багато компаній, що є виробниками сталі, мають виробничі потужності у кількох країнах.
Cazın Türkiye’de daha geniş kitleler tarafından tanınması ve sevilmesine önemli katkıları oldu.Внесла вагомий вклад в розвиток джазової культури Туреччини.
Cassius Dio, Antonia'nın onu odasına kitlediğini ve açlıktan ölmesine iin verdiğini aktarır.Cassius Dio tvrdí, že ji Antonie uvěznila v jejím pokoji, dokud nevyhladověla.
Minogue dünyadaki en büyük gey hayran kitlelerinden birine sahiptir.Minogue má jednu z největších základen homosexuálních fanoušků na světě.
35 ve üzeri bir vücut kitle indeksi bir erkeğin gut riskini üç katına çıkarır.Index tělesné hmotnosti vyšší nebo roven 35 zvyšuje u mužů riziko dny trojnásobně.
Kitle çizgisi Öncü parti Politbüro ^ Stalin, Jozef.Státní okresní archiv Most ČTVRTÍČEK, Josef.
İkinci bölüm ise kitlenin yöneticilere neden ve nasıl itaat ettiği üzerinde yoğunlaşır.Druhá část se zabývá otázkou, jak a proč jsou davy ovládány vůdci.
O zamandan beri büyük bir kullanıcı kitlesi elde etmiştir.Od té doby se stalo velkým dopravním uzlem.
Bu şekilde maskelenen olay, aslında okur kitleden gizlenmiş olur.Z toho, co poutník vidí, se odvíjí to, co je skryté.
Prag, geniş bir kitle tarafından dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak gösterilir.Praha je všeobecně považována za jedno z nejkrásnějších měst v Evropě.
Özellikle Almanya ve Güney Amerika'da grubun önemli bir hayran kitlesi oluştu.Zejména ve Švédsku, Velké Británii a ve Spojených státech si svou prací získal značný věhlas.
1985 yılında Billboard dergisi yaptığı açıklamada “Metal müzik dinleyici kitlesini oldukça genişletti.Roku 1985 Billboard vyhlásil, že „metal rozšířil svou diváckou základnu.
Aynı raporda, ankete katılan kitlenin %3'ü diziyi aile için "hiç uygun değil" olarak değerlendirdi.2/3 názvů nakonec nejsou v knize pravdivě uvedena, z důvodu ohleduplnosti k místnímu obyvatelstvu.
Fakat bu albüm, gruba yeni bir hayran kitlesi de getirmiştir.Na druhou stranu album získalo skupině jinou část fanoušků.
70'lerin ilk yıllarında üne kavuşan grup bugün hâlâ geniş bir hayran kitlesine sahiptir.Stanice, které byly postaveny nově v 70. letech, působí modernějším dojmem.
Özellikle 1970'lerde yayınladığı plaklar ve oynadığı filmlerle hayran kitlesini oluşturmuştur.Znám je zejména díky svým početným audio (a video) kazetám, které vydává již od sedmdesátých let.
Sosyal bilinçlenme için kitle iletişiminin sağlanması.Náhled do sociální komunikace.
Bu bir kitle imha silahıdır.V tomto případě mluvíme o bicím mechanismu zbraně.
Kitle toplumu, güdülenmiş toplumdur.Čižinský lidovcům, Čižinský sobě.
Ramanuja yaklaşık 100 yıllık ömrü boyunca kitlelere Narayana mantrayı sunmuştur.Oromoie byla Etiopií před více než sto lety kolonizována.
Şirket kısa süre içinde model roket kitleri, fırlatma aletleri ve diğer donanımların üretimine başladı.Firma se od svého počátku zabývá výrobou nožů, nůžek a jiných podobných nástrojů pro domácnost.
Ameliyatın uygun olduğu vücut kitle indeksi sınırları, henüz net değildir.Limity indexu tělesné hmotnosti, vymezující vhodnost provedení chirurgického zákroku, však dosud nejsou jasné.
Demokratik kitle örgütlerinin yeniden kuruluşu çalışmalarına katıldı.V mezidobích mezi těmito správními experimenty byla činnost Spojené kanceláře obnovována.
Zaten artık arkasında onu destekleyen büyük bir kitle vardı.Na zádech měl nádržku s kapalinou, kterou rozprašoval.
Bu durum da, kitlenin kendisini oluşturan bireylerden farklı bir karaktere sahip olmasına neden olur.A právě toto utrpení je základem různých druhů existence, které produkuje.
35 ve üzeri bir vücut kitle indeksi bir erkeğin gut riskini üç katına çıkarır.Un indice al masei corporale mai mare sau egal cu 35 sporește de trei ori riscul unui bărbat de a face gută.
Bu durum, günümüz okur kitlesi için de geçerlidir.Și cu parere de rău această descriere corespunde și zilelor noastre.
Penguin'in başarısı ciddi kitaplar için büyük kitlelerin ilgilendiğini göstermiştir.Succesul Penguin a demonstrat că exista un public larg pentru literatura serioasă.
Konserleri büyük kitlelerce izlendi.Concertele sunt foarte apreciate.
Almanya'da büyük hayran kitlesi olmasına rağmen Birleşik Devletler'de hiç popülerlik kazanmadı.În ciuda popularității sale în Europa, el nu a devenit niciodată popular în Statele Unite.
Nihai Çözüm, Yahudi nüfusun kitleler halinde yok edilmesini amaçlayan projenin kodadıydı.Întrebare: Cine este responsabil pentru nimicirea în masă a populației evreiești?
Diğer bileşeni bir ara kitle yıldızıdır.Aceasta din urmă este, la rândul ei, o stea binară.
Napoléon, kitlesel destek arayışını fakir köylülerde somutlaştırdı.Burghezia le-a revândut în loturi mici țăranilor.
Esas kitlesi kütüphaneler, eğitimciler ve kitap satıcılarından oluşur.Circulația obiectelor bibliografice, cititori și bibliotecari.
1 Ağustos 2007'de hizmet geniş bir kitleye yayılmıştır.De la 1 iulie 2013, portalul a căpătat o mare amploare.
Çalışma koşullarının kötülüğü ortaya çıkınca Naziler kitlesel zoralım yoluna başvururlar.Când tentația își face apariția înșelătoare, acești elevi se grăbesc să cadă în capcană.
Kitle iletişim araçları kitle iletişimini sağlar.Carotenoidele facilitează comunicarea celulară.
1998 yılının yazında, Arnavutlar Sırp yönetimine karşı kitle protestolarına başladılar.Spre sfârșitul verii lui 1988, a îndemnat din nou la grevă pe muncitorii din Șantierul Naval Gdańsk.
Zil Çalınca'dan sonra Medcezir sayesinde daha da fazla hayran kitlesi elde etmiştir.După The Bell Rings, datorită lui Medcezir, ea a câștigat și mai multă bază de fani.
1992'de çıkardığı Matters of the Heart ile artık daha sınırlı sadık bir dinleyici kitlesine hitap ediyordu.Az 1992-ben megjelenő Matters of the Heart már egy kisebb, de odaadó rajongótábornak szól.
İngiltere'ye adım atan ilk kitlesel Yahudi toplumu 1066 yılında I. William ile birlikte gelmiştir.Az első nagyobb zsidó közösségek Hódító Vilmossal érkeztek Angliába 1066-ban.
1985 yılında Billboard dergisi yaptığı açıklamada “Metal müzik dinleyici kitlesini oldukça genişletti.1985-ben a Billboard magazin jelentette: „A metal kiszélesítette tömegbázisát.
Juranın sonunda küçük bir kitlesel yok oluş meydana gelir.A Papával a kötet végén azonban egy rettenetes dolog történik.
İşçi sınıfının ortak ve kitlesel mücadelesini savunur.A kisbirtokos-és munkásosztály elzüllése.