‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.L`homme qui aura une pollution lavera tout son corps dans l`eau, et sera impur jusqu`au soir.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.L'uomo che avrà avuto un'emissione seminale, si laverà tutto il corpo nell'acqua e sarà immondo fino alla sera
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Muž, z něhož by vyšlo símě scházení, zmyje vodou všecko tělo své, a bude nečistý až do večera.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Når der går Sæd fra en Mand, skal han bade hele sit Legeme i Vand og være uren til Aften.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Når det går sæd fra en mann, da skal han bade hele sitt legeme i vann og være uren til om aftenen.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Omul care va avea o scurgere a seminţei în somn să-şi scalde tot trupul în apă, şi va fi necurat pînă seara.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Também se sair de um homem o seu sêmem banhará o seu corpo todo em água, e será imundo até a tarde.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Если у кого случится излияние семени, то он должен омыть водою всетело свое, и нечист будет до вечера;
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Оня човек, от когото излезе съвъкупително семе, да окъпе цялото си тяло във вода и да бъде нечист до вечерта.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.ואיש כי תצא ממנו שכבת זרע ורחץ במים את כל בשרו וטמא עד הערב׃
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.واذا حدث من رجل اضطجاع زرع يرحض كل جسده بماء ويكون نجسا الى المساء.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.人 若 夢 遺 、 他 必 不 潔 淨 到 晚 上 、 並 要 用 水 洗 全 身
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.人 若 夢遺 、 他 必不潔淨 到 晚上 、 並要 用 水洗 全身
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.A jestli sa zrejme rozšíri po koži, vyhlási ho kňaz za nečistého; je to rana malomoci.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.azonban tovább terjed a bõrön; akkor tisztátalannak ítélje azt a pap, [poklos] fakadék az.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Brer det sig da videre ut på huden, skal presten si ham uren; det er spedalskhet.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Dacă s'a întins pata pe piele, preotul să -l declare necurat: este o rană de lepră.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Frißt es weiter in der Haut, so soll er unrein urteilen; denn es ist gewiß ein Aussatzmal.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.in ako se razširi po koži, naj ga duhovnik proglasi za nečistega; bolezen je.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Ja jos se leviää leviämistään hänen ihossaan, julistakoon pappi hänet saastaiseksi; se on pitalia.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.그 병이 크게 피부에 퍼졌으면 제사장은 그를 부정하다 진단할지니 이는 그 환처임이니라
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Nều đém ăn lan trên da thì thầy tế lễ phải định người là ô uế; ấy là một vít phung vậy.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Nều đém ăn lan trên da thì thầy tế_lễ phải định người là ô_uế ; ấy_là một vít phung vậy .
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.og når det da breder sig på Huden, skal Præsten erklære ham for uren; det er Spedalskhed.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Om då det onda utbreder sig på huden, så skall prästen förklara honom oren, ty då är han angripen.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Pakliť by šíře se rozmáhala po kůži, za nečistého vyhlásí jej kněz; rána malomocenství jest.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Se ela se estender na pele, o sacerdote o declarará imundo; é praga.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Se la macchia si allarga sulla pelle, il sacerdote lo dichiarerà immondo: è una piaga di lebbra
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Si la tache s`est étendue sur la peau, le sacrificateur le déclarera impur: c`est une plaie de lèpre.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Si se ha extendido por la piel, el sacerdote lo declarará impuro; es lepra
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.και εαν εξηπλωθη πολυ επι του δερματος, τοτε θελει κρινει αυτον ο ιερευς ακαθαρτον ειναι πληγη.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.если она станет очень распространяться по коже, тосвященник объявит его нечистым: это язва;
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.и ако се разпростира много по кожата, тогава свещеникът да го обяви за нечист; това е язва
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.ואם פשה תפשה בעור וטמא הכהן אתו נגע הוא׃
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.فان كانت قد امتدّت في الجلد يحكم الكاهن بنجاسته. انها ضربة.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.若 在 皮 上 發 散 開 了 、 祭 司 就 要 定 他 為 不 潔 淨 、 是 災 病
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.若在 皮 上 發散開 了 、 祭司 就 要 定 他 為不潔淨 、 是 災病
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.Als je gaat naar de plek waar de olie al een tijdje is is het een nog grotere rotzooi.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.Aux endroits déjà souillés de pétrole depuis un moment, c'est encore pire.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.Jika kamu pergi ke tempat yang ada minyak Itu adalah kekacauan yang sangat besar
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.만약 여러분이 한동안 기름에 있었던 곳에 간다면 그곳은 더 엉망일 거예요.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.Nếu tới nơi mà dầu đã loang được 1 thời gian, nó thậm chí lộn xộn hơn.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.Pokiaľ pôjdete na miesta, kde už ropa nejakú dobu je, je to ešte väčší bordel.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.Se andate nelle zone dove il petrolio è arrivato da un po' il disastro è ancora maggiore.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.Siellä missä öljy on jo ollut jonkin aikaa, on vielä kauheampi sotku.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.Si vas a un sitio donde el petróleo ha estado un tiempo, es un desastre aún mayor.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.W miejscach gdzie ropa dotarła, już dawno, jest gorzej.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.Ако отидете на място, където поне за малко е имало разлят петрол, е още по голяма трагедия.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.Если отправиться туда, где нефть уже давно, там еще больший беспорядок.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.אם הולכים לחוף שהנפט נמצא בו כבר זמן מה זו טינופת עוד יותר גדולה.
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.واذا ذهبت الى اماكن وصلها النفط منذ مدة سوف تجد فوضى اكثر
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.去到啲油污出現咗一排嘅地方 仲亂
Eğer sızıntının bir süre önce ulaştığı yerlere giderseniz de kirliliğin daha çok olduğunu görüyorsunuz.基本的に誰もいません
Ekosistemler üzerindeki baskı (hava kirliliğinden, örneğin ötrofikasyon)Druk op ecosystemen (door luchtvervuiling, bijv. eutrofiëring) c) overschrijden (
Ekosistemler üzerindeki baskı (hava kirliliğinden, örneğin ötrofikasyon)Ekosysteemien paineet (Ilmansaasteiden aiheuttamat, esim. rehevöityminen)
Ekosistemler üzerindeki baskı (hava kirliliğinden, örneğin ötrofikasyon)Pollution de l'eau (Provenant de sources ponctuelles ; qualité des eaux de baignade) l)
Ekosistemler üzerindeki baskı (hava kirliliğinden, örneğin ötrofikasyon)Presión sobre los ecosistemas (de la contaminación atmosférica, tales como la eutrofización)
Ekosistemler üzerindeki baskı (hava kirliliğinden, örneğin ötrofikasyon)Presiune asupra ecosistemelor (de la poluarea aerului, de exemplu, eutrofizare)
Ekosistemler üzerindeki baskı (hava kirliliğinden, örneğin ötrofikasyon)Presja na ekosystemy (z zanieczyszczenia powietrza, np. eutrofizacja) substancji biogennych (
Ekosistemler üzerindeki baskı (hava kirliliğinden, örneğin ötrofikasyon)Pritisk na ekosisteme (zaradi onesnaževanja zraka, npr. evtrofikacija) hranili (