Yayla tepelerle çevrili olduğundan, gürültüden ve kirlilikten uzaktır.El muro que rodea el terreno les aparta de molestias y ruidos.
Toreno, CJ'e San Fierro'da, çölde ve Las Venturas'da birçok kirli işini yaptırdı.Acá se escondía Smoke cuando CJ estaba en San Fierro o en Las Venturas.
Fakat günümüzde aşırı avlanma, kirlilik gibi kimi faktörler Marmara'daki balık stoklarını tehdit etmektedir.Sin embargo, ciertas especies invasivas como las almejas amenazan el ecosistema del lago.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.La valigia non conteneva altro che abiti sporchi.
2010 yılında hava kirliliği, 1,2 milyon insanın erken ölümüne sebep oldu.Si stima che nel 2010 l'inquinamento atmosferico abbia causato 1,2 milioni di morti premature in Cina.
Pis ve kirli bir insandır.Un tipo sporco e cattivo.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Alcuni limiti sono stati invece introdotti per ridurre l'inquinamento ed il rumore.
Gürültü, yaygın olarak, istenmeyen ses veya ses kirliliği anlamıyla kullanılır.D'uso comune, la parola rumore significa suono indesiderato o inquinamento acustico.
Atık suların tekrar kaynağa döndürülmesi bu kaynakta kirliliğin artmasına neden olmaktadır.La diluizione di tali soluzioni con acqua precipita di nuovo CuI.
Çizgilerin arası ve yanaklar beyaz değil ama kirli grimsi-kahverengidir.I suoi occhi e gli spazi tra le bende sono verdi invece che viola.
Bakalım iki kardeşten hangisi kontrolü ele geçirip bu kirli işten galip çıkacak?Come stabilire quale dei due fratelli sia il colpevole?
Kirli beyaz renge sahiptir.Hanno un colore biancastro.
Tüyleri genelde siyahtır, boyunlarda kirli beyaz, kırçıllı renk bulunabilir.I capelli di solito sono assenti, o presenti in maniera molto folta e di colore chiaro.
Her yıl yaklaşık 3.6 milyon insan kirli su kullanımı sonucu yakalandıkları hastalıklardan ötürü ölüyor.Circa 5.000 bambini perdono ogni giorno la vita per malattie causate dall'utilizzo di acqua sporca.
Kirli Adam serisinin dördüncü filmidir.La pellicola è il quarto film della serie cinematografica.
Her yapıt 20 puan getirirken, kirliliğin olduğu her kare 10 puan götürür.Dotata di 30 munizioni a frammentazione, l'arma causa venti punti di danno per ogni colpo.
Şehirde çok yüksek kirlilik görülür.In paese c'è molta euforia.
Okutman, kirlilik sorunları hakkında konuştu.Лектор рассказывал о проблемах загрязнения.
Tom her zaman bisikletini kirli bırakır.Том всегда бросает свой велосипед грязным.
Kirlilik problemleri yıldan yıla gittikçe ciddileşiyor.Из года в год проблемы загрязнения окружающей среды становятся всё более и более серьёзными.
Küçük buzdolabı kirli.Маленький холодильник грязный.
Kirli bardaktan su içmeyin!Не пейте воду из грязного стакана!
Тom kirli elbisesini sepete attı.Том закинул свою грязную одежду в корзину.
O Wayne'den nefret eder ve o Kirli Joe'nun arkadaşıdır.Она ненавидит Уэйна и является другом Грязного Джо.
Size de kirli işler verir.Он делает грязную работу.
Bununla birlikte, son üründe olası birçok kirlilik vardır.В последнем случае могут быть загрязнения.
Kirli beyaz renge sahiptir.Имеет грязно-белый цвет.
Kirli dalgalanma olarak da adlandırılır.Назвали её Грязное.
Bu renkler de kendi aralarında çeşitli gruplara ayrılır (kuzguni yağız, donuk yağız, kirli yağız vb.).Для разноцветных бус нить изготовляли из нескольких «спаянных» между собой прутиков разного цвета.
Pis ve kirli bir insandır.Очень мерзкий и скользкий тип.
Bazı Duman damperleri kirli hava ile temiz havanın yer değiştirmesini de sağlarlar.Лучше других лиственных деревьев очищает воздух от пыли.
Ankara'nın akarsuları ve bazı gölleri oldukça kirli durumdadır.وتعتبر الأنهار وبعض بحيرات أنقرة في وضع المتلوثة تماما.
Kömür yakımı ve endüstri atıklarından gelen emisyon, hava kirliliğine sebep olmaktadır.الانبعاثات من المرافق التي تعمل بحرق الفحم والصناعات المساهمة في تلوث الهواء.
1967 yılında İngiltere sahilinde batması sonucu büyük deniz kirliliğine yol açmıştı.أدى غرق السفينة سنة 1967 إلى حدوث كارثة بيئية.
Kirli Adam serisinin dördüncü filmidir.سر الأجنحة هو الفيلم الرابع في هذه سلسلة أفلام.
Size de kirli işler verir.كما لعب بعض الأدوار الخسيسة أيضا.
Memurlar gürültünün ve kirliliğin olacağını ifade etti.أعرب المسؤولون عن قلقهم تجاه الضوضاء وحركة المرور.
Hava Kirliliği: Hava kirliliği kentlerin temel sorunlarından birisidir.لكن على الرغم من ذلك لا تزال مشكلة تلوّث الهواء من أخطر مشاكل المدينة.
Denizyıldızları ve diğer derisi dikenliler deniz kirliliğine karşı duyarlıdırlar.أهالي المعدية وإدكو يستغيثون من تلوث البحر.
Gemiler ayrıca doğal yaşamı rahatsız eden gürültü kirliliği de yaratmaktadır.والتصادم مع السفن والضوضاء الناتجة عن أنشطة بشرية تهدد أيضا بشكل ملحوظ الانتعاش.
Kirli bir sokak kedisi. ^ Linnaeus, Carolus (1766).الأطيش أحمر القدمين، (ليينوس ،1766).
Bu durum nano kirlikik olarak adlandırılabilir.يمكن النظر إلى نانا كنقيض تام للوسي.
Bu durumlarda genellikle sağ kolu olan Jeeves'i kirli işleri yapmak için görevlendirirdi.كما أن زورو يعد ساعد الكابتن الأيمن وهو عادةً من يرشد الكابتن إلى الصحيح من الفعل.
Pantolonun kirli.سروالك متسخ.
Tom ve Mary ikisi de kirliydi.توم وماري كلاهما كانا مُتّسخيْن.
Hem Tom hem de Mary kirliydi.كان كل من توم وماري متّسِخيْنِ.
Memurlar gürültünün ve kirliliğin olacağını ifade etti.Autoridades oficiais expressaram preocupação sobre possível poluição e barulho.
Bakalım iki kardeşten hangisi kontrolü ele geçirip bu kirli işten galip çıkacak?Antes da maioria das missões, o jogador pode escolher qual dos dois irmãos irá controlar.
Size de kirli işler verir.Ele faz o empregos sujos.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.Entre os fatores de risco estão a exposição do fumo do tabaco, poeiras e outros tipos de poluição do ar.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Até contribuiu para reduzir o ruído interior.
Kirlilik ile birleşen doğal alanların bu şekildeki yıkımı, yerel biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir.A poluição e a erosão dos habitats naturais ameaçam destruir a biodiversidade da região.
Oluşan deniz kirliliği o zaman kadar görülmüş en büyük felaketti.A perda do Atlantic foi o maior desastre marítimo na história até então.
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.Tem dificuldade de controlar o seu temperamento.
Buz çekirdeğindeki kirlilikler yere bağlı olabilir.As impurezas nos núcleos de gelo podem depender da localização.
Havzanın en büyük sorunu su kirliliğidir.Um dos pontos fracos do setor, é o desperdício de água.
Kirli Harry onlarla mücadele eder.Deste modo, Rose luta com eles.
Kirli yiyecek veya su yolu ile bulaşır.Comida contaminada ou água.
Atık su arıtımı Su kirliliğiPoluição do ar, poluição da água..
Field’ e o kadar çok kirli iş verilmişti ki ülkesi bile onu gözden çıkarmıştı.As condições chegaram a ser tão nefastas que até sua própria esposa fugiu do país.