Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben kırsalda yetiştirildim.I was brought up in the country.
Ben kırsalda araba sürmeye gittim.I went for a drive in the country.
Kırsal alanda yaşamak istiyorum.I want to live in rural areas.
Kırsalda yaşamayı sevmiyorum.I don't like living in the country.
Kırsal yaşam beni çok fazla cezbediyor.Rural life appeals to me very much.
Ben kır gezisini seviyorum.I like to walk in the country.
Kırsalda yaşamayı şehirde yaşamaya tercih ediyorum.I prefer living in the country to living in the city.
Koyu kırmızıyı daha çok severim.I like dark red better.
Satış fiyatlarının kırmızı mürekkeple yazıldığını fark ettim.I noticed the sale prices were written in red ink.
Kırmızı şarabı beyazdan daha çok severim.I like red wine better than white.
Kırmızı şarabı beyaza tercih ederim.I prefer red wine to white.
Onu Kyoto Kıraliyet Sarayına götürdü.I took him to the Kyoto Imperial Palace.
Onda hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed in her.
Odam için iki aylık kira borçluyum.I owe two months' rent for my room.
Kır çiçeklerini severim.I like wild flowers.
Ben arkadaşımdan bir araba kiraladım.I rent a car from my friend.
Ben kolumu kırdım.I broke my arm.
Beni hayal kırıklığına uğratma.Don't let me down.
Bir apartman kiraladık.We rented an apartment.
Biz bir kano kiraladık.We rented a canoe.
Deneyin sonuçlarıyla hayal kırıklığına uğradık.We were disappointed with the results of the experiment.
Nehir boyunca kiraz çiçeklerini görmeye gittik.We went to see the cherry blossoms along the river.
Biz kırda sessiz bir gün geçirdik.We spent a quiet day in the country.
Onun yokluğundan dolayı hayal kırıklığına uğradık.We were disappointed at her absence.
Özel dedektifler tuhaf davaları araştırmak için kiralanırlar.Private detectives were hired to look into the strange case.
Mor bir halı bu kırmızı perde ile gitmeyecek.A purple carpet will not go with this red curtain.
Zaman tüm kırık kalpleri iyileştirir.Time heals all broken hearts.
Gittikçe daha fazla kırlangıç görebiliriz.We can see more and more swallows.
Kulaklarınızdaki kulak kirini çıkarmak için ne kullanırsınız?What do you use to pick wax out of your ears?
Doğanın dengesi çok kırılgandır.The balance of nature is very fragile.
Ellerimi kirletmek istemiyorum.I don't want to get my hands dirty.
Hatanın onun cesaretini kırmasına izin vermedi.She did not let failure discourage her.
Arabama arkadan çarpıldığı zaman boynum kırıldı.My neck snapped when my car was hit from behind.
Bir araba kiralayabilir miyiz?Can we rent a car?
Nerede bir araba kiralayabilirim.Where can I rent a car?
Kiralamadan önce arabayı görmek isterim.I'd like to see the car before I rent it.
Kiralamadan önce arabayı görmek istiyorum.I'd like to see the car before I rent it.
Ellerim kirli. Bisikletimi onarıyordum.My hands are dirty. I have been repairing my bicycle.
Amcam beni kırsalda gezmeye götürdü.My uncle took me for a ride in the countryside.
Teyzem kırsalda yalnız bir evde yaşıyor.My aunt lives in a lonely house in the country.
Mevcut kırk kişi vardı.There were forty people present.
Saatle mini karavan kirala.Hire a minivan by the hour.
Küçük bir araba kiralamak istiyorum.I'd like to rent a compact car.
Biraz hayal kırıklığına uğradım.I was a little disappointed.
Kız bana bir kırmızı ve bir beyaz gül getirdi.The girl brought me a red and a white rose.
Kız bana bir kırmızı beyaz gül getirdi.The girl brought me a red and white rose.
Çocuk vazoyu kırdığını itiraf etti.The boy admitted having broken the vase.
Çocuğun kırmızı bir yüzü vardı.The boy had a red face.
Çocuk pencereyi kırdığını kabul etti.The boy admitted breaking the window.
Yerde kırık cam parçaları vardı.There were bits of broken glass on the floor.
Zemin o kadar kirli ki yıkanması gerekir.The floor is so dirty that It requires washing.
Pasif insan nadiren, kırk yılda bir, kendini ifade eder.The passive man seldom, if ever, expresses himself.
Kilit kırık.The lock is broken.
Yemek kötü olduğunda, gerçek bir hayal kırıklığıdır.When the food is bad, it's a real letdown.
Trafik ışığı kırmızıya döndü.The traffic light changed to red.
Işığın kırmızıya döndüğüne dikkat etmedim.I didn't notice the light turn red.
Trafik ışığı kırmızıya dönünce arabasını durdurdu.The signal turning red, he stopped his car.
Sinyal kırmızıydı.The signal was red.
Işık kırmızıya döndü.The light turned red.
Trafik ışıklarının hepsi kırmızıydı.The traffic lights were all red.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod