Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Dan kalbi kırıktı.Dan was brokenhearted.
Bahçede büyük bir kiraz ağacı var.There's a big cherry tree in the garden.
Tekir kedi kırmızı iplikle oynuyor.The striped cat is playing with red yarn.
Şarap kırmızıydı.The wine was red.
Ok kılıfı kırmızıydı.The quiver was red.
Dan kirasını Linda'ya hiç ödemedi.Dan never paid his rent to Linda.
Tom, tavsiyeleri sağır kulaklara düştüğünde hayal kırıklığına uğradı.Tom became frustrated when his suggestions fell on deaf ears.
Ağaçlarda görünen sarı, kırmızı ve kahverengi yapraklar sonbaharın ilk işaretidir.The yellow, red and brown leaves appearing on the trees are the first sign of autumn.
Tom'un kalbi kırıktı.Tom was brokenhearted.
Tom çatıdan düştü ve üç kaburgasını kırdı.Tom fell off the roof and broke three ribs.
Kurt kırmızı başlıklı kızı yedi. Avcı kurtu vurdu.The wolf ate Little Red Riding Hood. The hunter shot the wolf.
Onun hayal kırıklığını anlıyorum.I understand his frustration.
Tom'un hayal kırıklığını anlıyorum.I understand Tom's frustration.
Kırmızı dolmalık biberleri çiğ yemek istiyorum.I like to eat red bell peppers raw.
Kırılmış bir kalbi nasıl tamir edebilirsin?How can you mend a broken heart?
Dan göz bile kırpmadı.Dan didn't even blink.
Yeşil ışık ... Kırmızı ışık!Green light... Red light!
Dan'ın kira kontratı sona erdi.Dan's lease expired.
Dan kirayı Linda ile bölüştü.Dan split the rent with Linda.
Dan'in kiracıları tahliye ettireceği biliniyordu.Dan was known to evict tenants.
Dan eski kiracılarından biri tarafından dava edildi.Dan was sued by one of his former tenants.
Dan büyükbabasının arabasının kırmızı iç kaplamasını hatırlar.Dan remembers the red interior of his grandfather's car.
Dan o arabayı Londra'dan kiraladı.Dan rented that car from London.
Dan kiralık arabayı polis istasyonunun yanına park etti.Dan parked the rental car near the police station.
Dan, Linda'nın bahçesinde bir yığın kirli elbise buldu.Dan discovered a pile of dirty clothes in Linda's backyard.
Daha az kırmızı et yemelisin.You should eat less red meat.
Kiribati dilini biliyor musunuz?Do you speak Kiribati?
Kiramın yarın vadesi doldu.My rent's due tomorrow.
Tom kirli ayakkabılarına baktı.Tom looked down at his dirty shoes.
Tom kırmızı bir gömlek giyiyordu.Tom was wearing a red shirt.
Tom'un kirayı ödemek için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to pay the rent.
Bu ayın kirasını ödeyebilmesi için Tom'a biraz ödünç para verdim.I lent Tom some money so he could pay this month's rent.
Sanırım Tom tabağı bilerek kırdı.I think Tom broke the dish on purpose.
Bunlar çok kırılgandırlar.These are very fragile.
Her yerde kırık cam vardı.There was broken glass everywhere.
Tom giysilerini kirletmekten korkmuyor.Tom isn't afraid to get his clothes dirty.
Tom giysilerini kirletmekten korkmuyordu.Tom wasn't afraid to get his clothes dirty.
Tom kolunu kırdığından beri üç hafta oldu.It's been three weeks since Tom broke his arm.
Tom kazada sağ kolunu kırdı.Tom broke his right arm in the accident.
Tom kalbimi kıran ilk arkadaştı.Tom was the first guy who broke my heart.
Tom kalbimi kıran ilk çocuktu.Tom was the first boy who broke my heart.
Dan restoranın üstünde bir daire kiraladı.Dan rented an apartment above a restaurant.
Ev kırmızıdır.The house is red.
O, odayı kiralıyor.He's renting the room.
Bir bardak kırdım - onları temizlemeden önce kırıkların üzerine basmamaya çalış.I broke a glass - try not to step on the shards before I clean them up.
Ben bir mavi, bir kırmızı ve bir siyah kurşunkalem istiyorum.I want a blue, a red and a black pencil.
Böyle bir fırsat ancak kırk yılda bir gelir.A chance like this only comes along once in a blue moon.
Umarım sen ve Tom çok hayal kırıklığına uğramazsınız.I hope you and Tom won't be too disappointed.
Umarım çok hayal kırıklığına uğramazsın.I hope you won't be too disappointed.
Bugün belirli bir kimse müthiş kırılgan oluyor.A certain someone is being awfully fragile today.
Kiril alfabesi, Latin alfabesinden daha fazla yer kaplıyor.The Cyrillic alphabet takes up more space than the Latin one.
Sabun kiri temizleyebilir.Soap can clean grime.
Mavi yüzgeçli orkinos kırk yıla kadar yaşayabilir.Bluefin tuna can live up to 40 years.
Tom kilidi kırmaya çalışıyor.Tom is trying to break the lock.
O benim kalbimi kırmadı. O benim ruhumu kırdı.He didn't break my heart. He broke my spirit.
Mary sahte kirpikler taktı.Mary wore false eyelashes.
Tom kızlara göz kırptı.Tom winked at the girls.
Tom kötü bir şapka giydi ve bize göz kırptı.Tom wore a hard hat and winked at us.
Sanırım camı kıran Tom olmalı.I think it must've been Tom who broke the window.
Bir motorbot kiralamak istiyorum.I'd like to rent a motorboat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod