Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu kadar çok kırmızı et yememelisin.You shouldn't eat so much red meat.
Akşam yemeğinden sonra bir bardak kırmızı şarap içtim.I drank a glass of red wine after dinner.
Tom Mary'ye baktı ve sonra ona göz kırptı.Tom looked at Mary and then winked at her.
Bir araç kiralamak istiyorum.I want to rent a car.
Nereden sörf kiralayabilirim?Where can I rent a surfboard?
Tom bana hayal kırıklığına uğradığını söyledi.Tom told me that he was disappointed.
Neden çitini kırmızıya boyadın?Why did you paint your fence red?
Ne içiyorsun, beyaz mı kırmızı mı?What are you drinking, white or red?
Tom Mary'nin kirayı ödemeyi unuttuğunu öğrendiğinde üzülecek.Tom is going to be upset when he finds out that Mary forgot to pay the rent.
Büyük başarı kutlamasını sıklıkla acı hayal kırıklığı takip eder.Great jubilation is often followed by bitter disappointment.
Kerry "Sibirya karşılığında Kırım!"Kerry: "Crimea in exchange for Siberia!"
Boynuna kırmızı bir atkı takmıştı.She wore a red scarf around her neck.
Boynuna kırmızı bir eşarp bağlamıştı.She wore a red scarf around her neck.
Ben yaklaşık kırk yaşındayım ve hâlâ evli değilim.I am nearly forty and still not married.
Ben yaklaşık kırk yaşındayım ve hâlâ bekarım.I am nearly forty and still unmarried.
Ailemi hayal kırıklığına uğratmak istemiyordum.I didn't want to disappoint my parents.
Tom bir bisiklet kazasında bacağını kırdı.Tom broke his leg in a cycling accident.
Seni hayal kırıklığına uğrattığımı düşünmedin, değil mi?You didn't think I let you down, did you?
O, bir gülümseme ile hayal kırıklığını gizledi.She covered up her disappointment with a smile.
Birisi tüm otobüs duraklarının camlarını kırdı.Someone broke all the bus shelter windows.
Balık akvaryumunu kim kırabilirdi?Who could've broken the fishbowl?
Kırsalda yürüyüşe gitmek istiyorum.I want to go for a walk in the countryside.
Camı kimin kırdığını biliyor musun?Do you know who broke the window?
Ateşin var mı? Yanakların kırmızıdır.Do you have a fever? Your cheeks are all red.
Pantolonum morumsu kırmızı.My pants are magenta.
Merdivenlerden aşağıya inemiyorum. Her iki bacağım kırık.I'm not able to go down the stairs. Both my legs are broken.
Eğer tuhaf bir şey olursa kırmızı marş düğmesine basın.If something strange happens, press the red starter-button.
"Neden benim vazomu kırdın?" "Kısasa kısas.""Why did you break my vase?" "Tit for tat."
Bisikletini her zaman kirli bırakıyorsun.You always leave your bike filthy.
Bisikletlerini her zaman kirli bırakıyorsun.You always leave your bikes filthy.
Bu ayın kirasını ödemek için yeterli param yok.I don't have enough money to pay this month's rent.
Yolun iki tarafında da kiraz ağaçları var.On both sides of the road there are cherry trees.
Zeminde her yerde kırık cam vardı.There was broken glass all over the floor.
Kirazlar kurtlanmış.The cherries are wormy.
Kirazların içinde kurt var.The cherries are wormy.
Mary, Tom onun vazosunu kırdıktan sonra nefretle doldu.Mary bristled with rage after Tom broke her vase.
Mary hayal kırıklığına uğradı.Mary was disappointed.
Maral'ın annesi kırk üç yaşında.Maral's mother is forty-three.
Tom sabırsızlanmaya ve hayal kırıklığına uğramaya başladı.Tom started getting impatient and frustrated.
Tom'un köpeği bir kırma.Tom's dog is a mutt.
Çok hayal kırıklığına uğradım, Mary bilgisayarını onaramadı.Much to my disappointment, Mary failed to repair the computer.
O göz kırptı.He blinked.
Onlar kırılan fayansları değiştirdikleri için havuz kapalı.The pool is closed because they are changing the broken tiles.
Kırmızı ruj sürmeyi tercih etmem.I don't prefer to wear red lipstick.
O kırmızı şarap içer.He drinks red wine.
O kırmızı şarap içiyor.He's drinking red wine.
Kırmızı tercih ederim.I prefer red.
Pencereyi dün kim kırdı?Who broke the window yesterday?
Şehir arabalar tarafından üretilen siyah dumanla kirletilmiş.The city is contaminated with that black smoke produced by engines with wheels.
Mutasyonların kökeni kirletilmiş su tüketiminde gibi görünüyor.It seems that the origin of the mutations is in the consumption of contaminated water.
Kirliliğin bölgenin ekosistemine yıkıcı sonuçları oluyor.Pollution is bringing devastating consequences for the regional ecosystem.
Kirlilik, bölge ekosistemine yıkıcı sonuçlar doğuruyor.Pollution is bringing devastating consequences for the regional ecosystem.
Onun sakalında bir kırıntı var.There is a crumb in his beard.
Sigara içenler havayı kirletmektedir.Smokers foul up the air.
Tom'un kirli elleri var.Tom has dirty hands.
Nereden bir kiralık araba alabilirim?Where can I get a rental car?
Kırmızı tabela ne diyor?What does the red plaque say?
Kirli bir çevrede olmayı seviyorlar.They love to be in a dirty environment.
Büyük kırmızı burunlu komik bir palyaço gördüm.I saw a funny clown with a big red nose.
Hangi meyve kırmızı?Which fruit is red?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod