Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu büyük bir hayal kırıklığıydı.It was a huge disappointment.
Ben çok hayal kırıklığına uğradım.I was very disappointed.
Neyse ki kimse hayal kırıklığına uğramayacak.Hopefully, no one will be disappointed.
Sandalyeyi kim kırdı?Who broke the chair?
Birkaç kötü kırığım vardı.I had some bad breaks.
Bazı kötü kırıklarım vardı.I had some bad breaks.
Nerede bir tekne kiralayabileceğimi biliyor musun?Do you know where I can rent a boat?
Bir şey kırmamak için çok dikkatli olmalıyız.We need to be very careful not to break anything.
Burnum üç kez kırıldı.My nose has been broken three times.
Tom, Mary'nin beyaz elbisesinin her yerine kırmızı şarap döktü.Tom spilled red wine all over Mary's white dress.
Onun beyaz ayakkabıları koyu kırmızı izler bırakıyor.Her white shoes leave dark red traces.
Hiçbir kemik kırılmadı.No bone was broken.
Ağlamaklı melodi onun kalbini kırdı.The plaintive melody broke her heart.
Sizi hayal kırıklığına uğrattığımı biliyorum fakat bunu telafi edeceğim.I know I've let you down, but I'll make it up to you.
Buzkıranlar kargo taşımak ve buz kırmak için kullanılır.Icebreakers are used to carry cargo and break ice.
Onun uzun kirpikli güzel koyu gözleri vardı.He had handsome dark eyes with long lashes.
Benim plastik şişem kırık.My plastic bottle broke.
O duvara yumruk atarken elini kırdı.She broke her hand punching the wall.
Çocukluğun ilk kırk yılı en zorudur.The first 40 years of childhood are the most difficult.
Tom gözlüklerini düşürdüğünde gözlük çerçevelerini kırdı.Tom broke his eyeglass frames when he dropped his glasses.
Sihirli lamba kırılıp açıldı ve cin serbest kaldı.The magic lamp broke open and the genie was released.
Onlara kırık bir bacağım olduğunu söyle.Tell them I have a broken leg.
Ona kırık bir bacağım olduğunu söyle.Tell him I have a broken leg.
Onun göz kırptığını gördüm.I saw him blink.
Kirli iş yapmama izin ver.Let me do the dirty work.
Bizi hayal kırıklığına uğrattın.You let us down.
Onları hayal kırıklığına uğrattın.You let them down.
Seni hayal kırıklığına uğrattım.I've let you down.
Onu hayal kırıklığına uğrattım.I've let him down.
Onları hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to let them down.
Onu hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to let him down.
Onları hayal kırıklığına uğratmayacağım.I won't let them down.
Onu hayal kırıklığına uğratmayacağım.I won't let him down.
Şimdi onları hayal kırıklığına uğratma.Don't let them down now.
Şimdi onu hayal kırıklığına uğratma.Don't let him down now.
Onları hayal kırıklığına uğrattım.I let them down.
Ben onu hayal kırıklığına uğrattım.I let her down.
Onların onurunu kırmak istemiyorum.I don't want to insult them.
Ben hiç onun kalbini kırmak istemedim.I never wanted to hurt him.
Ben asla onun kalbini kırmak istemedim.I never meant to hurt him.
Biz onların kalbini kırmak istemiyorduk.We didn't mean to hurt them.
Biz onun kalbini kırmak istemiyorduk.We didn't mean to hurt him.
Kim seni kiralamak istiyor?Who'd want to hire you?
Onları kiralamak benim fikrim değildi.It wasn't my idea to hire them.
Onların cesaretini kırmayalım.Let's not discourage them.
Onun cesaretini kırmayalım.Let's not discourage him.
Bu bizi hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed us.
Bu onları hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed them.
Bu beni hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed me.
Bu onu hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed him.
Ben onları hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to disappoint them.
Tom bana göz kırptı.Tom winked at me.
Tom'un kirli bir zihni vardır.Tom has a dirty mind.
Seni hayal kırıklığına uğratmak istemedim.I wouldn't want to disappoint you.
Tom annesininkine yakın bir daire kiraladı.Tom rented an apartment near his mother's.
Tom sağ kolunu kırdı.Tom broke his right arm.
Hava saldırısı düşman için cesaret kırıcıydı.The air raid was demoralizing for the enemy.
Dan yere düştü ve üç kaburgası kırıldı.Dan fell to the ground and broke three ribs.
Dan yerel bir araba kiralama ajansında görüldü.Dan was spotted at a local car rental agency.
Sana Dan'ın ne kadar hayal kırıklığına uğradığını söyleyemem.I can't tell you how disappointed Dan was.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod