Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hiç kırık kemik yok.There are no broken bones.
Sinyal kırmızı renkte iken yolu geçmeyin.Tom kicked the door shut behind him.
Bunu nasıl kırdın?How did you break it?
Tom kazara Mary'nin en sevdiği heykelciğini rafa attı ve kırdı.Tom accidentally knocked Mary's favourite figurine off the shelf and broke it.
Tom kırk beş dakika geç kaldı.Tom was forty-five minutes late.
Tom iki bacağını da kırdı.Tom broke both his legs.
Tom bacaklarından birini kırdı.Tom has broken one of his legs.
Biz bir konuk evinde kiralık bir oda bulduk.We found a room to rent in a guest house.
Tom Mary'yi hayal kırıklığına uğratmadı.Tom didn't disappoint Mary.
Tom birkaç şey kırdı.Tom has broken a few things.
Tom camı kıranın o olmadığını söyledi.Tom said it wasn't him who broke the window.
Hiç bir yerini kırdın mı?Did you ever break a bone?
Kırmızı hapı mı yoksa mavi hapı mı alacaksın?Will you take the red pill or the blue pill?
Üzgünüm, seni kırmak istemedim.I'm sorry, I didn't mean to offend you.
Tom, Mary'nin pahalı Çin Ming vazosunu kırdı.Tom broke Mary's expensive Chinese Ming vase.
Tom kırık farı işaret etti.Tom pointed to the broken headlight.
Tom üç odalı bir daire kiralar.Tom rents a three-room apartment.
Tom Mary'nin camı kırdığını söyledi.Tom saw Mary break the window.
Camı kıranın Tom olduğunu nasıl biliyorsun?How do you know it was Tom who broke the window?
Tom ve Mary nehrin yanında birkaç kır çiçeği topladı.Tom and Mary picked some wildflowers by the river.
Hem Tom hem Mary hayal kırıklığına uğramış görünüyor.Both Tom and Mary look disappointed.
Tom kutuyu kırarak açmaya çalıştı.Tom tried to pry open the box.
Tom bir tornavida ile pencereyi kırarak açmaya çalıştı.Tom tried to pry open the window with a screwdriver.
En sevdiğim renk kırmızı.My favourite colour is red.
Camı kıran kişinin Tom olduğunu mu söylüyorsun?Are you saying Tom was the one who broke the window?
Tom'un kirli işler yapmasına izin ver.Let Tom do the dirty work.
Ayaklarının altındaki buz kırılacak.The ice under your feet will break.
Kırmızı eti çok severim.I really like red meat.
Onun kırk yaşının üzerinde olduğunu düşünüyorum.I think she's over forty.
Kırmızı kalemin var mı?Do you have any red pencils?
Kimi kiralamayı planlıyorsun, bilmem gerek.I need to know who you plan to hire.
Sonbaharda kırlangıçlar güneye uçar.In the autumn, swallows will fly south.
Ben köpeğimin tırnaklarını kırpmayı unuttum.I forgot to trim my dog's nails.
Tom büyük olasılıkla kırmızı arabayı satın alacak.Tom will most likely buy the red car.
Ben Tom'u hayal kırıklığına uğratmak istemedim.I didn't want to disappoint Tom.
Camı kıran kişi ben değildim.I wasn't the one who broke the window.
Bir korku filmi izlemek istedim ama kız arkadaşım korkmuş ve komedi kiralamış.I wanted to watch a horror movie, but my girlfriend is scared and rented comedy instead.
Bu binadaki kiracıların çoğu sanatçıdır.Most of this building's tenants are artists.
Ekonomik büyüme çevre kirliliği pahasına sürdürülmemelidir.Economic growth must not be pursued at the expense of environmental pollution.
Bir daha buralara gelirsen bacaklarını kırarım.I'll kick your ass if I see you around again.
Kiralık arabamız yolculuk sırasında bozuldu.Our rented car broke drown during the journey.
O bana göz kırptı.He winked at me.
Kırmızımsı kahverengi çatılı bina bir kilisedir.The building with the reddish brown roof is a church.
Tom Mary'ye baktı ve göz kırptı.Tom looked at Mary and winked.
Tom biraz hayal kırıklığına uğramış olacak.Tom is going to be a little disappointed.
Tom, beni hayal kırıklığına uğrattın.Tom, you've disappointed me.
Tom kırık bacağına baktı.Tom looked down at his broken leg.
Konser biraz hayal kırıklığına uğratıcıydı.The concert was a bit disappointing.
Bazı yeni garsonlar kiralamak zorunda kalabiliriz.We might have to hire some new waiters.
Tom sonuçlardan dolayı hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom seemed disappointed with the results.
Tom ailesini hayal kırıklığına uğratmak istemiyor.Tom doesn't want to disappoint his parents.
Tom kirasını ödemeyi unuttu.Tom forgot to pay his rent.
Camı kimin kırmış olabileceğine dair hiçbir fikrim yok.I have no idea who might've broken the window.
Kırık camı onarmak için buradayım.I'm here to fix the broken window.
Mary partisine gelmediği için Tom hayal kırıklığına uğradı.Tom was disappointed that Mary didn't come to his party.
Tom camı kıranın ben olduğumu nasıl anladı?How did Tom find out it was me who broke the window?
Tom ve Mary kiralık bir evde yaşıyorlar.Tom and Mary live in a rental house.
Güneş yaklaşık 5 milyar yıl içinde kırmızı bir dev olacaktır.The sun will become a red giant in about 5 billion years.
O, kiralık bir odada yaşıyor.He lives in a rented room.
Biri senin kalbini kırdı mı?Did someone break your heart?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod