Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Senin kırmızı yanakların masumiyet saçıyor.Your red cheeks radiate innocence.
O, rekoru kırdı.He broke the record.
Dünya rekorunu kırdım.I broke the world record.
Kahve makinesini kim kırdı?Who broke the coffee machine?
Genellikle kırmızı şarap ile ne yersin?What do you usually eat with red wine?
Yapacak çok az şeyim olduğu için hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed that I had so little to do.
O kirayı faiziyle ödedi.She paid the rent with interest.
Her zaman ayın ilk günü kiranı ödemen gerekiyor.You're supposed to always pay your rent on the first of the month.
Kiranı her zaman ayın ilk gününde ödemen gerekiyor.You're supposed to always pay your rent on the first of the month.
Tom rekoru kırdı.Tom broke the record.
Tom plağı kırdı.Tom broke the record.
Kira ne kadar?How much is the rent?
Tom şişeye taş attı, onu vurdu ve onu kırdı.Tom threw a rock at the bottle, hit it and broke it.
Bunu sen kırdın.You broke it.
Sen kırmızı biberi seversin, değil mi?You love chili, don't you?
O, kırmızı biberi seviyor.He loves chili.
Tom kırmızı biberi seviyor.Tom loves chili.
Kırmızı biberi sever.She loves chili.
Mary kırmızı biberi seviyor.Mary loves chili.
Biz kırmızı biberi seviyoruz.We love chili.
Onlar kırmızı biberi seviyor.They love chili.
Vitrin bir taşla kırıldı.The shop window was broken by a stone.
Ben bir tane kirlettim.I dirtied one.
Sen bir şey kırmadın.You broke nothing.
O bir cam kırdı.She broke a glass.
O bir bardak kırdı.She broke a glass.
O, vazoyu kırdı.She cracked the vase.
O bir sürücü kiraladı.She hired a driver.
Camlardan biri kırıldı.One of the windows was broken.
Pencerelerden biri kırıldı.One of the windows was broken.
Sen benim Arap Baharı'nın sonuçlarında uğradığım kadar hayal kırıklığına uğradın mı?Were you as disappointed as I was in the results of the Arab Spring?
Tom camı kırdığı için özür diledi.Tom apologized for breaking the window.
Ben pantolonumdaki kiri süpürdüm.I wiped the dirt off my pants.
Sürahiyi düşürdüm ve o kırıldı.I dropped the pitcher and it broke.
Camı kim kırdı? O kırdı.Who broke the window? He did.
Birçok rap şarkıları kadınlar için onur kırıcı.Many rap songs are degrading to women.
Tom sana ne kadar kira ödetiyor?How much rent does Tom charge you?
CEO sonuçla çok hayal kırıklığına uğradı.The CEO is very disappointed with the result.
Tom kapı camını kırdı, içeriye girdi, kapının kilidini açtı ve arabaya bindi.Tom broke the door window, reached inside, unlocked the door and got into the car.
Ona yardım ettikten sonra kirli hissettim.I felt dirty after helping him.
O, sinyal kırmızı iken caddeyi geçti.He crossed the street when the signal was red.
Kolumu kırdım, bu nedenle bütün hafta boyunca bandaj takmak zorundayım.I've broken my arm, so I have to wear a bandage for the whole week.
Bir kirpi ve oklu kirpi arasında ne fark vardır?What's the difference between a hedgehog and a porcupine?
Ben çocukken kolumu kırdım.I broke my arm when I was a child.
Onun hamile olup olmadığını sorduğunda pot kırdı.He committed a faux pas when he asked whether she was pregnant.
Kırmızı kıyafetler ona uygun.Red clothes suit her.
Kira çok makul.The rent is very reasonable.
O yeni kırmızı üstü açılabilir bir araba sürüyordu.He was driving a new red convertible.
Buralarda kiralamak için bir yeri olan birini tanıyor musunuz?Do you know anybody around here who has a place to rent?
Bu ayın kirasını ev sahibine az önce ödedim.I just paid this month's rent to the landlord.
Bu ay kiramı ödeyemiyebilirim.I may not be able to pay my rent this month.
Ne kadar hayal kırıklığına uğramış olduğunu anlıyorum.I realize how frustrated you must be.
Bu bir araba için gerçekten kırmızının garip bir tonu.That's a really weird shade of red for a car.
Bir film kiraladık.We rented a movie.
Seni çok hayal kırıklığına uğrattık.We're very disappointed in you.
Muhtemelen hayal kırıklığına uğradın.You'd probably be disappointed.
Tom ve Mary oğullarıyla hayal kırıklığına uğradılar.Tom and Mary are disappointed in their son.
Tom ve Mary akşam yemeğinden sonra bir şişe kırmızı şarabı paylaştı.Tom and Mary split a bottle of red wine after dinner.
Tom üç şişe kırmızı şarap aldı.Tom bought three bottles of red wine.
Tom kolunu kırdı.Tom broke his arm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod