Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kaşık kirli.The spoon is dirty.
Tabaklar kirli.The plates are dirty.
Bardağı kırdım.I smashed the glass.
Hırsız kırık bir pencereden içeriye girdi.The burglar got in through a broken window.
Tom biraz hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.Tom seemed to be a bit disappointed.
O birçok kalp kırdı.He has broken many hearts.
Tom özel bir dedektif kiraladı.Tom hired a private detective.
O, parlak kırmızıya döndü.She turned bright red.
Damlayan dondurma,onun pantolonunu kirletmiş.The dripping ice cream dirtied his pants.
Büsbütün hayal kırıklığı, biz hayallerimizin yok olduğunu gördük.Quite frustrated, we saw our dreams disappear.
Onu yiyecek için yalvarmasını görmek kalbimi kırdı.It broke my heart to see her begging for food.
Benim kanım seninkinden daha kırmızı değil.My blood is no redder than yours.
Tüfeğin tepmesi senin omzunu kırabilir.The kick of the rifle can break your shoulder.
Gitarımdaki bir tel kırıldı.A string on my guitar broke.
Ben dünya rekoru kırmak için eğitiliyorum.I am trained to break the world record.
Bir mermi ona vurduğunda ağaç dalı kırıldı.The tree branch broke when a bullet hit it.
Deneyin sonuçları bizi çok büyük hayal kırıklığına uğrattı.The results of the experiment have disappointed us very much.
O, dudaklarını asla kırmızıya boyamaz.She never paints her lips red.
Kırık vitray parçaları, suç delillerinden biriydi.Pieces of broken stained glass were one of the evidences for the crime.
Sen kırık bir vitraydan yaralanabilirsin.You can get injured from a shard of stained glass.
Golf sahaları su kirliliğinin başlıca sebeplerinden biridir.Golf courses are a major cause of water pollution.
Kirlilik nedeniyle balıkçılık yasaktır.Fishing is prohibited because of the pollution.
Ahırın kilidi kırılmış.The lock on the stable is broken.
O kırmızı gömleği bana vaftiz babam verdi.My godfather gave me that red shirt.
Tavuk eti beyazdır, halbuki bir öküzünkü kırmızıdır.Chicken meat is white, whereas that of an ox is red.
Dana eti kırmızıyken tavuğunki beyazdır.Chicken meat is white, whereas that of an ox is red.
Kiraz suyu içiyorsun.You're drinking cherry juice.
Pirinç arsenik ile kirletilmiş.This rice is contaminated by arsenic.
Senin için böylesine büyük bir hayal kırıklığı olduğum için üzgünüm.I'm sorry I'm such a big disappointment to you.
Tom kırık bir kemikle hastanede olan Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary, who was in the hospital with a broken bone.
Mary'nin kirpilerin üstündeki kitabı onun bu hayvanlara sevgisini göstermektedir.Mary's book on hedgehogs demonstrates her love for these animals.
Yumurtaları kırın ve yumurta sarılarını çıkarın.Break the eggs and remove the yolks.
Biz kapıyı kırmak zorunda kaldık.We had to break open the door.
Benim kumbaram benim yaramaz kız kardeşim tarafından kırıldı.My piggy bank was broken by my naughty sister.
Seni kırmadığımı umuyorum.I hope I haven't offended you.
O da bir araba kiralayabilirdi.She could also hire a car.
Ayrıca bir araba kiralayabilirsin.You could also hire a car.
Tom bir araba kiralamak istedi.Tom wanted to rent a car.
Tom'un bir araba kiralamak için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to rent a car.
Tom havaalanında bir araba kiraladı ve onu Mary'nin evine sürdü.Tom rented a car at the airport and drove it to Mary's house.
Kirli çamaşırlarını herkesin önünde havalandırma.Don't air your dirty laundry in public.
Tom bir kiralık katil.Tom is a goon.
Babam kırık sandalyeyi tamir etti.My father fixed the broken chair.
Bu şarap kırmızıdır.This wine is red.
Bu, kırmızı şarap.This is red wine.
Tom sadece kırık Fransızcayla konuşabilir.Tom can only speak in broken French.
Ben hiç kırmızı bir deniz görmedim.I've never seen a red sea.
Oğlunun ölümü onun kalbini kırdı.Her son's death broke her heart.
Kırsala taşınmak istiyorum.I want to move to the country.
Tom'un pijamalarına basılmış sevimli küçük kırmızı bir sincap resmi var.Tom's pajamas have a picture of a cute little red squirrel printed on them.
Kirazlar toplamak için yeterince olgun mu?Are the cherries ripe enough to pick?
Tom Mary'yi izlemesi için özel bir dedektif kiraladı.Tom hired a private detective to follow Mary.
Tom her zaman kirli bulaşıkları lavaboya bırakır.Tom always leaves dirty dishes in the sink.
Tom kırsal alanda yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live in the country.
Tom bir şişe ucuz kırmızı şarap aldı.Tom bought a bottle of cheap red wine.
Tom kırsalda yaşamak istiyor.Tom wants to live in the country.
Tom bacaklarının her ikisini de kırdı.Tom broke both of his legs.
Tom hayal kırıklığına uğramamıştı.Tom wasn't disappointed.
Tom gözlerini kırptı.Tom blinked his eyes.
Ben kırmızı şarabı beyaz şaraptan daha çok seviyorum.I like red wine much more than white wine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod