Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir araba kiralayacağım.I'll rent a car.
Onlar kırmızı.They're red.
O, gözlerini kırptı.She blinked her eyes.
O, dünyadaki en kirli şehirlerden biridir.It's one of the most polluted cities in the world.
Ben üzgün değilim ama gerçekten hayal kırıklığına uğradım.I'm not upset, but I'm really disappointed.
Buzdolabı kirli.The refrigerator is dirty.
Bir otelde oda kiraladım ve doğruca yatmaya gittim.I checked into a hotel and went right to sleep.
Düştüm ve kolumu kırdım.I fell and broke my arm.
Kira sözleşmesi bittiği zaman onu yenileyecek misin?Are you going to renew your lease when it expires?
Tom bir ragbi maçı sırasında sol ayak bileğini kırdı.Tom broke his left ankle during a rugby match.
Güneşte mi yandın? Burnunun ucu tamamen kırmızı.Did you get a sunburn? The tip of your nose is completely red.
Benim arabam kırmızı.My car is red.
O, erkek arkadaşına vurdu ve onun burnunu kırdı.She hit her boyfriend and broke his nose.
Çocuklardan biri kilidi kırdı.One of the kids broke the lock.
Biri kilidi kırdı ve bisikletimi çaldı.Someone broke the lock and stole my bike.
Savaş sırasında, onlar kırsal kesimde yaşadılar.During the war, they lived in the countryside.
Yüz kırk dördün karekökü on ikidir.The square root of one hundred forty-four is twelve.
Kırmızı saçları var bu yüzden ona "Havuç" lakabını taktılar.She has red hair, so they gave her the nickname "Carrot".
Onun saçları kırmızımsı. Bu yüzden onun lakabı Havuç.She has reddish hair. That's why her nickname is Carrot.
Hayal kırıklığına uğramıştın.You were disappointed.
Tuvaletin girişi çok kirli.The entrance to the toilet is very dirty.
Shay David'in anlattığı fıkrayı duyduğunda gülmekten kırıldı.Shay burst out laughing when she heard the joke that David told.
Kırmızı gözlerim var.I have red eyes.
Annen için böyle bir hayal kırıklığısın.You have been such a disappointment to your mother.
Onlar koyunları kırptı.They sheared the sheep.
Kırmızı balonu istiyorum.I want the red balloon.
Kırsalda İngilizce eğitimi seviyesi çok düşük.The level of English instruction in the country is very low.
Tom kırmızı düğmeye mi yoksa mavi olana mı basacağından emin değildi.Tom wasn't sure whether to press the red button or the blue one.
Tom sadece ayak bileğini burkmadı. O, ayak parmaklarından üçünü kırdı.Tom didn't just sprain his ankle. He broke three of his toes.
Tom kirli tabakları mutfağa taşıdı.Tom carried the dirty dishes into the kitchen.
Tom ayrıca sağ ayağındaki ayak başparmağını kırdı.Tom also broke his big toe on his right foot.
Bence Tom, kiralamamız gereken adam.In my opinion, Tom is the guy we need to hire.
Tom'un kirası aylık üç yüz dolar.Tom's rent is three hundred dollars a month.
Camı kıranın sen olduğunu biliyoruz.We know it was you that broke the window.
Tom kırık bardağı dikkatle aldı.Tom carefully picked up the broken glass.
Tom ellerini kirli havlu ile sildi.Tom wiped his hands on the dirty towel.
Tom kırık bardakla parmağını kesti.Tom cut his finger on the broken glass.
Tom ve Mary her ikisi de hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom and Mary both sounded disappointed.
Tom kırmızımsı turuncu bir kravat takıyor.Tom is wearing a reddish-orange tie.
Tom Mary'nin hayal kırıklığı görebiliyordu.Tom could see Mary's disappointment.
Tom tamamen hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom looked utterly disappointed.
Tom bir tabak düşürdü ve kırıldı.Tom dropped a dish and it broke.
Tom'un parmaklarından biri kırıldıOne of Tom's fingers was broken.
Tom'un parmaklarından biri kırıldı.One of Tom's fingers was broken.
Tom kırık camları topladı.Tom picked up the broken glass.
Tom çok hayal kırıklığına uğrardı.Tom would be so disappointed.
Tom gözle görülebilir bir şekilde hayal kırıklığına uğramış.Tom was visibly disappointed.
Tom çok hayal kırıklığına uğramış görünüyor.Tom looks very disappointed.
Tom belli ki hayal kırıklığına uğramış.Tom is obviously frustrated.
Tom çok hayal kırıklığına uğramıştı.Tom was very disappointed.
Hayal kırıklığına uğramış olmalısın.You must be disappointed.
Tom hâlâ hayal kırıklığına uğramış.Tom is still frustrated.
Tom gülmekten kırıldı.Tom cracked up laughing.
Tom gerçekten kırgın görünüyor.Tom looks really hurt.
O cesaret kırıcıydı.That was discouraging.
Tom bir araba kiraladı.Tom rented a car.
Tom kırgın olabilir.Tom may be hurt.
Kırmızı bayrağı görmedin mi?Didn't you see the red flag?
Kırmızı bayrağı görmediniz mi?Didn't you see the red flag?
Laurie bardağı kırdı.Laurie broke the glass.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod