Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'a kirasını ödemesini hatırlatmam gerekiyor.I must remind Tom to pay his rent.
Tom'a kirasını ödemesini hatırlatmalıyım.I must remind Tom to pay his rent.
Biraz hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim.I must say I'm a bit disappointed.
Ayağının kırık olmadığından emin olmam gerekiyor.I need to make sure your leg isn't broken.
O kırmızı ışıkta yolu yaya geçti.He crossed the road on foot at the red light.
Işık kırmızıyken o, yolu yaya geçti.He crossed the road on foot when the light was red.
Bir şişe kırmızı şarap açtım.I opened a bottle of red wine.
Kalplerimiz kırık ama ruhumuz değil.Our hearts are broken, our spirit is not.
Tom'un ayağını kırdığı günü hatırlıyorum.I remember the day Tom broke his leg.
O film biraz hayal kırıklığına uğratıcı.That movie was a bit disappointing.
Tom sınıfta bir cam kırdı.Tom broke a window in the classroom.
Tom Mary'nin kalbini kırdı.Tom broke Mary's heart.
Tom ellerini kirletmeyi sevmiyor.Tom doesn't like to get his hands dirty.
Ne yaparsan yap, göz kırpma.Whatever you do, don't blink.
Dikkatli olmazsan onu kırarsın.You'll break it if you're not careful.
Hayal kırıklığına uğradın, değil mi?You're disappointed, aren't you?
Misafir yatak odasını kiraya verdim.I rented out the guest bedroom.
Tom'un göz kırptığını gördüm.I saw Tom blink.
Bugün kira kontratı imzaladım.I signed the lease today.
Bir parça kırılmış cama bastım.I stepped on a piece of broken glass.
Sanırım kolumu kırdım.I think I broke my arm.
Sanırım bacağım kırık.I think my leg is broken.
Sanırım bacağım kırılmış olabilir.I think my leg might be broken.
Sanırım Tom kırgın olabilir.I think Tom might be displeased.
Sanırım Tom'un bacağı kırık.I think Tom's leg is broken.
Bence onu kıran sensin.I think you are the one who broke it.
Kırk yaşın üzerindedir.He's over forty.
Gömlek kirli.The shirt is dirty.
Neredeyse kırk yaşındayım ve hâlâ bekârım.I am almost 40 years old and I am still single.
Mutfak lavabosu kirli bulaşıklarla doluydu.The kitchen sink was full of dirty dishes.
Tom bir hafta içinde bulaşıkları yıkamadı, bu yüzden lavabo kirli tabaklarla doluydu.Tom hadn't washed dishes in a week, so the sink was full of dirty dishes.
O kırmızı elma yemez.She doesn't eat the red apple.
Makaleniz tarafından hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed by your article.
Senin yazın hayal kırıklığıydı.Your article was disappointing.
Makalen beni hayal kırıklığına uğrattı.Your article disappointed me.
Tom'un ebeveynleri o, Harvard'a giremediği için hayal kırıklığına uğradılar.Tom's parents were disappointed that he couldn't get into Harvard.
Tom Harvard'a giremediği için hayal kırıklığına uğradı.Tom was disappointed that he couldn't get into Harvard.
Bana süpürge ve faraşı ver lütfen. Yere bazı kırıntılar döktüm.Pass me the broom and dustpan, please. I spilled some crumbs on the floor.
Bu kitap kırmızıdır.This book is red.
Kirayı ödemiyorsanız, ev sahibi sizi tahliye edecektir.If you don't pay rent, the landlord will evict you.
Şehirde bir daire kiralamak istiyoruz.We want to rent an apartment in the city.
Kırışmasını istemediği için ceketini askıya astı.He hung his blazer on a hanger because he didn't want it to get wrinkled.
Debriyajı kırdım.I broke the clutch.
Kirayı ödedin mi?Have you paid the rent?
Her iki bacağını da kırdı.He broke both his legs.
O her iki kolunu da kırdı.She broke both her arms.
Biz onu hayal kırıklığına uğratamayız!We can't disappoint him!
O biraz hayal kırıklığına uğramış gibi geliyordu.She sounded a little disappointed.
O biraz hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.He sounded a little disappointed.
Tom hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom sounded disappointed.
O, saçını parlak kırmızıya boyadı.She dyed her hair bright red.
Çok hayal kırıklığına uğramıştım.I was so disappointed.
Eğer kaçırmak istemiyorsanız göz kırpmayın.Don't blink if you don't want to miss out.
Böyle bir kırbacı hak ettin.You deserved a whipping like that!
Buz senin ağırlığın altında kırılacak.The ice will break under your weight.
Bu hikaye kalbimi kırdı.This story broke my heart.
Kırmızı biber tozu genellikle Hint mutfağında kullanılır.Chili powder is often used in Indian cooking.
Bardakları kırmasına izin verme.Don't let him break the glasses.
Kırmızı etten hoşlanırım.I like red meat.
Kirli bardaktan su içmeyin!Do not drink the water in the dirty glass!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod