Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kalbimi kırdın.You broke my heart.
O benim ağzımı burnumu kırdı.He beat the shit out of me.
İtiraf edene kadar onu kırbaçlayın.Whip him until he confesses.
O annesini hayal kırıklığına uğratmak istemedi.He didn't want to disappoint his mother.
O, babasını hayal kırıklığına uğratmak istemedi.He didn't want to disappoint his father.
O ona göz kırptı.She winked at him.
Ailemin onurunu kırdım.I have dishonored my family.
Ailemin namusunu kirlettim.I have dishonored my family.
Caddede büyük bir şarap varili düşürüldü ve kırıldı.A large cask of wine had been dropped and broken, in the street.
Tom'un benim tarafımdan hayal kırıklığına uğratılacağını düşündüm.I thought Tom would be disappointed in me.
Dur. Kırmızı ışık var.Stop. There's a red light.
Kes, kalbimi kırıyorsun.Stop, you're breaking my heart.
Bu kodu kıramam.I can't break this code.
Tom kırılan camın sesini duydu.Tom heard the sound of breaking glass.
Sınıfımda kırk öğrenci var.There are 40 students in my class.
Nereden bir giysi kiralayabilirim?Where can I rent a costume?
Nerede bir Cadılar bayramı kostümü kiralayabilirim?Where can I rent a Halloween costume?
Ben kırsal alanda yaşamayı şehirde yaşamaya tercih ederim.I prefer living in the countryside to living in the city.
Kapıyı kırmaya çalıştım, ama bunun imkansız olduğunu öğrendim.I tried to break down the door, but I found out that it is impossible.
Kirayı ödeyemiyorum.I can't pay the rent.
Çatıdan düşen kiremitler parçalandı.The tiles that fell from the roof broke into pieces.
Kira ucuz.The rent is cheap.
Bardak kirli.The glass is dirty.
Bazen balıkla kırmızı şarap içer misin?Do you sometimes drink red wine with fish?
Burada bir balıkçı teknesi kiralayabilir miyiz?Can we rent a fishing boat here?
Ölen kuşları gördüğümde kalbim kırıldı.My heart broke when I saw the dying birds.
Tom'un cesaretini kırmayalım.Let's not discourage Tom.
Kırıcı bir dil kullanmayın.Don't use harsh language.
Tom'u hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to let Tom down.
Tom'u hayal kırıklığına uğratmak istemem.I don't want to disappoint Tom.
Sadece Tom'u hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I just don't want to let Tom down.
Sadece seni hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I just don't want to let you down.
Tom'un kalbini kırmak istemediğini biliyorum.I know you don't want to hurt Tom.
Tom'u hayal kırıklığına uğratmak istemiyoruz.We wouldn't want to disappoint Tom.
Kilidin kırılması gerekecek.The lock will have to be broken.
Tom'un hayal kırıklığına uğramasını istemiyorum.I don't want Tom to be disappointed.
Tom Mary'nin cesaretini kırmak istemiyor.Tom doesn't want to discourage Mary.
Ben hayal kırıklığına uğradığını görmek istemiyorum.I don't want to see you disappointed.
Hiçbir şeyin kırık olmadığından emin olmak istiyorum.I want to make sure nothing's broken.
Bir bardak kırmızı şarap istiyorum, lütfen.I'd like a glass of red wine, please.
Gerçekten Tom'u hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I really don't want to disappoint Tom.
Tom'u hayal kırıklığına uğratmak istemediğini biliyorum.I know you don't want to disappoint Tom.
Camı kimin kırdığını öğrenmek istiyorum.I want to find out who broke the window.
Bunun nasıl kırıldığını öğrenmek istiyorum.I'd like to find out how this got broken.
Zehirli bir kiraz bir dükü öldürebilir.A poisoned cherry may kill a duke.
Sadece tekrar hayal kırıklığına uğratılmak istemiyorum.I just don't want to be disappointed again.
Tom kırsalda biraz daha zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend some time in the country.
Sadece hayal kırıklığına uğradığını görmek istemiyorum.I just don't want to see you get disappointed.
Seni hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to let you down.
Hayal kırıklığına uğramanı istemiyorum.I don't want you to be disappointed.
Ben senin iyi adını kirletmek istemem.I wouldn't want to sully your good name.
Bende hayal kırıklığına uğramanı istemiyorum.I don't want you to be disappointed in me.
Ebeveynlerim için bir hayal kırıklığı olmak istemiyorum.I don't want to be a disappointment to my parents.
Kırık küreğini onarmamı istiyor musun yoksa istemiyor musun?Do you want me to fix your broken shovel or don't you?
Kırk sekiz saat, kaç dakikadır?Forty-eight hours is how many minutes?
Ekstra odamı kiralamak isteyen birini düşünebiliyor musunuz?Can you think of anyone who would want to rent my extra room?
Mary güzel bir kırmızı elbise giyiyor.Mary is wearing a beautiful red dress.
İki odalı bir daire kiralamak isterim.I'd like to rent a two-room apartment.
Sadece bunu kırmamaya dikkat edin.Just be careful not to break this.
Tom'un kalbini kırmamaya dikkat et.Be careful you don't break Tom's heart.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod