Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Kırk yedi kişi atama istedi.Forty-seven men wanted the nomination.
Bilgisayarlar kırk yıl önce icat edildi.Computers were invented forty years earlier.
1891'de Liliuokalani Hawaii kıraliçesi oldu.In 1891, Liliuokalani became queen of Hawaii.
Ben seni hayal kırıklığına uğratmayacağım.I won't disappoint you.
Seni hayal kırıklığına uğratmayacağım.I won't let you down.
Satış fiyatları kırmızı mürekkeple yazılmıştır.The sale prices are written in red ink.
Onunla gidemediğim için hayal kırıklığına uğradım.I'm disappointed that I wasn't able to go with her.
Çinlilerin büyük bir kırmızı bayrağı ve küçük bir kırmızı kitabı vardır.Chinese people have a big red flag and a little red book.
Onun davranışı arkadaşlarının çoğunu hayal kırıklığına uğrattı.His behavior disappointed many of his friends.
Ben Hyogo Üniversitesi'nde kırk yaşındaki bir öğrenciyim.I'm a forty-year-old student at Hyogo University.
Arkadaşlarımla birlikte kırsala gideceğim.I'm going to the country with my friends.
O, pencereyi kırdı.He broke the window.
Onların yaptıkları şey pencereyi kırmaktı.What they did was break the window.
Bardak kırıldı.The glass got broken.
Cam kırıldı.The glass got broken.
Bu siyah pantolonlar ve bu kırmızı gömlekler ne kadar?How much do these black pants and red shirts cost?
Bu siyah pantolonların ve bu kırmızı gömleklerin fiyatı ne kadar?How much do these black pants and red shirts cost?
Kırık bir ayna kötü şans getirir.A broken mirror brings bad luck.
İki saat önce bu masada iki tane kırmızı şapka vardı.There were two red hats on this table two hours ago.
O, onun pencereyi kırdığını gördü.She saw him break the window.
O kırmızı defne meyvesini seviyor.She likes red bayberries.
Kırbaçlandıktan sonra mahkum cevap verdi.After being whipped, the prisoner replied.
Kırmızı ile mavinin karışımından mor elde edildiğini biliyor muydunuz?Did you know that if you mixed red and blue paint you obtained purple?
Kırmızı şarap eşliğinde yemek için en sevdiğin yemek nedir?What's your favorite food to eat with red wine?
Dün o kırık radyoyu tamir etmeye çalışarak iki saat harcadım.I spent two hours yesterday trying to fix that broken radio.
O hayal kırıklığına uğradı ve öyle olduğu için kendine kızdı.She was disappointed, and angry with herself for being so.
Ben kırk yılda bir kez kiliseye giderim.I go to church once in a blue moon.
Ben kırk yılda bir kez restorana giderim.I go to a restaurant once in a blue moon.
Kırk yılda bir Tatoeba'da cümleler yazarım.I write sentences on Tatoeba once in a blue moon.
Kırk yılda bir çalışırım.I study once in a blue moon.
Tom kırk yılda bir Tanrı'ya dua eder.Tom prays to God once in a blue moon.
Sansür dört harfli kelimenin kendisinden daha çok kirli zihinleri besler.Censorship feeds the dirty mind more than the four-letter word itself.
Zaman gülleri soldurur, fakat dikenleri kırar.Time withers the roses, but wears down the thorns.
Cam kırılabilir.Glass is breakable.
O, köpekleri o kadar çok sever ki çölde bile kirli köpekleri besler.She likes dogs so much that even in the desert she feeds dirty dogs.
Ortalama bir kişi bir dakikada kaç kez göz kırpar?How many times a minute does the average person blink?
Sen hiç kemik kırdın mı?Have you ever broken a bone?
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Ben genellikle kırmızı et yemem.I don't usually eat red meat.
Sadece sizi hayal kırıklığına uğratmayacağımı size bildirmek istedim.I just want to let you know that I won't let you down.
Kırmızı et yemek sağlıksız mıdır?Is eating red meat unhealthy?
Kirlenmiş gıda yediğine dair bir ihtimal var mı?Is there any chance that you have eaten any of the contaminated food?
Bir kız sana göz kırptığında bu ne anlama gelir?What does it mean when a girl winks at you?
Kırışıklıkları nasıl önleyeceğini bilmek istiyor musun?Would you like to know how to prevent getting wrinkles?
Bir hapşırık saatte kırk mil hızla vücudunuzu terk eder.A sneeze leaves your body at forty miles an hour.
Bütün yapman gereken kırmızı butona basmaktır.All you have to do is push this red button.
Kirli ev, kirli zemin.Dirty house, dirty floor.
Kırık bir İngilizceyle konuştu, onu anlamak zordu.He spoke in a broken English that was hard to understand.
New York'a geri dönmek için kırmızı-göz uçuşu yapmaktan başka seçeneğim yok.I have no choice but to take the red-eye back to New York.
Birçok ağaç kırsal kesimde yetişir.A lot of trees grow in the countryside.
Bir bilge bir defasında yaşamın hayal kırıklıkları dizisi olduğunu söyledi.A wise man once said, life is a series of disappointments.
Neden bir kırık kemiğin var?Why do you have a fractured bone?
Bileşik kırığın ağrısı neredeyse katlanılmazdı.The pain of the compound fracture was almost unbearable.
O bacağını kırdığında acıdan bağırıyordu.When he broke his leg he was screaming out in pain.
Bu yeşil yapraklar sonbaharda kırmızıya döner.These green leaves will turn red in the fall.
Tom'un niçin kırsal alanda yaşamayı tercih ettiğini düşünüyorsun?Why do you think Tom prefers living in the country?
Tom odun kırarken, siz beyler ne yapıyordunuz?What were you guys doing while Tom was chopping wood?
Tom'un vize alamadığını duymak bizi hayal kırıklığına uğrattı.We were disappointed to hear that Tom couldn't get a visa.
Tom'un yüzü kırmızı.Tom's face is red.
Tom'un bisikleti o onu kırmızıya boyamadan önce maviydi.Tom's bicycle was blue before he painted it red.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kir ile cümle - Sayfa 18 - kir kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App