Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, kulakları olan kirpileri asla görmediğini söylüyor.She says that she's never seen hedgehogs with ears.
O, çay bardağının kenarını kırdı.He chipped the edge of the tea cup.
Kirli oldukları için ellerimi yıkıyorum.I'm washing my hands because they're dirty.
Hangisi daha iyi, kırmızı iplik mi yoksa beyaz iplik mi?Which is better, red thread or white thread?
Bu gömleğin kırmızı bir kravatla uyacağını sanmıyorum.I don't think that this shirt suits a red tie.
Gömlek çok kirli. Sen okula gitmeden önce, o yıkanmak zorunda.The shirt is very dirty. Before you go to school, it has to be washed.
Bir kirpi ile yaşıyorum.I live with a hedgehog.
Dünyanın eğitim standartları beni hayal kırıklığına uğratıyor.The world's educational standards disappoint me.
Kırmızı spor arabalarının sahipleri daha yüksek sigorta oranları öder.Owners of red sports cars pay higher insurance rates.
Seninle hayal kırıklığı duyuyorum.I am disillusioned with you.
O hayal kırıklığına uğradı.He was disappointed.
Orada bisikletler kiralayalım.Let's rent bicycles over there.
O, kesinlikle kırk yaşın üzerindedir.She is certainly over forty.
O, açıkça kırkın üzerinde.She is clearly over forty.
Tom dün camı kıran kişidir.Tom is the one who broke the window yesterday.
Dün pencereyi kıran Tom'dur.Tom is the one who broke the window yesterday.
Arabamın ön camı kırıldı.The windshield of my car was broken.
Bu cümle kırk beş harften kurulmuştur.This sentence is composed of forty-five letters.
Sen beyaz şarabı mı kırmızı şarabı mı tercih edersin?Do you prefer white wine or red wine?
Öfkeli kalabalık, arabaları devirdi ve mağazaların önündeki camları kırdı.The angry mob overturned cars and smashed storefront windows.
O, kırk yılda bir haklı.He is right once in a blue moon.
Onlar genellikle kırmızı ışıklarda parmaklarını şakırdatırlar.They usually drum their fingers at red lights.
On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz.Ten, twenty, thirty, forty, fifty, sixty, seventy, eighty, ninety, hundred.
Polis kapıyı kırmak için koçbaşı kullandı.The police used a battering ram to break down the door.
Kiraz ağacının altında bir ceset var.There's a dead body under the cherry tree!
Kiraz ağaçlarının altında ölü bedenler var.There are dead bodies under the cherry trees!
Su testisi su yolunda kırılır.He who lives by the sword will die by the sword.
Parlak kırmızı bir uğur böceği, parmağımın ucuna indi.A bright red ladybug landed on my fingertip.
Daireyi kiraladık.We rented the apartment.
Kırk katır kırk satır.Between a rock and a hard place.
Kırk satırla kırk katır arasında.Between Scylla and Charybdis.
Ben kırsalda yaşamak istiyorum.I want to live in the country.
Depozito olarak üç aylık kira vermelisiniz.You have to give three months' rent as a deposit.
Kırışıklıklar sadece gülüşlerin nerede olduğunu göstermelidir.Wrinkles should merely indicate where smiles have been.
Tom kırmızı şarabı döktüğünü kabul etti.Tom admitted to spilling the red wine.
Gümüş toplar kırmızı topun etrafında.The silver balls are around the red ball.
Beyaz top kırmızı top kadar ağırdır.The white ball weighs as much as the red ball.
Tom kolundaki ve elindeki bazı kemikleri kırdı.Tom broke some bones in his arm and hand.
Biri pencereyi kırdı.Someone broke the window.
Küçük çocuk kazara bardağı kırdı.The little boy accidentally broke the glass.
Dünya'nın iklimi kırılgandır.The Earth's climate is fragile.
Onların şirketi kırk yeni iş oluşturdu.Their company created forty new jobs.
Bulaşıkları yıkarken bir bardak kırdım.I broke a glass when I did the dishes.
Yerden kir kazıyabilirsin.You can dig dirt from the ground.
Beyaz-su rafting yolculuğumuz için bir rehber kiraladık.We hired a guide for our white-water rafting trip.
Onun saçı doğal kırmızı mı?Is her hair naturally red?
Tom'un kırık kolunun iyileşmesi birkaç hafta sürdü.Tom's broken arm took several weeks to heal.
Evimizin altındaki böceklerden kurtulmak için bir şirket kiraladık.We hired a company to get rid of the insects under our house.
Yanlışlıkla büyük bir kayaya tekme attım ve baş parmağımı kırdım.I accidentally kicked a large rock and broke my toe.
Gölün yanında bir kabin kiraladık.We rented a cabin by a lake.
Grup yürüyüşe öncülük edecek bir rehber kiraladı.The group hired a guide to lead the hike.
Yeni klimayı kaldırmak ve onu çatıya koymak için bir vinç kiraladık.We hired a crane to lift the new air conditioner and place it on the roof.
Mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, sonuç mordur.If you mix blue and red, the result is purple.
Okyanusun büyük alanları kirletildi.Large areas of the ocean are polluted.
Borular kırıldığından dolayı sıcak suyumuz yok.We have no hot water because the pipes broke.
Petrol sızıntısı körfezi kirletti.The oil spill polluted the bay.
Kanalizasyon çoğunlukla okyanusu kirletir.Sewage often pollutes the ocean.
Fabrikalardan gelen gazlar havayı kirletir.Exhaust from factories pollutes the air.
Sobayı tamir etmesi için bir profesyonel kiraladım.I hired a professional to repair the stove.
Hiç kırsal alanda yaşadın mı?Have you ever lived in a rural area?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod