O kız güzelliğinden dolayı kibirli.Fata aceea este arogantă din cauza frumuseții sale.
Tom oldukça kibirli, değil mi?Tom e destul de arogant, nu-i așa?
Tom kendini beğenmiş ve kibirli.Tom este narcisist și arogant.
Thomas "Tom" Buchanan— kibirli bir milyoner ve Daisy'nin kocası.Charlotte "Charlie" Matheson és Danny Matheson nagybátyja Miles.
Theodore ve Bitsy Hannigan (Gregory Itzin ve Cristine Rose): Mike'ın zengin ve kibirli anne-babası.Theodore ja Bitsy Hannigan (Gregory Itzin ja Cristine Rose) — Miken rikkaat ja ylimieliset vanhemmat.
Kibirli birine dönmüştü.Hänet korvasi Heikki Kovalainen.
Kibirli birine dönmüştü.Ήταν όντα με αποκρουστική όψη.
Çok kibirli ve güvensiz olabilir ve Starfire'a aşıktır ve onu elde etmek için her şeyi yapar.Hun er ret så stædig og viljestærk, er forelsket i Noel og vil gøre alt for at vinde ham.
İslam'da Allah Müntakim (intikam alan, intikamcı), Mütekebbir (kibirli), ve hilecidir.En trofast Gud, uten svik, rettferdig og rettvis er han.»
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Dia arogan dan sombong dan merupakan pewaris perusahaan baja di Pittsburgh.
Kibirli birine dönmüştü.Priambodo pria yang tidak tegas.
Kibirli, sabırsız, ün hastası ve de kötü kalpli birisidir.Ia adalah seorang wanita yang tangguh, sabar, dan membawa diri penuh kehormatan.
Matematikçi Pappus, Apollonius'un, bencil, üne düşkün, kibirli ve gururlu birisi olduğunu yazmaktadır.Nasihat ayahnya adalah supaya Homobonus menjadi pedagang yang jujur, adil, dan ramah.
Babasının karakterine benzer kibirli zengin rolünü oynadı.Ia memiliki kepribadian yang menyenangkan dan fisik yang kuat menyerupai ayahnya.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Anh là một người đàn ông kiêu căng và tự phụ, và là người thừa kế một công ty thép ở Pittsburgh.
Kimi zaman şatafatlı ve kibirlidir.Karnal (Colonel) thỉnh thoảng hung hăng và kiêu ngạo.
Kibirli birine dönmüştü.太師に転じた。
Zengin ve kibirli bir kızdır.裕福で美しく傲慢な女性。
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.彼はとても敏捷で、せわしげであった。
Oldukça kibirli narsist ve aşırı derece kendini beğenmiştir.ナルシストな完璧主義者で、不完全を極端に嫌う。
Biraz kibirlidir.少し恥ずかしがり屋。
Naruto ile dövüşene kadar kendini herkesten güçlü gören kibirli biridir.山田と比較されるほどの長打力の持ち主。
Thomas "Tom" Buchanan— kibirli bir milyoner ve Daisy'nin kocası.湯姆·布坎南(Thomas "Tom" Buchanan) 住在東卵的百萬富翁,黛西的丈夫。
Biraz kibirlidir.有點傲嬌。
Oldukça kibirlidir.상당히 교활하다.
Doktor olan Emel kibirli bir bayandır.הרופא שבא היה ד"ר הלל יפה.
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.הוא חשב שהיא יותר מידי נועזת וקיצונית.
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.Той е импулсивен и арогантен.
Kibirli birine dönmüştü.Възведен в потомствен дворянин.
Kibirli birine dönmüştü.Posvećena je Presvetom Trojstvu.
Caz tarihçisi David Gelly'e göre Morton kendini beğenmiş ve kibirli bir kişiliktir.Pre Karla Jaspersa je človek vždy niečo viac, než to, čo o sebe objektívne a vedecky vie.
Ancak Persephone, kibirli olmayışı nedeniyle Hades'e, yavaş yavaş aşık olmaya başlamıştır.Ladislav je zaradi naklonjenosti do Kumanov postal zelo nepriljubljen.
Ancak Gandalf’ın aksine Saruman kibirlidir.Poza rampant pomeni pripravljenost na boj.
Kibirli birine dönmüştü.Jis norėjo pretendentą sutriuškinti.
Anlıyorum. Kibirli.Ylimielinen.
Anlıyorum. Kibirli.Πράιντ ο Αλαζόνας.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Det är inte dokumenterat huruvida Aveling bad Darwin att stiga ned från sin höga häst.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Det er ikke dokumenteret, hvorvidt Aveling sagde til Darwin, at han skulle stoppe med at spille klog.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Es gibt keine Aufzeichnung, ob Aveling Darwin aufgefordert hat, von seinem hohen Ross herunterzukommen.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Het is niet bekend of Aveling Darwin aanspoorde om uit zijn ivoren toren te komen.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Het is niet bekend of Aveling Darwin aanspoorde om van zijn ivoren toren te komen.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok. (Kahkahalar)Невідомо, чи сказав Евелінг Дарвіну злізти зі свого п'єдесталу ... (Сміх)
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok. (Kahkahalar)Точно не известно, посоветовал ли Эвелинг Дарвину перестать петушиться... (Смех)
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok. (Kahkahalar)Точно не известно, посоветовал ли Эвелинг Дарвину перестать петушиться... (Смех в зале)
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.에이블링이 다윈에게 잘난 척 그만하라고 말했는지는 기록에 없습니다.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.L'histoire ne dit pas si Aveling dit à Darwin de descendre de ses grands chevaux.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Não se sabe se Aveling disse a Darwin para desmontar do seu cavalo.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Nem rögzítették, hogy Aveling közölte-e Darwinnal, hogy szálljon le a magas lóról.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Není známo, jestli Aveling Darwinovi řekl, aby se vrátil na zem.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Nie wiadomo, czy Aveling kazał Darwinowi spuścić z tonu.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Ni zabeleženo, ali mu je Aveling rekel, naj ne bo tako vzvišen.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.No está documentado si Aveling le dijo a Darwin que bajara sus humos.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Non si sa se Aveling abbia detto a Darwin di "volare più basso".
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Nu s-a transmis dacă Aveling i-a spus lui Darwin să nu-și mai dea aere.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Tarina ei kerro pyysikö Aveling Darwinia luopumaan ylimielisyydestään.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Tidak terekam apakah Aveling menyuruh Darwin untuk berhenti bersikap congkak.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Δεν έχει καταγραφεί αν ο Έηβλινγκ είπε στον Δαρβίνο να ξεκαβαλήσει το καλάμι του.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.Не е документирано дали Ейвлинг е казал на Дарвин да слезе на Земята.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.אין תיעוד לפיו אוולינג אמר לדרווין לרדת מהעץ הגבוה שלו.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.אין תיעוד לפיו אוולינג אמר לדרווין לרדת ממגדל השן שלו.