Ana içeriğe geç
Sözlük

kibirli ile cümle

kibirli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Pride goes before destruction, and a haughty spirit before a fall.
Mazlumlar arasında alçakgönüllü biri olmak, Kibirlilerle çapul malı paylaşmaktan iyidir.It is better to be of a lowly spirit with the poor, than to divide the plunder with the proud.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.A high look, and a proud heart, the lamp of the wicked, is sin.
İşte Allah, her kibirli zorbanın kalbini böyle mühürler."That is how God seals every proud and perverse heart."
Firavun'a ve kavminin ileri gelenlerine, ululanmak istediler ve kibirli bir topluluktu onlar.To Pharaoh and his nobles who behaved with arrogance, for they were a conceited lot,
Kibirliler için cehennemde bir barınak mı yok!Is there not a place in Hell for the arrogant?
Allah, tüm zorba, kibirli kalpler üzerine işte böyle mühür basıyor.That is how God seals every proud and perverse heart."
Allah övünüp duran, kibirli, kendini beğenmiş kimseleri sevmez.God does not love the egoist and the braggart,
ALLAH kendini beğenmiş kibirli kişileri sevmez.God does not surely love those who are arrogant and boastful,
ALLAH her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.That is how God seals every proud and perverse heart."
Yeryüzünde kibirli kibirli dolaşma sen ne yeri delebilirsin ne de dağlar kadar boylu olabilirsin.And do not walk haughtily on the earth; you can never split the earth, nor be as high as the hills.
Ne fena bir yerdir o kibirlilerin yeri!” derler. [6,23; 58,18] [35,36; 40,46]'Nay; but surety God has knowledge of the things you did.
Çünkü o (bunu derken) şımarıktır, kibirlidir.Surely, he is exultant, and boastful (ungrateful to Allah).
Ne fena bir yerdir o kibirlilerin yeri!” derler.(The angels will reply): "Yes!
Bu kez sevinçlidir, kibirlidir.Surely, he is exultant, and boastful (ungrateful to Allah).
Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: "Ey Şuayb!The haughty elders of his people said: 'O Shu'ayb!
Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: "Ey Şu'ayb!The haughty elders of his people said: 'O Shu'ayb!
Zebûn edilen, dünyada güçsüz bırakılanlar o kibirli olan önderlerine: “Ah!They will argue against each other.
Ezilenler de kibirlilere:“Hayır!And those who were deemed weak shall say to those who were proud.
Hem gururlu hem de kibirli bir yapıya sahiptir.Quan is one of the new students.
Kibirli ve devamlı övünen biridir ve kasabadaki yeni gelin olarak buna hakkı olduğunu düşünür.She is a boasting, pretentious woman who expects her due as a new bride in the village.
Sör Walter Elliot, Bt. - Kibirli, kendini beğenmiş bir baronet.Sir Walter Elliot, Bt. – A vain, self-satisfied baronet.
Savunması, babası gibi kibirli olduğunu gösterebilir.This may indicate that he, like his father, is arrogant.
Kibirli ve ayrıntılara girmeyen biri olsa da, birçok önemsiz denilebilecek konuda dikkatli olmaya çalışır.Wer sich selten oder gar nicht wundert, wird auch wenige Ambitionen haben, etwas Neues zu lernen.
Herhangi bir ödülü alırken çok kibirliydi.Il était trop orgueilleux pour accepter quelque récompense.
Kibirli ve soylu bir havası vardır.Un air fier et majestueux.
Bir kimseyi aşağılayan insanlar için çoğu zaman "kibirli" sıfatı kullanılmaktadır.Chacun, comme bien souvent, a le sentiment de détenir « la » recette.
Kibirli birine dönmüştü.Il est surmonté d'un beffroi.
O kız güzelliğinden dolayı kibirli.Esa chica es arrogante debido a su belleza.
Thomas "Tom" Buchanan— kibirli bir milyoner ve Daisy'nin kocası.Thomas "Tom" Buchanan – un millonario que vive en East Egg, y el marido de Daisy.
Jon Hamm - Ted, Annie'nin kaba ve kibirli seks partneri.Jon Hamm como Ted, el amigo sexual de Annie.
Frasier’in kibirli ve snop küçük kardeşi, bir diğer psikiyatrist Niles (Pierce) eve sıklıkla gelmektedir.El hermano menor de Frasier, Niles, un eminente psiquiatra, visita frecuentemente su apartamento.
Votini: Babasının zenginliği yüzünden kendisini başkalarından üstün gören, kibirli bir çocuk.Él declaró: "Un niño hereda en parte de sus padres, en parte de sus antepasados.
Z. B. Muhammedovan’a göre “avşarmak, avşarılmak” sözleri kibirli olmak ve kibirlenmek anlamındadır.Da "I Fratelli Karamazov" a "L' Idiota" fino a "Umiliati e Offesi".
İlk başta her şeyi bilirliği Ron ve Harry'yi oldukça rahatsız eder ve Hermione'yi oldukça kibirli bulurlar.È totalmente paranoico riguardo a ciò che Ron e Hermione dicono di lui.
Fransız'ın bu kadar kaba, inatçı ve kibirli olması beni şaşırttı.Я был поражён тем, насколько этот француз груб, упрям и высокомерен.
En büyük kusuru ise aşırı kibirli olmasıdır.Отличительной чертой его было чрезмерное высокомерие.
Zengin ve kibirli bir kızdır.Независимая и гордая девушка.
Thomas "Tom" Buchanan— kibirli bir milyoner ve Daisy'nin kocası.Томас «Том» Бьюкенен — муж Дэйзи, около 30 лет.
Biraz kibirlidir.مغرور بعض الشيء.
Son derece acımasız ve kibirli birisidir.و هو رجل مغرور وحاد الطباع.
Oldukça kibirlidir.فائق عرقسوسي.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Ele é arrogante e esnobe, herdeiro de uma fortuna de aço de Pittsburgh.
Biraz kibirlidir.É um pouco arrogante.
Göring'in kibirli olması ve küstahlığı nedeniyle Jagdgeschwader 1 popüler değildi ve sevilmezdi.Devido à sua arrogância, Göring não era popular entre os homens da Jagdgeschwader 1.
Kibirli birine dönmüştü.Het werd een erebaan.
Zengin ve kibirli bir kızdır.Ze is een rijk en verwaand.
Ancak Gandalf’ın aksine Saruman kibirlidir.Gandalf var, till skillnad från Saruman, inte stolt.
Holmes oldukça kibirli bir adamdır ancak Dr. Watson'a yaklaşımı herkesten farklıdır.Han uppträder trevligt mot doktor Watson, men Watson beskriver honom ofördelaktigt i berättelserna.
Kimi zaman şatafatlı ve kibirlidir.Іноді буває хвалькуватий і мудрує.
Çok kibirli biridir.Вона трохи сором'язлива.
En büyük kusuru ise aşırı kibirli olmasıdır.Рельєф — здебільшого горбистий.
Bu da onu bencil, aşağılayıcı ve kibirli yapmıştır.Від цього їй стає страшно, образливо і соромно.
Çok kibirlisin.Ти дуже високомірний.
Ancak Gandalf’ın aksine Saruman kibirlidir.Na rozdíl od Mithrandira byl Saruman pyšný.
İlk başta her şeyi bilirliği Ron ve Harry'yi oldukça rahatsız eder ve Hermione'yi oldukça kibirli bulurlar.Viteál má na Rona větší vliv než na Harryho a Hermionu, a tak je velmi podrážděný.
Elizabeth, Darcy’ye onu kibirli ve nahoş bulduğunu söyler.Gilbert jí řekne, že se a ní nestydí.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Arogant și snob, el este moștenitorul unei rafinării de oțel din Pittsburgh.
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.Era văzută ca fiind arogantă și mândră.
Hiçbir kadın onun olduğu kadar kibirli değildir.Nici o femeie nu este la fel de arogantă ca ea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod