Ana içeriğe geç
Sözlük

kibir ile cümle

kibir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İslam'da Allah Müntakim (intikam alan, intikamcı), Mütekebbir (kibirli), ve hilecidir.En trofast Gud, uten svik, rettferdig og rettvis er han.»
Albüm versiyon 1. "Kibir (Yanmam Lazım)" – 4:34 15.«4 in the Morning» (Album Version) – 4:51 B1.
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Din skjønnhet gjorde deg hovmodig, og fordi du var så strålende, forspilte du din visdom.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Dia arogan dan sombong dan merupakan pewaris perusahaan baja di Pittsburgh.
Kibirli birine dönmüştü.Priambodo pria yang tidak tegas.
Kibirli, sabırsız, ün hastası ve de kötü kalpli birisidir.Ia adalah seorang wanita yang tangguh, sabar, dan membawa diri penuh kehormatan.
Matematikçi Pappus, Apollonius'un, bencil, üne düşkün, kibirli ve gururlu birisi olduğunu yazmaktadır.Nasihat ayahnya adalah supaya Homobonus menjadi pedagang yang jujur, adil, dan ramah.
Babasının karakterine benzer kibirli zengin rolünü oynadı.Ia memiliki kepribadian yang menyenangkan dan fisik yang kuat menyerupai ayahnya.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Anh là một người đàn ông kiêu căng và tự phụ, và là người thừa kế một công ty thép ở Pittsburgh.
Kimi zaman şatafatlı ve kibirlidir.Karnal (Colonel) thỉnh thoảng hung hăng và kiêu ngạo.
Kibirli birine dönmüştü.太師に転じた。
Zengin ve kibirli bir kızdır.裕福で美しく傲慢な女性。
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.彼はとても敏捷で、せわしげであった。
Oldukça kibirli narsist ve aşırı derece kendini beğenmiştir.ナルシストな完璧主義者で、不完全を極端に嫌う。
Biraz kibirlidir.少し恥ずかしがり屋。
Naruto ile dövüşene kadar kendini herkesten güçlü gören kibirli biridir.山田と比較されるほどの長打力の持ち主。
Thomas "Tom" Buchanan— kibirli bir milyoner ve Daisy'nin kocası.湯姆·布坎南(Thomas "Tom" Buchanan) 住在東卵的百萬富翁,黛西的丈夫。
Kendisine kibir, gurur vermezdi.惜其齡促,志未可量。
Biraz kibirlidir.有點傲嬌。
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.個性高傲,喜歡與他人做比較。
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.高傲专横、违背誓言和怠慢客人也要遭到惩罚。
Oldukça kibirlidir.상당히 교활하다.
Doktor olan Emel kibirli bir bayandır.הרופא שבא היה ד"ר הלל יפה.
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.הוא חשב שהיא יותר מידי נועזת וקיצונית.
Üreticiliği engelleyecek kadar kibir sahibi olma.Не допускайте продуктивността ви да падне.
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.Той е импулсивен и арогантен.
Kibirli birine dönmüştü.Възведен в потомствен дворянин.
Kibirli birine dönmüştü.Posvećena je Presvetom Trojstvu.
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.Je to opakom toho, keď človek neúmerne velebí sám seba.
Kibirinin cezası olarak yıldırım çarpması sonucu öldüğü söylenir.Podľa správ ho vraj zasiahol blesk.
Caz tarihçisi David Gelly'e göre Morton kendini beğenmiş ve kibirli bir kişiliktir.Pre Karla Jaspersa je človek vždy niečo viac, než to, čo o sebe objektívne a vedecky vie.
Ancak Persephone, kibirli olmayışı nedeniyle Hades'e, yavaş yavaş aşık olmaya başlamıştır.Ladislav je zaradi naklonjenosti do Kumanov postal zelo nepriljubljen.
Ancak Gandalf’ın aksine Saruman kibirlidir.Poza rampant pomeni pripravljenost na boj.
Kibirli birine dönmüştü.Jis norėjo pretendentą sutriuškinti.
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.Rabelemist, närveerimist ja sõnelemist ta ei sallinud.
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.Enesele hinnangu andmine tähendab sisuliselt enese võrdlemist teiste inimestega.
Ama kibiri yüzünden Cennetten kovuldu.Selle eest aeti ta Taevast välja.
Allahu ekber @KİBİR!Allahuakbar @HUBRIS !!
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımAbia dupa ce i-am pierdut am realizat ca a fost o aroganta din partea mea.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımAle to się zmieniło, kiedy ich straciłem, bo zdałem sobie sprawę, że to była forma arogancji.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımDe miután elvesztettem őket, rájöttem, hogy ez is egyfajta önteltség volt.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladım하지만 그것도 오만이었다는 것을 걔들을 잃고 나서 깨달았어
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımMaar nadat ik hen verloor besefte ik dat dat ook een vorm van arrogantie was.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımMais ce n'est qu'après les avoir perdu que j'ai réalisé que c'était aussi une forme d'arrogance.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımMa non è stato finchè li ho persi che ho realizzato che era solo una forma di arroganza.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımMutta se oli siihen asti kunnes menetin heidät ja tajusin, että se oli myös röyhkeyttä.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımNhưng cho tới khi ông đánh mất chúng (bố mẹ Ji Hoo) ông mới nhận ra rằng đó cũng là tính ngạo mạn.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımTapi tidak sampai saya kehilangan mereka, baru saya menyadari kalau itu semua hanya keegoisan saya.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımΑλλά δεν ήταν παρά μόνο αφού τους έχασα που<br /> κατάλαβα ότι αυτό ήταν μια μορφή υπεροψίας...
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımНо это было до того как я потерял их. Тогда я осознал что это было формой высокомерия
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımلكنّي لم أعرف أنّه نوع من العناد سوى عند فقدانهما فقط
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımお前まで失うかもしれないという 恐れのせいで
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.언어에 주목하는 사람이라면 깨닫게 되죠. 그것은 어리석은 자만심이라는 것과
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.Maar iedereen die taal bekijkt, beseft dat dat van nogal dwaze arrogantie getuigt.
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.Ma chiunque rifletta sul linguaggio si rende conto di quanto sia inadeguata questa impostazione.
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.אבל כל מי שמביט בשפה מבין שזוהי יומרנות מגוחכת למדי,
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.إلا أن أى شخص ينظر للغة يدرك أن هذا تصور بسيط نوعاً ما،
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.そんなことは間抜けな発想だとわかります 言語はむしろ 人と人の相互関係から現れるものです
Anlıyorum. Kibirli.Ylimielinen.
Anlıyorum. Kibirli.Πράιντ ο Αλαζόνας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod