Gök bilimcinin, hürmetkar kibirli olduğunu söylerler.人格を形成する経験だ 自負心の愚かさを教えてくれるのは
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Antes de la quiebra está el orgullo; y antes de la caída, la altivez de espíritu
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.A soberba precede a destruição, e a altivez do espírito precede a queda.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Forut for undergang går overmot, og forut for fall stolt mot.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Hovmod går forud for Fald, Overmod forud for Snublen.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Kesombongan mengakibatkan kehancuran; keangkuhan mengakibatkan keruntuhan
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.교만은 패망의 선봉이요 거만한 마음은 넘어짐의 앞잡이니라
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Kopeus käy kukistumisen edellä, ylpeys lankeemuksen edellä.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.L`arrogance précède la ruine, Et l`orgueil précède la chute.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.megromlás elõtt kevélység [jár], és az eset elõtt felfuvalkodottság.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Mîndria merge înaintea pieirii, şi trufia merge înainte căderii. -
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Pred pogubo prevzetnost in pred padcem napuh.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Před setřením bývá pýcha, a před pádem pozdvižení ducha.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Pred skrúšením chodí pýcha a pred pádom povyšovania sa ducha.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Prima della rovina viene l'orgoglio e prima della caduta lo spirito altero
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Przed zginieniem przychodzi pycha, a przed upadkiem wyniosłość ducha.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Stolthet går före undergång, och högmod går före fall.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Sự kiêu ngạo đi trước, sự bại hoại theo sau, Và tánh tự cao đi trước sự sa ngã.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Sự kiêu_ngạo đi trước , sự bại_hoại theo sau , Và tánh tự_cao đi trước sự sa_ngã .
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Trots komt voor de vernietiging en hoogmoed voor de val.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Wer zu Grunde gehen soll, der wird zuvor stolz; und Hochmut kommt vor dem Fall.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Η υπερηφανια προηγειται του ολεθρου, και υψηλοφροσυνη του πνευματος προηγειται της πτωσεως.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Гордостта предшествува погибелта, И високоумието - падането.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Погибели предшествует гордость, и падению – надменность.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.לפני שבר גאון ולפני כשלון גבה רוח׃
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.قبل الكسر الكبرياء وقبل السقوط تشامخ الروح.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.驕 傲 在 敗 壞 以 先 . 狂 心 在 跌 倒 之 前
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.驕傲 在 敗壞 以 先 . 狂 心 在 跌倒 之前
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Ahora que lo menciona, dice una leyenda...
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Chyba było coś o tym w jakimś micie.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Der var faktisk en myte om det.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Det fanns faktiskt en myt om det.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Já que falas disso, falava-se disso num mito qualquer.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Ora che lo dici, era in qualche leggenda.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Siitä tulee mieleeni eräs taru.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Τώρα που το λες, κάποτε ήμουν σε έναν μύθο.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Раз уж ты заговорила об этом, то есть одна легенда.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Det är annorlunda i Indien," säger fru Mary föraktfullt.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Det er anderledes i Indien," sagde fru Mary foragt.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."이것은 인도의 다른"아씨 마리아 disdainfully했다.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."É diferente na Índia", disse Mary com desdém.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."E 'diverso in India", ha detto Signora Maria con sdegno.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Es diferente en la India", dijo la señorita Mary desdeñosamente.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Es ist anders in Indien", sagte Herrin Mary verächtlich.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Este diferit in India", a declarat Doamna Maria dispreţ.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Ez különbözik az indiai", mondta Mary kisasszony megvetően.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Hal ini berbeda di India," kata Nyonya Mary meremehkan.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Het is anders in India", zei Mary minachtend.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Il est différent en Inde", a déclaré Maîtresse Marie dédain.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Inaczej jest w Indiach", powiedział Pani Marii pogardliwie.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Je to iné v Indii," hovorí pani Marie pohŕdavo.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Je to jiné v Indii," říká paní Marie pohrdavě.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Nó là khác nhau ở Ấn Độ," Mistress Mary disdainfully.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Se on erilainen Intiassa", sanoi emäntä Mary halveksivasti.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."To je drugačen v Indiji," je dejal Mistress Mary Okrog.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Τα πράγματα είναι διαφορετικά στην Ινδία", δήλωσε ο κυρία Μαίρη υποτιμητικά.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Він відрізняється в Індії", каже пані Марія зневажливо.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Он отличается в Индии", говорит госпожа Мария пренебрежительно.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Тя е различна в Индия", каза Господарката Мери презрително.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."זה שונה בהודו," אמרה העלמה מרי בבוז.