Ana içeriğe geç
Sözlük

kibar ile cümle

kibar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Be towards greed and anger or be it towards love and kindness.
Sessizce "Kibar ol" diyordu.Silently begs me: Be Nice!
Bir çatlak oluştu kibarlık zırhımda.In my diplomacy-dike.
Ama kibarlık zırhım iyice çatırdamaya başladı,But my diplomacy dike groans
Evet, lütfen. Eğer bu kadar kibar olacaksanız.Yes, please, if you will be so extremely kind.
Ne kadar kibarsınız.How kind ofyou.
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.My stories were quite a success, and I don't think they laughed merely out of courtesy.
İşte bu yüzden Pleo yumuşak, kibar, ve sevecen.That's why Pleo's soft and gentle and loving.
Yıkanıp yıkanmadığınızı sormayacak kadar kibarım.I'm not going to ask if you had a shower, because I'm too polite.
Ukalalıktan çok kibarlığa ve şefkate ihtiyacımız var.More than cleverness, we need kindness and gentleness.
O da bana baktı ve elimi kibarca tutarak,And he looked at me, held my hand in a very gentle fashion and says
Sosyal becerilerle: Arkadaş edinme, anlaşmazlıkları çözme, cana yakın ve kibar olmak.Well, there are social skills: making friends, solving conflicts, being pleasant and polite.
Tanıyabileceğiniz en kibar insanlardan birisi.He's one of the nicest human beings you've ever met.
Benim modelime kaynak sağlamak konusunda çok kibardılar.And they are very kind, affording my model.
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.He really did this in not only a civil but a really kind and charitable way.
O çok kibar.He is very polite.
Bütün kibarlığım ve nezaketim benden çalındı.I've had all my politeness stolen.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.That's, to put it mildly, not what's on the table now.
"Ben bir şey biliyorum, sizi temin ederim bu, "diye oldukça kibar dedi."I can assure you that I know nothing of this," he said, quite politely.
O iyi, kibar bir kızdır.She's a good, gentle girl.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Robert Moog was a generous, kind person, extraordinarily competent engineer.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Since you asked nicely... ...but you MUST return the shoe to me.
Tabiki,kibarca Ben sözlerini tutan bir adamım.Of course, very well. I'm a person who keeps his promises.
Kibar olun.Be polite.
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!So it is true that you live under one roof. Hyung. Oh.
Neden bugün benimle böyle bu kadar kibar konuşuyorsun?Why are you so kind-hearted today?
Anlıyorum. Kibarca söylüyorum, bırak beni!I got it, so let go when I ask nicely.
İnsanları tanıdıkça daha çok kibarlaşan biri olmalısın.You must be the type who get more and more polite.
Ve bize bunu nasıl yaptığını gösteren bu resmi gönderecek kadar da kibar bir beyefendi.And he was kind enough to post this and give us the reveal.
Bana her zaman kibar oldun.You've always been kind to me.
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...If you didn't want to eat it, then you could have rejected it nicely or . . .
Aman ne kadar kibarsın!You speak so nicely!
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.They were nice to me, friendly and polite, but they didn’t approve my marriage.
Curoviç, "O, hiç kimseye zarar vermeyecek olan güzel ve kibar bir kız." dedi."She is a beautiful, gentle girl who would not harm anyone, and I love her," she said.
Bu adamlar iyi ve kibardırlar.These guys are good and polite.
Osman Kibar (d.Osman Kibar (born 1974, İzmir) is a Turkish-American billionaire.
O genellikle kibardır ve böceklerden nefret eder.He is generally polite and hates bugs.
Alkol sunmak hem kibar bir jest hem de zorlayıcı bir diğer uç olabilir.Offering alcohol can be both as a kind gesture or the other extreme which is forceful.
Yagami kibarca talebini reddetti ve sonrasında SP dağıldı. [1]Yagami politely refused his request, and SP broke up.[1]
Sosyal uygunlukta kibar olmadan nazik bir ifade edici etki yarattı.It was genteel in expressive impact without being genteel in social conformity.
Sevgi dolu ve kibar bir babadır ama özellikle sağlık hakkında devamlı endişe duyar.He is a loving and kind father, but he worries constantly, especially about health.
Emma ona karşı kibardır ama ondan hoşlanmaz.Emma is polite to her but does not like her.
Hayaletlere neden geldiklerini kibarca sormaya çalışır, ancak bir cevap alamaz.He attempts to politely ask the ghosts why they are there, but he doesn't get an answer.
Bu kibarlığın Ptolemaios VI altında kurulmuş olması muhtemeldir.[3]It is likely that this politeuma was established under Ptolemy VI.[80]
Kibar olun ve maddeyi geliştirerek onların endişelerini giderin.Be polite and address their concerns by improving the article.
Ancak Adapa, Ea'nın tavsiyesine uyar ve kibarca herhangi bir yiyecek veya içecek almayı reddeder.However, Adapa follows the advice of Ea, and politely refuses to take any food or drink.
Çağdaş yorumlar kibar ve sıcaktı.Contemporary reviews were polite and warm.
Haruhi'nin düşmanı olarak hareket ederken gözlük takar, soğuk ve kibar davranır.When acting as Haruhi's nemesis, he wears glasses and acts cold and polite.
Rinko tarafından kibarca reddedilmesine rağmen, hala onun Takeo ile mutluluğunu diler.Although being politely rejected by Rinko, he still wishes for her happiness with Takeo.
Turişçeva kibar tavrıyla da tanınırdı.She was also known for her gracious manner.
Kibarca reddedilen çocuk, ailesinin yanına koşar.After being politely declined, the boy runs to his family.
Onu kibar olduğu için değil ama onurlu olduğu için seviyorum.Ich mag ihn, nicht weil er freundlich ist, sondern weil er ehrlich ist.
Daha kibar olmayı denemelisin.Du solltest versuchen, höflicher zu sein.
O, kibar biri olmaktan çok uzak.Er ist bei Weitem kein Gentleman.
Sen kibar değilsin.Du bist nicht höflich.
Herkes onun kibar bir adam olduğunu söylüyor.Alle sagen, dass er ein höflicher Mann ist.
Tom Mary'ye John'a karşı daha kibar olması gerektiğini söyledi.Tom sagte Mary, dass sie netter zu John sein solle.
Tom Mary'nin John'a daha kibar olmasını istedi.Tom wollte, dass Mary netter zu John wäre.
Tom her zaman kibar.Tom ist immer höflich.
Çok kibarsın!Du bist sehr höflich!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod