Ana içeriğe geç
Sözlük

kibar ile cümle

kibar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Örneğin, kibarca birşey isterken, birisi " bana guacamole sosunu uzatabilirseniz, bu harika olurdu" der.לדוגמה, בבקשות מנומסות, אם מישהו אומר, "אם תוכל להעביר את ממרח האבוקדו, זה יהיה נהדר,"
Örneğin, kibarca birşey isterken, birisi " bana guacamole sosunu uzatabilirseniz, bu harika olurdu" der.مثلاً، في الطلبات المهذبة، إذا قال أحدهم: "إذا كان بامكانك أن تمدني بفاكهة المحامي (سلاطة)، سيكون ذلك رائعاً،"
Örneğin, kibarca birşey isterken, birisi " bana guacamole sosunu uzatabilirseniz, bu harika olurdu" der.「グアカモーレを取ってくれたら すごくいいんですが」と誰かが言ったら 何を意図しているのか
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Är det så? "Är det så?" Titta på den här ungen beter sig så elegant!
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Benarkah? "Benarkah?" Lihatlah anak ini berlagak lemah lembut!
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Chiar asa? "Chiar asa?" Uita-te la copilul asta purtandu-se asa bland!
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Davvero? "Davvero?" Guardate questo ragazzino che sta recitando in modo così gentile!
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Is dat zo? "Is dat zo?"Kijk eens naar deze kind hoe zachtaardig hij zich gedraagt!
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Ist das so? "Ist das so?" Scheint als ob dieses Kind mir Freundlichkeit vorspielt.
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Serio? "Serio?" Patrzcie jak ten dzieciak udaje miłego.
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Vậy sao ạ? "Vậy sao ạ?". Xem thằng nhóc tỏ vẻ hiền lành này.
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Vážne?
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Vraiment ? "Vraiment ?", regardez-moi ce gosse qui joue les gentils !
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Ώστε έτσι; "Ώστε έτσι;" Κοίτα τον που το παίζει ευγενικός!
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!В самом деле? "В самом деле"? Посмотрите какой вежливый!
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!Да вървим. Толкова е красива!
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!?האם זה כך האם זה כך?" תראו את הילד הזה, מתנהג כל כך עדין"
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!أحقا ذلك؟ أحقا ذلك؟ إنظر إلى هذا الفتى يتصرف كرجل نبيل
Öyle mi? "öyle miymiş?" Bak hele bu çocuk nasıl da kibar konuşuyor!そうでしたっけ? まったく よそよそしいぞ! そうだ!本題に入ろう お前 もうサークルに入ったか?
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Byl to velkorysý, milý člověk, mimořádně erudovaný odborník.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.로버트 모그는 너그럽고 친절한 사람이었고, 아주 유능한 공학자였죠.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Robert Moog był wielkoduszną osobą i niezwykle kompetentnym inżynierem.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Robert Moog era o persoana generoasa si buna, si un inginer extraordinar de competent.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Robert Moog era uma pessoa amável e generosa, um engenheiro extraordinariamente competente.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Robert Moog era un uomo generoso e gentile, un ingegnere straordinariamente competente.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Robert Moog était un homme généreux, gentil, un ingénieur extraordinairement compétent.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Robert Moog fue una persona buena, generosa, ingeniero extraordinariamente competente.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Robert Moog je bil radodarna prijazna oseba, izjemno sposoben inženir.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Robert Moog nagylelkű, kedves és kivételes képességű tervezőmérnök volt.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Robert Moog war ein großzügiger, netter Mensch; ein außerordentlich kompetenter Ingenieur.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Robert Moog was een gulle, vriendelijke persoon, buitengewoon kundig ingenieur.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Ο Ρόμπερτ Μουγκ ήταν γενναιόδωρος, καλοσυνάτος, ένας εξαιρετικά ικανός μηχανολόγος.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Роберт Моог был щедрым и добрым человеком, прекрасным инженером и музыкантом.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.Робърт Муг беше щедър, мил човек, изключително компетентен инженер.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.רוברט מוג היה אדם טוב ונדיב ומהנדס מוכשר בצורה יוצאת מהכלל.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.كان روبرت مووق إنساناً كريماً وطيباً، ومهندساً نادر النظير.
Robert Moog cömert ve kibar biriydi. Aynı zamanda inanılmaz yetenkli bir mühendisti.音楽家でした 大学生になったばかりの私に教えるため
Sadece kimliğimiz nedeniyle bizi soruşturmaya gönderiyorsunuz ama bunu aşırı kibar bir şekilde yapıyorsunuz.Ci sottoponete a indagini senza accusa a parte la nostra identità, ma lo fate con una gentilezza estrema.
Sadece kimliğimiz nedeniyle bizi soruşturmaya gönderiyorsunuz ama bunu aşırı kibar bir şekilde yapıyorsunuz.Nos envían para ser investigados sin motivos salvo nuestras identidades, pero lo hacen con extrema amabilidad.
Sakince benimle gelme kibarlığını gösterirseniz, size zarar vermeye hiç niyetim yok.Jeśli zechce pani pójść, nie stawiając oporu, nie stanie się pani żadna krzywda.
Sakince benimle gelme kibarlığını gösterirseniz, size zarar vermeye hiç niyetim yok.Mas, se tiver a simpatia de me acompanhar calmamente, não tenho qualquer intenção de a ferir.
Sakince benimle gelme kibarlığını gösterirseniz, size zarar vermeye hiç niyetim yok.Se gentilmente potesse seguirmi in silenzio, non ho alcuna intenzione di farle del male.
Sakince benimle gelme kibarlığını gösterirseniz, size zarar vermeye hiç niyetim yok.Si es tan amable de venir conmigo sin hacer ruido, no tengo intención de hacerle daño.
Sakince benimle gelme kibarlığını gösterirseniz, size zarar vermeye hiç niyetim yok.Tulisitteko mukaani? En aio vahingoittaa teitä.
Sakince benimle gelme kibarlığını gösterirseniz, size zarar vermeye hiç niyetim yok.Vil du være sød at følge med mig? Jeg vil ikke gøre dig noget.
Sakince benimle gelme kibarlığını gösterirseniz, size zarar vermeye hiç niyetim yok.Vill du vara snäll att följa med mig? Jag vill inte skada dig.
Sakince benimle gelme kibarlığını gösterirseniz, size zarar vermeye hiç niyetim yok.Αν έχετε την καλοσύνη να έρθετε ήσυχα μαζί μου, δεν έχω καμία πρόθεση να σας βλάψω.
Sakince benimle gelme kibarlığını gösterirseniz, size zarar vermeye hiç niyetim yok.Будьте так любезны и пройдите со мной, я не намерен причинить вам никакого вреда.
Sessizce "Kibar ol" diyordu.Bittet mich still: Sei nett!
Sessizce "Kibar ol" diyordu.Como pidiéndome en silencio: Sé Amable!
Sessizce "Kibar ol" diyordu.Να 'σαι ευγενικός!
Sessizce "Kibar ol" diyordu.במבט מתחננת: "תהיה נחמד"
Seviştiğim çok yakışıklı, sevecen ve kibar... ...bir nişanlım var.لدي خطيب وسيم و جميل أمارس الحب معه
Sizden kibarlıkla bir ricada bulunduğumu anlarsınız ve guacomoleyi uzatırsınız.당신은 이 말을 공손한 요청으로 이해하고 과카몰리를 줄 겁니다.
Sizden kibarlıkla bir ricada bulunduğumu anlarsınız ve guacomoleyi uzatırsınız.Vous comprenez que comme une demande polie, ce qui signifie, donnez-moi le guacamole.
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?"Bocsánatot kérek!" Mondta az Egér, komor, de nagyon udvariasan:
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?"Ich bitte um Verzeihung", sagte die Maus, runzelte die Stirn, aber sehr höflich:
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?"Ja przepraszam" powiedział, że myszy, marszcząc brwi, ale bardzo grzecznie:
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?! 내가 네 뭐라 고요 '아주 공손하게 마우스 인상을 찌푸리고 말했다지만,'당신이나요
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?Neem me niet kwalijk', zei de Muis, fronsen, maar heel beleefd:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod