Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Jeśli nie chciałeś tego zjeść, mogłeś po prostu grzecznie odmówić...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Jika kamu tidak mau makan, kamu bisa menolak dengan halus atau..
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Jos et halunnut syödä sitä olisit voinut kieltaytyä kauniisti, tai...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Když jsi to nechtěl jíst, mohl jsi to mile odmítnout . . .
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...彼女の気持ちを考えて受け取ってあげたとしても、 死ぬわけじゃないんだし!
Ama kibarlık zırhım iyice çatırdamaya başladı,Der Deich meiner Zurückhaltung ächzt
Ama kibarlık zırhım iyice çatırdamaya başladı,Pero mi canal diplomático se queja
Ama kibarlık zırhım iyice çatırdamaya başladı, Ve zaptetmeye çalıştığı hayvan serbest kalıp Dışarı çıktı:Το διπλωματικό μου φράγμα στενάζει και ο μαλάκας που εγκλώβιζε πλέον δεν έχει συγκρατημό:
Ama kibarlık zırhım iyice çatırdamaya başladı,אבל סכר הדיפלומטיות שלי חורק
Ama kibar olmamdan nefret ediyorsun.Ale nie podoba ci się, kiedy jestem grzeczny.
Ama kibar olmamdan nefret ediyorsun.Dar îți displace când sunt politicos.
Ama kibar olmamdan nefret ediyorsun.그러나 여러분은 제가 예의바른 것을 싫어합니다.
Ama kibar olmamdan nefret ediyorsun.Mais tu détestes quand je suis poli.
Ama kibar olmamdan nefret ediyorsun.Ma mi odiate quando sono educato.
Ama kibar olmamdan nefret ediyorsun.Pero la gente odia que sea amable.
Ama kibar olmamdan nefret ediyorsun. Samimi davranışlarıma dayanamıyorsun.Neznášate moju slušnosť, nestrpíte úprimnosť.
Ama kibar olmamdan nefret ediyorsun.Αλλά δεν σας αρέσει όταν είμαι ευγενικός.
Ama kibar olmamdan nefret ediyorsun.Но вие мразите, когато съм учтив.
Ama kibar olmamdan nefret ediyorsun.אבל אתם שונאים כשאני מנומס.
Ama kibar olmamdan nefret ediyorsun.لكنك تكره حين أكون مهذبا.
Aman ne kadar kibarsın!Ce frumos vorbesti!
Aman ne kadar kibarsın!Du redest so nett.
Aman ne kadar kibarsın!Kamu bicara dengan sangat baik!
Aman ne kadar kibarsın!Mówisz tak ładnie!
Aman ne kadar kibarsın!Parli così amabilmente!
Aman ne kadar kibarsın!Tu parles si bien !
Aman ne kadar kibarsın!Μιλάς τόσο όμορφα!
Aman ne kadar kibarsın!Как мило!
Aman ne kadar kibarsın!تتحدث جيدا
Ama şimdi... Bütün kibarlığım ve nezaketim benden çalındı.Aber nun ... wurde ich meiner ganzen Höflichkeit beraubt.
Ama şimdi... Bütün kibarlığım ve nezaketim benden çalındı.Dar acum... ... toatã politeþea mi-a fost luatã cu forþa.
Anlıyorum. Kibarca söylüyorum, bırak beni!Felfogtam, úgyhogy eresszen, amíg szépen mondom.
Anlıyorum. Kibarca söylüyorum, bırak beni!J'ai compris, alors partez pendant que je suis encore gentil.
Arkadaş edinme, anlaşmazlıkları çözme, cana yakın ve kibar olmak.Freunde finden, Konflikte lösen, nett und höflich sein.
Arkadaş edinme, anlaşmazlıkları çözme, cana yakın ve kibar olmak.친구 사귀기, 충돌 해결하기, 즐겁고 정중하기
Arkadaş edinme, anlaşmazlıkları çözme, cana yakın ve kibar olmak.חיברות, פתירת עימותים, להיות נעימים ומנומסים.
Arkadaş edinme, anlaşmazlıkları çözme, cana yakın ve kibar olmak.صنع الأصدقاء، حل الصراعات، وأن تكون لطيفا ومهذبا.
Arkadaş edinme, anlaşmazlıkları çözme, cana yakın ve kibar olmak.今では もう そんなものは使いません
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.Eikä teidän tarvitse teititellä minua.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.E não precisam de falar comigo tão formalmente.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.I behøver ikke være så formelle.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.I nie musicie mówić do mnie tak uprzejmie.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.Ni behöver inte vara så formella.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.Non serve neanche che mi parliate in modo così formale.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.Y tampoco tenéis que hablarme de manera tan formal.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.Δεν χρειάζεται να μου μιλάτε τόσο τυπικά.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.И не надо так любезно со мной разговаривать.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Ayah saya adalah orang yang baik dan penyayang sebelum menderita Alzheimer, dan begitu pula sekarang.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Édesapám kedves és szerető személy volt az Alzheimer előtt, és most is az.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Isäni oli kiltti ja rakastava ennen, ja hän on kiltti ja rakastava nytkin.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.제 아버지는 알츠하이머에 걸리기 전 친절하고 다정한 분이었고, 지금도 친절하고 다정하십니다.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mein Vater war vorher nett und liebevoll - das ist er noch.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mijn vader was aardig en liefdevol voordat hij Alzheimer had en dat is hij nog steeds.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Min pappa var snäll och kärleksfull innan han hade Alzheimers och han är snäll och kärleksfull nu.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mio padre era gentile e affettuoso prima dell'Alzheimer e lo è tuttora.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mi padre era amable y cariñoso antes de tener Alzheimer, y es amable y cariñoso ahora también.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mon père était gentil et affectueux avant d'avoir Alzheimer, et il est gentil et affectueux aujourd'hui.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.O meu pai era amável e afectuoso antes de ter Alzheimer e agora também é amável e afectuoso.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Pred Alzheimerom bol môj otec láskavým a milujúcim človekom - a takým je aj teraz.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Táta byl hodný a milující i před Alzheimerem; a je hodný a milující stále.