Her zaman esprili ve kibardır.늘 친절하고 싹싹하게 대접한다.
Bununla birlikte günümüzde "hanımefendi" anlamında kibar bir hitap olarak tüm kadınlar için kullanılabilir.כיום מקובל לקרוא לכל אשה באופן מנומס ליידי.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.במהלך השיר הרביעי הניח בארט לאט ובנימוס את הגיטרה שלו, ועזב את הבמה.
Çok kibar ve naziktir.נדיבה ונחמד מאוד.
Suzanne vücudunu kibar bir şekilde saklamaya çalışıp utangaç bakışlarla izleyiciye bakar.אטורה צוחק בביישנות ומביט למצלמה.
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir."הוא באמת ובתמים אדם נפלא ואדיב.
Edi Gathegi, Laurent: James'in klanının en kibar üyesi.לורנט (אדי גטהאגי) - הערפד היותר מתורבת בחבורה של ג'יימס.
Kaygısız tavrına karşın konuşması her zaman kibardır, yine de bazen alaycı davranır.За разлика от сестра си е добродушен, мил, но понякога говори глупаво.
Kendisi uysal bir kalbi ve aklı olan, zeki ve kibar biriydi.Аз винаги бях добро, послушно и разумно момче.
Genelde sakin, uslu ve kibardır.Obično su prijazni, dobroćudni i ljubazni.
Edi Gathegi, Laurent: James'in klanının en kibar üyesi.Edi Gathegi kao Laurent, je najciviliziraniji član Jamesove grupe.
Sekizinci sezonda Rachel'a aşık olur ancak Rachel kibarca kendisinin aynı şekilde hissetmediğini söyler.U osmoj sezoni Joey se zaljubljuje u Rachel, ali mu ona pristojno odgovara da ne dijeli njegove osjećaje.
Kurt, kibarca kıza nereye gittiğini sorar.Pristojno je pitao djevojčicu kamo ide, a lakovjerna djevojčica prijateljski mu je odgovorila.
Bu süre içinde Rıza Erekli ve Melih Kibar gibi isimlerle çalıştı.Po tom nastavku i padežima, one se ponašaju kao pridjevi.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Pred koncom štvrtej skladby Syd neočakávane položil svoju gitaru a odišiel z pódia.
Küçük kızı Bianca görgülü ve kibar biridir, pek çok erkek onunla evlenmek istemektedir.Portia, krásna, mladá a vzdelaná žena, očakáva mužov, ktorí ju požiadajú o ruku.
Kitapta uzun boylu, sessiz, sakin ve çok kibar biri olarak tasvir edilir.Opisana je kot visoko, sramežljivo, tiho in zelo prijazno dekle.
Çok kibar ve naziktir.Je prijazna in preprosta.
Genelde sakin, uslu ve kibardır.Je prijazen, tih in vljuden.
Yuri çok terbiyelidir ve kibardır.Būk drausmingas ir mandagus.
Kadınlara karşı nazik ve kibardır, Kadınlarla ilişkileri çok iyidir.Jos labai smalsios ir mielai bendrauja su žmonėmis.
Türkçedeki önemli bir başka özellik, "siz" adılının kibar olarak 2. tekil kişiyi (sen) belirtmesidir.Šiuo atveju 'tu (jūs)', antrasis asmuo, gramatiškai reiškiama trečiuoju asmeniu.
KSKY: DYS'nin kibar biçimdir.Didenė (Didymodon) Gentis.
Darcy bu saldırılara oldukça kibar bir şekilde cevap verir.Ragena gali labai jautriai reaguoti į įvairius dirgiklius.
Henry'nin en kibar arkadaşıdır.Geriausias Žoros draugas.
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir.Ta on alandlik, kaastundlik ja väga armastav inimene''.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Apakah akan menjadi murka dan kemarahan atau menjadi cinta dan kebaikan.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Buď budeme smerovať k chamtivosti a hnevu alebo k láske a vľudnosti.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Chọn lòng lam và cơn giận... Hay chọn tình thương và lòng nhân hậu.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Czy jest to chciwosc i gniew czy moze milosc i dobroc.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Jos olet ahne ja vihainen tai olet rakastavainen ja lempeä.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.욕심이나 분노에 치우치게 하거나 혹은 이를 다시 사랑과 친절함으로 향하게 하는 것.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Spingendolo verso rabbia e avidità o verso amore e gentilezza.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Ya sea hacia la codicia y la ira o sea hacia el amor y la bondad.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Будь-то жадность и гнев или же любовь и доброта.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Позаяк бути жадібним і гнівним або люблячим і добрим.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.באם זה בענין של רדיפת בצע, או כעס או בנושא של אהבה וטוב-לב.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.سيكون في اتجاه الجشع و الغضب أو في اتجاه الحب و اللطف
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.いや、慈愛と親しみに満ちた方向へ、か。 この世界に、苦しみを生むこともできるし、
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Já se Vás ale ptám, prosím Vás pěkně, odpovězte mi.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.제가 여쭤보지 않습니까, 부디 공손하게 답변해 주세요
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Nhưng tôi đang hỏi anh, Đề nghị anh trả lời nghiêm túc.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Odpowiedz na pytanie.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Tapi aku sedang bertanya padamu. tolong jawab dengan sopan.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Ţi-am pus o întrebare şi te rog să răspunzi politicos.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın..אך אני מבקש ממך לענות בנימוס
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.لكنني أسألك،أجب بأدب من فضلك
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.回答は拒否する 判断はまかせる
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...먹기 싫으면 좋은말로 거절하면 되지 아니
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Nếu anh không muốn ăn, anh có thể từ chối đàng hoàng hoặc là ....
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Om du inte ville äta den, kunde du väl ha nekat snällt eller...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Si tu ne voulais pas le manger, tu pouvais le décliner gentiment ou...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Εαν δεν ηθελες να το φας θα μπορουσες να το αποριψεις ευγενικα η . . .
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Если тебе не понравился торт, ты мог вежливо отказаться.
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...אפילו אם לא רצית לאכול את זה אז פשוט יכולת לסרב יפה או לא לקחת.
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...إذا كنت لا تريد أن تأكله، إذا كنت تستطيع ان ترفضه بطريقه لطيفه أو...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Ak si ju nechcel zjesť, tak si ju mohol milo odmietnuť, alebo...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Als je het niet wilde eten, dan had je het gewoon aardig kunnen weigeren of...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Če je nisi hotel sprejeti, bi jo lahko prijazno zavrnil ali ...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Daca nu doreai sa-l maninci, puteai sa-l respingi amabil, sau...