Ana içeriğe geç
Sözlük

kişisel ile cümle

kişisel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Fisher je također dobila osobnog trenera i nutricionista.
2005'te Mack 10, Ice Cube ile yaşadığı kişisel sorunlar nedeniyle gruptan ayrıldı.Dvije godine kasnije Mack 10 je napustio grupu zbog svađe s Ice Cubeom.
Kişisel alan ağları USB ve FireWire gibi veri yollarıyla kablolu kurulabilir.Žičane PAN se mogu tvoriti pomoću računalnih sabirnica kao što su USB i Firewire.
Hemen hemen ilk işi Avusturya ile Macaristan arasındaki kişisel birliği sona erdirmekti.31. listopada, Mađarska je službeno okončala uniju između Austrije i Mađarske.
Bana kişisel olarak çok önem arz eder."Mislim da je vjera nešto veoma osobno."
Gauss, kişiselleştirilmiş bir Tanrı'ya inanmıyordu.Bog nije stvorio čovjeka s homoseksualnim željama.
Soyadı, soy ismi, öz ada eklenen ve kişisel adın bir parçası sayılan ad.Prezime je obiteljsko ime i sastavni dio svakog osobnog imena.
Sporcu bu atlayışla kişisel en iyi derecesine de ulaşmıştı.Time je sprinterica ostvarila i najbolji osobni rekord.
Bazı kişisel şeylerle uğraşıyordum.Bavile su se gospodarskim pitanjima.
1912'de Archipenko Hagen'daki Folkwang Müzesi'nde ilk kişisel sergisini gerçekleştirdi.Godine 1912. je imao prvu osobnu likovnu izložbu u hagenskom muzeju Folkwang, u Njemačkoj.
Orada kısa zaman içinde kişisel ve finansal problemlerle karşılaştı.U tome se razdoblju suočavao s problemima u privatnom i profesionalnom životu.
Callistus'un kişisel hayatı ve sonu hakkında çok fazla şey bilinmiyor.O Klementovu životu i smrti nije poznato gotovo ništa.
Melitta (Marisa Ramirez) – Lucretia'nın kişisel kölesi ve Oenomaus'un karısı.Marisa Ramirez (prequel) kao Melitta - Lukrecijina bivša osobna robinja i Onemajeva žena.
Tavanda zamanın kişiselleştirilmiş bir tasviri bulunmaktadır.Kod strehe je karakteristični prijelom.
Grup üyelerinin kişisel durumu da önemli değildir.Nacionalnost članova partije također nije isticana.
2005 sonunda, Mutya Buena kişisel sebeplerinden dolayı gruptan ayrıldı ve yerine Amelle Berrabah geldi.Tijekom prosinca 2005. skupinu napušta Mutya Buena, koju zamjenjuje Amelle Berrabah.
Bunun yanı sıra bir delegenin, "Bu kişisel değil.Jedna od najpoznatijih instalacija je i "OVO NIJE MOJ SVIJET".
Bu sırada grup üyeleri arasında sert kişisel problemler meydana geldi.Također je naveo i osobne probleme s ostalim članovima skupine.
Kendisi kişisel doktoru iken ilişkisi vardı. ^ (yardım)Он пошёл к врачу. (on se nalazi kod liječnika).
Kendisine sadece kişisel muhafızı ve tabii ki Macrinus eşlik ediyordu.Posebice su ga kritizirali Interovi veterani kao što su Javier Zanetti i Marco Materazzi ali i vlastiti agent.
Devlet, kişisel olmayan bir otoritedir.Takva vlast je impersonalna.
Çoğunlukla tipik kişisel ya da ailesel migren geçmişi olan kimselerde meydana gelir.Često se pojavljuju u osoba koje navode da imaju tipične migrene osobno, ili u obitelji.
1978'de ilk kişisel sergisini açtı.1978. izdali su svoj prvi demo.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.U Nizozemskoj su mu se napokon dogodile i neke važne stvari u privatnom životu.
Commodore 64, tüm zamanların en çok satan kişisel bilgisayar (Home Computer) modeli.Commodore 64 (C64) bol najpredávanejší model osobného počítača všetkých čias.
Araç mürettebatı savunma için kişisel silahlarını kullanıyordu.K obrane posádky slúžili osobné zbrane (samopaly).
Ancak başarı bu genç girişimciyi kişisel ve yasal karmaşalara sürükler.Ale pre tohto podnikateľa je úspech tiež synonymom osobných a legálnych problémov.
Spielberg filmi fazla kişisel bulmadı.Spielberg vzal natáčanie filmu veľmi osobne.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Ku tomu patrili aj lúpeže majetku obetí.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Zlyhanie pri úlohách s vysokou osobnou zaangažovanosťou.
Güney Dakota, ABD'deki en düşük kişisel vergi oranına sahip olan eyalettir.Južná Dakota patrí k najmenej osídleným štátom USA.
Kişisel olarak bu benim için ne temiz bir çözümdü.V našich pomeroch to bolo neobyčajné riešenie.
İtalya'da yaşadığı süre boyunca Maradona'nın kişisel sorunları arttı.Počas pôsobenia v Neapole sa však prehĺbili jeho osobné problémy.
Ayrıca Hitler'in kişisel kararname subayıydı.Stal sa tiež Hitlerovým oficiálnym zástupcom.
Soyadı, soy ismi, öz ada eklenen ve kişisel adın bir parçası sayılan ad.Môže to byť vlastné podstatné meno, vlastné prídavné meno, vlastné zámeno alebo vlastná číslovka.
2 Eylül 2015 tarihinde ise Avril Lavigne kişisel Instagram hesabından ayrıldıklarını açıklamıştır.2. septembra 2015 prostredníctvom siete Instagram Avril oznámila, že sa s Chadom rozišli.
Dharma ile uyumlu bir hayat süren kişiler Mokşa veya kişisel özgürlüğe ulaşırlar.Kto žije v súlade s dharmou, dosiahne mókšu alebo nirvánu – vyslobodenie.
Kişisel verilerin yanı sıra pasaport sahibinin fotoğraf ve parmak izi ile bulunur.Jediným dôkazom sú odtlačky chodidiel a ich fotografie.
Hem kişisel hem de toplumsal bir erdemdir.Verejný či osobný záujem?.
Servis, ücretsiz paketinde 5 GB'lik bir kişisel depolama alanı sunmaktadır.Každý užívateľ dostane automaticky 5GB voľného miesta na serveri zadarmo.
Ayrıca "Şirket" kişisel başarılar içinde kullanılır.Teda úspech spoločnosti bol aj v jeho osobnom finančnom záujme.
Bunun altında kişisel nedenler de yatıyordu.Ako príčinu uviedla osobné dôvody.
Kitap iki, çeşitli kişisel hikayelerden meydana gelir.Anime sa skladá z dvoch samostatných príbehov.
1960’lı yıllara gelindiğinde Peru Komünist Partisi ideolojik ve kişisel sebeplerden bölünmüş durumdadır.V roku 1963 pre ideologické a politické nezhody opustil Komunistickú stranu.
1935'te Prag'da kişisel bir sergi açtı.Už v roku 1931 samostatne vystavovala v Prahe.
Sözlü tarihin geleneksel biçimi kişisel yaşam öykülerinin saptanmasıdır.Príznačnou črtou Palkoviča ako novinára, je jeho zmysel pre praktické potreby života.
33'ü yurt dışında olmak üzere 142 kişisel sergi açtı.Medzitým vzbudil Model 32 v zahraničí značnú pozornosť.
Bazı kişisel şeylerle uğraşıyordum.Ide spravidla o súkromné aktivity.
Bu kişisel bir şey değil.Nebol pre ňu osobný.
Bana kişisel olarak çok önem arz eder."“Tá sebaobeť by ma zaujímala.”
Binalara yapılan imha 13.5 milyon dolar değerinde ve kişisel mal kaybı 60 milyon dolar olarak değerlendirildi.Sila zemetrasenia bola 7,3 lokálneho magnitúda a škody na majetku boli vyčíslené na 10 mil. dolárov.
Bazı kişisel şeylerle uğraşıyordum.Poskušamo urediti nekaj osebnih zadev.
Tapie, 1994'te kişisel iflasını dosyaladı.Tapie je vložil predlog osebni bankrot leta 1994.
Babası bir rahip ve güçlü kişisel inançları olan bir Hristiyandı.Njegov oče je bil duhovnik, predan kristjan z močno osebno vero.
Her vatandaş, kişisel kimlik kartı almak için uygundur.Vsak državljan je upravičen do osebne izkaznice.
Wirtland kişisel plastik kimlik kartları verir.Virtlandija izdaja plastične osebne izkaznice.
Tek sözcük, bütün metin ve kişisel web sayfası çevirisi mümkündür.Možna je tudi kombinacija statičnega spletišča z osebnim spletnikom.
Lictorların asıl görevi imperium yetkisine sahip magistraların kişisel güvenliğini sağlamaktı.Glavna naloga liktorjev je bila varovanje magistratov, ki so imeli izvršilno oblast.
Kişisel veya pasif olarak tütün dumanı da riski arttırır.Izpostavljenost lastnemu dimu in pasivno kajenje povečujeta tveganje.
Bu sebepten dolayı radyoaktif maddeler ile çalışırken kişisel koruyucu ekipmanı kullanmak önemlidir.Iz tega razloga je pri delu z radioaktivnimi snovmi pomembno, da smo primerno opremljeni z varovalno opremo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kişisel ile cümle - Sayfa 37 - kişisel kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App