Ana içeriğe geç
Sözlük

kişisel ile cümle

kişisel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak Poe, öyküyü, kişisel rakibi Thomas Dunn English'e cevaben yazmıştı.Poe a scris povestea, cu toate acestea, ca un răspuns dat rivalului său personal Thomas Dunn English.
Josef Stalin'in de Kremlin'de kişisel odaları vardı.Și Stalin a avut în clădire camere pentru uz personal.
Sharpay İngiliz bir değişim öğrencisi olan Tiara Gold ile tanışır ve onu kişisel asistanı olarak tutar.Sharpay o întâlnește pe Tiara Gold, o elevă nouă, și o angajează ca asistentă personală.
Kişisel görüşlerimin önemi yoktur."Dacă mă întrebi de viața personală, nici nu mă interesează.”
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Incursiune destin colectiv si destin individual.
Müzede 160.000 kadar orijinal belge ve 5.700 kadar kişisel eşya sergilenir.Deține în jur de 160.000 documente originale și în jur de 5.700 alte articole.
Bu tip kimlik doğrulama finansal ya da kişisel işlemler için önerilmez.Nu le voi oferi acestora nici un fel de recompensă materială sau financiară.
Bununla birlikte yaklaşık 40 civarında kişisel bilgi-işlem yatırımı yapmıştır. ^ Wei, Coach K.Este autor a peste 200 de lucrări științifice. ^ a b c (publisher)
Aynı yıl, Belgrad'da ilk kişisel sergisini açtı.Prima ei expoziție individuală a avut loc la Belgrad în același an.
Romantik devir daha kişiseldir.Spectacolul meu este mai personal.
Kişisel hak: Her kişinin yaşama hakkı vardır.Dreptul la viața privată: Orice persoană are dreptul la respectarea vieții sale private.
Bireyin kişisel yeteneklerini geliştirmek.Dezvoltarea abilităților lor creative.
En iyi kişisel zamanı 23.20'dir.Convorbirea are loc până la ora 23.24:20.
Tüm tartışmalara rağmen Ronaldo çok sayıda kişisel ödül kazandı.La concursul respectiv, surorile Osoianu au obținut Marele Premiu.
Aynı beldedeki müzede kendisine ait kişisel eşyalar, fotoğraflar ve dokümanlar mevcuttur.În muzeu sunt păstrate lucrurile personale, fotografiile și documentele arhitectului.
Birçok dalda kişisel ve tiyatrosu Yeditepe Oyuncuları adına çok sayıda ödül ve takdirname aldı.El a câștigat mai multe premii și titluri în sporturi de echipă și individuale.
Bu takımla birçok kişisel başarıya imza attı.Pentru mulți oameni, asta e rezumatul succesului personal.
TCP / IP üzerinden kişisel Dosya Paylaşımı.Protocolul corespunde nivelului transport din stiva TCP/IP.
Kişisel alan ağları USB ve FireWire gibi veri yollarıyla kablolu kurulabilir.Rețelele PAN pot fi conectate cu magistrale USB și FireWire.
Genel olarak 31 kişisel sergi düzenledi.La națională a avut 31 de convocări.
Daniel Cudmore, Felix: Aronun kişisel korumalarından biri.Dumitran, Daniel; Un timp al reformelor.
En iyi kişisel derecesi Budapeşte, Macaristan'da 24 Haziran 1994'te elde ettiği 68,58 metredir.Cea mai bună performanță a ei este 75,68 m, realizată la 4 iunie 2000 în Tula.
Genel olarak kişisel bilgisayarlar içindir.Acestea sunt mai ales subdomenii ale informaticii.
Kişisel nedenlerden dolayı.Din motive personale.
Millikan kişisel hayatında hevesli bir tenis oyuncusuydu.Magánéletében Millikan szenvedélyes teniszjátékos volt.
Yunan tarihinde eğitim, Sparta hariç, kişisel idi.A görögöknél az oktatás általában privát volt, kivéve Spártát.
Legend, 1993 yılında Çin'in ilk "586" kişisel bilgisayarını üreterek Pentium çağına girdi.1993: a Legend belép a Pentium korszakba, legyártja a Kínai Népköztársaság első “586”os PC-jét.
5 Nisan 2009 itibarıyla kişisel serveti yaklaşık 10 milyon dolara ulaştı.2009 áprilisában személyes vagyona körülbelül 10 millió dollár volt.
Bize göre siyaset ile kişisel hayatın arasında bir bölünme yok idi.Azonban sem politikai, sem személyes kapcsolat nem volt a két ember között.
Bu esnada grup hem kişisel hem de müzikal farklılar nedeniyle dağılmaya başladı.A zenekar ebben az időszakban kezdett szétesni a drogok és személyes nézeteltérések miatt.
Ridley Scott yapımı, en kişisel filmi olarak tanımladı.Ridley Scott a legteljesebb és legszemélyesebb művének tartja.
Bu araçlar tabur seviyesinde ve yüksek komutanlık seviyesinde kişisel komuta aracı olarak kullanıldı.Ezeket zászlóalj és magasabb szintű parancsnokok használták, mint személyi parancsnoki járművet.
Ayrıca "Şirket" kişisel başarılar içinde kullanılır.A fizika is a "sikertantárgyak" közé került.
Daha sonra kişisel asistanı olarak geri alır.Őt később a személyes testőrévé képezik ki.
Bunun altında kişisel nedenler de yatıyordu.Így a személyi feltételek biztosítottak voltak.
Bu yalnızca kişisel bir sorun değil.Hanem pusztán személyes ügy maradna.
Enfeksiyon kişisel hijyen ve temizlik kuralları ile etkili bir şekilde önlenebilir.A fertőzés hatásos megelőzését segíthetik a személyes higiénia és megfelelő közegészségügyi feltételek.
Sözlü tarihin geleneksel biçimi kişisel yaşam öykülerinin saptanmasıdır.A kommunikáció típusa a személyes élettörténetétől függ.
Müzede 160.000 kadar orijinal belge ve 5.700 kadar kişisel eşya sergilenir.A gyűjtemény körülbelül 160 000 eredeti dokumentumot és 5700 egyéb tételt tartalmaz.
Şarkıcı, albümü kişisel bir albüm olarak nitelendirdi.Szeretne visszatérni önálló énekesként saját albummal.
Yükselen kişisel tonu, 1989'daki The Sensual World albümünüyle daha yeni bir boyut kazandı.Személyes hangvétel jellemzi az 1989-ben kiadott The Sensual World című albumot is.
Üçüncüsü kişisel sahip olmak.Egyéniben harmadik lett.
Hatta Kazaklar, Çar'ın kişisel korumaları olarak da görev almışlardır.Más háborúkban a kozákok, mint a cár személyes testőrségeként vettek részt.
Temel görevi kişisel güvenlik sağlamak ve "id"in bazı isteklerine izin vermektir.A NASA-nak tehát „kötelessége” bizonyos információk visszatartása.
67 kişisel sergi açtı.Összesen 77 indítás történt.
1984: Apple'ın kişisel bilgisayarı Macintosh piyasada.1984 – Az Apple Computer bemutatja az első Macintosh-t.
Kısa süre sonunda kişisel problemler nedeniyle buradan da ayrılmak zorunda kaldı.Később kezelésekre szorult személyes problémái miatt.
Vurgu kitap öğrenme yerine, daha ziyade ilk elden kişisel iletişim olmuştur.Ha jelelni tanulnak, akkor előbb tudnak hatékonyan kommunikálni, mint beszélni.
Komplocuların dürtüleri hem kişisel hem de siyasaldı.Azaz a székelyek szabadsága egyszerre közösségi és személyes is volt.
Kendisine sadece kişisel muhafızı ve tabii ki Macrinus eşlik ediyordu.Később Komjáthy János, Sebestyén Géza és Sebestyén Mihály voltak az igazgatói.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Ezen felül elkobozták a halott összes személyes tulajdonát.
Sabhankra, 2001 yılında Constantinopolis adıyla Savaş Sungur'un kişisel projesi olarak kuruldu.Végül az FDA 2001-ben biztonságosnak minősítette a szacharint emberi használatra.
Sporcu 21,24 metrelik kişisel en iyi derecesiyle, halen Okyanusya rekorunun sahibidir.21,24 méteres eredményével az óceániai, egyben az új-zélandi rekord birtokosa.
Kişisel olarak muharebeye girmesine izin verilmez.A tetthelyre nem szabadott belépnie.
1947 yılında Kişisel fotoğraf sergisi: Doğunun yüzü, M.H. de Young Memorial Müzesi, San Francisco.Öreg földműves, M. H. de Young Museum, San Francisco.
1977 - Ev kullanımına uygun ilk pratik kişisel bilgisayar olan Apple II satışa sunuldu.1977: Megjelenik az Apple II, az első óriási sikert arató személyi számítógép.
Kişisel hak: Her kişinin yaşama hakkı vardır.2. Van-e joga az embernek „életet” teremteni?
Bana kişisel olarak çok önem arz eder."Nagyon érintettnek érzem magamat benne.”
Ailesinin ve kişisel arkadaşlarının portrelerini yapmayı tercih ediyordu.Megfestette barátai, rokonai portréját is.
Maçta dikkat çeken gollerdern biri 55. dakikada Pelé'nin kişisel becerisiyle attığı bir goldü.Punk és Hero játszott egy 55 perces meccset.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod