Ana içeriğe geç
Sözlük

kişisel ile cümle

kişisel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu kişisel olarak almayın.Don't make this personal.
İş ve kişisel yaşam arasında bir dengeye nasıl ulaşabiliriz?How can we achieve a balance between work and personal life?
Bu benim kişisel favorim.It's my personal favorite.
Bu çevrim içi ankete katılmak için size bazı kişisel bilgiler sorabiliriz.In order to participate in this online survey, we may ask you some personal information.
Bu kişisel.It's personal.
Bu çok kişisel.That's too personal.
O çok kişisel.That's too personal.
Kişisel olarak bunu yapıyor olmamız gerektiğini sanmıyorum.Personally, I don't think we should be doing this.
Bu kişisel bir mesele.It's a personal matter.
Çok kişisel olmak istemiyorum.I don't want to get too personal.
Tom'la kişisel olarak ilgilenmek istiyorum.I want to take care of Tom personally.
Ben kişisel sorunların hakkında duymak istemiyorum.I don't want to hear about your personal problems.
Ben kişisel yaşamınıza müdahale etmek istemiyorum.I don't want to interfere with your personal life.
Sana kişisel bir soru sorabilir miyim?Can I ask you a personal question?
O kişisel.That's personal.
Bu kişisel değil.It's not personal.
Yalnızca kişisel eşyalarım var.I only have personal items.
Kişisel olma.Don't get personal.
Kişisel görünüyordu.It seemed personal.
Kişisel değildi.It wasn't personal.
Gerçekten kişisel.It's really personal.
Bu o kadar kişisel.It's that personal.
Şimdi bu kişisel.Now it's personal.
O kişiseldi.That was personal.
Ben onu kişisel olarak almadım.I didn't take it personally.
Tom onu kişisel olarak almadı.Tom didn't take it personally.
Kişisel deneyimlerimden konuşabilirim.I can speak from personal experience.
Bu sadece senin kişisel kullanımın içindir.This is only for your personal use.
Katılacak kişisel bir meselem var.I have a personal matter to attend to.
İlgilenecek biraz kişisel işim var.I have some personal business to take care of.
Tom'la konuşacak kişisel bir şeyim var.I have something personal to discuss with Tom.
Seninle görüşecek kişisel bir şeyim var.I have something personal to discuss with you.
İlgilenecek kişisel bir meselem var.I have a personal matter to take care of.
Sadece sana kişisel olarak teşekkür etmek istedim.I just wanted to thank you personally.
Tom'un kişisel sorunları hakkında her şeyi biliyorum.I know all about Tom's personal problems.
Şüpheli tüm kişisel eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.The suspect had to lay all his personal effects on the table.
Goethe'nin kişisel sözcük dağarcığı neredeyse seksen bin sözcükten oluşuyordu.Goethe's personal vocabulary consisted of about eighty thousand words.
Bunu kişisel olarak alma, Tom.Don't take it personally, Tom.
Tom dün kendi kişisel hesabından üç yüz dolar çekti.Tom withdrew three hundred dollars from his personal account yesterday.
Tom çok fazla kişisel sorular sordu.Tom asked too many personal questions.
Kişisel olarak güvenliğini garanti ederim.I'll personally guarantee your safety.
Ben kişisel nedenler için buradayım.I'm here for personal reasons.
Onunla kişisel olarak ilgileneceğim.I'll see to that personally.
Bunun kişisel olduğuna eminim.I'm sure it's personal.
Tom benim kişisel bir düşmanımdır.Tom is a personal enemy of mine.
Web sitesi hesabı oluştururken, insanlar genellikle sahte kişisel bilgiler verirler.People often give fake personal information when setting up website accounts.
Bu kişisel zevkinizle ilgili bir soru.It's a question of personal taste.
Bu sadece kişisel bir zevk meselesi.It is just a matter of personal taste.
O beni kişisel olarak davet etti.He personally invited me.
Herkesin kişisel sorunlarını dinlemekten usanmış olmalısın.You must be getting tired of listening to everyone's personal problems.
Tom ilgilenecek bazı kişisel sorunları olduğunu söyledi.Tom said he had some personal problems to take care of.
Seninle kişisel bir sorunu tartışmak için buraya geldim.I came here to discuss a personal problem with you.
Ofisimiz kişisel problemleri olan öğrencilere yardımcı olur.Our office helps students with personal problems.
Tom'la kişisel olarak hiç problem yaşamadım.I've never had any problem with Tom personally.
Tom, Mary'nin kişisel problemleri hakkında her şeyi bilir.Tom knows all about Mary's personal problems.
Ben mesleki hayatta, kişisel duyguların bir kenara konulması gerektiğini biliyorum.I know that in professional life,personal feelings should be put aside.
Kişisel web siteni yarat.Create your personal website.
Mary, Tom'un kişisel asistanıdır.Mary is Tom's personal assistant.
Mary, Tom'un kişisel yardımcısıdır.Mary is Tom's personal assistant.
Katılımcıların kişisel saldırılardan kaçınmaları gerekir.Contributors should avoid personal attacks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod