keyif ile cümle
keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onunla konuşmak keyif verici.С ним приятно общаться.
Aslında burada olmaktan keyif almıyorum.На самом деле, мне не нравится находиться здесь.
At sırtında gitmekten keyif almıyorum.Я не люблю ездить верхом на лошади.
Yalnızca keyif mevcuttur.Просто ради удовольствия.
Biz bundan büyük bir keyif aldık.В общем получил большое удовольствие.
Bunu her sene veya tekrar yapmanın dengeli bir keyif olup olmadığını bilmiyorum'' dedi.Вам придётся смотреть его снова и снова, пока Вам не станет понятно всё».
Dünyanın geri kalanı olarak biz, sizi memnuniyetle ve keyifle takip edeceğiz."إذا نحن أثنينا عليك بصالح " .
Şarkıda 22 yaşında olmanın keyifli yanları anlatılmaktadır.تصف الأغنية بهجة بلوغ 22 مِن العُمر.
Misafirler oldukça keyiflidir.ليت المدعوين مسرورون.
Keyifli Bir Yolculuk Kitabı - Rundherum.أيام الإجازة - مسلسل فكاهي كوميدي.
Rühmann rolünü, ondan beklendiği gibi, oynar ve izleyicilerin alkışlarından keyif alırdı.Eu amo que eles estão desfrutando o processo como nós esperávamos que os fãs iriam.
Roger Ebert filme 4 yıldız üzerinden 3 vererek filmi "keyifli ve enerjik korku filmi" olarak nitelendirmiştir.Roger Ebert deu ao filme a nota de 3/4, chamando-o de "filme de terror alegremente energético".
Misafirler oldukça keyiflidir.Os convidados são bastante variados.
Basketbol oynamaktan ve spor izlemekten keyif alıyordu.Ele gostava de jogar basquetebol e adorava esportes.
Genellikle keyifsiz hissederim.Ze zijn meestal ongevlekt.
Törende Ayşe Tütüncü ve Perküsyon Grubu misafirlere keyifli anlar yaşattı.Animatie is het voorzien van vermaak aan een groep gasten of bewoners van een verblijf.
Kedigillerin gözlerine bakılarak keyif durumları anlaşılabilir.Zie je de poppetjes in je ogen van plezier.
İklimi keyif verici ve hoştur.De sfeer is vrolijk en uitgelaten.
Sağlığı düzeliyor gibi oldu ve yazı keyifle geçirdi.Zijn gezondheid ging er iets op vooruit en zijn literaire productie nam evenredig toe.
Yalnızca keyif mevcuttur.Jest tylko zabawą.
Keyifli Bir Yolculuk Kitabı - Rundherum.Wrócą pociągi Sławno – Darłowo.
Tüm bunlar benim için de yeni şeyler ve bundan büyük keyif alıyorum."Jest ono zdolne, by wszystkie przyjąć i dlatego jest takie wielkie”.
Dövme yapmak, ilgilendiğim görsel sanatların içinde en keyif alarak yaptığım şey.Maluję, bo to leży w moich najmocniejszych potrzebach wewnętrznych.
Genellikle keyifsiz hissederim.Często są one niesformalizowane.
Genellikle keyifsiz hissederim.Den är oftast mycket orädd.
Tüm bunlar benim için de yeni şeyler ve bundan büyük keyif alıyorum."Detta är mitt nya hem och jag trivs väldigt bra här".
Bunu her sene veya tekrar yapmanın dengeli bir keyif olup olmadığını bilmiyorum'' dedi.Я не знаю чи розумно це робити кожен рік, або ще раз».
Kendimizi şarkı söylemekten çok keyif alan bir metal grubu olarak görüyoruz.Ми вважаємо себе метал-бандою яка любить багато співати.
Şarkıda 22 yaşında olmanın keyifli yanları anlatılmaktadır.Пісня описує радощі та життя, коли тобі 22 роки.
Kendisine acı çektirmekten ve bu acıyla kendisini yok etmekten keyif alır.Потрібно заподіяти йому біль і змусити страждати.
Genellikle keyifsiz hissederim.Зазвичай безсимптомний.
Kısa süreli keyif verir.Jen krátká návštěva potěší.
Keyifli Bir Yolculuk Kitabı - Rundherum.Zvláštní otisk – Šťastnou cestu.
Genellikle keyifsiz hissederim.Tím ji většinou znehybní.
Basketbol oynamaktan ve spor izlemekten keyif alıyordu.Îi plăcea să joace baschet și să urmărească sporturi.
Yalnızca keyif mevcuttur.Avem simțul umorului.
Sağlığı düzeliyor gibi oldu ve yazı keyifle geçirdi.El era bine cotat în vremea în care a trăit și publicațiile sale s-au bucurat de un succes important.
Misafirler oldukça keyiflidir.Spectatorii sunt foarte nemulțumiți.
Kitap okumaktan keyif alırım.Îmi place să citesc cărți.
Çekerken çok keyif aldık, umarım herkes beğenir” diye konuştu.Nagyon büszkék vagyunk rá, és reméljük, legalább annyira fog tetszeni a közönségnek, mint amennyire nekünk.”
Söylerken büyük keyif aldım.Mindezek ellenére élvezhetőnek mondta.
Kendisine acı çektirmekten ve bu acıyla kendisini yok etmekten keyif alır.Meg akar valóban halni, vagy csupán szenvedéseitől szeretne megszabadulni?
Müzik dinlemekten keyif aldık.Élveztük a zenehallgatást.
Tom bugün biraz keyifsiz hissediyor.Tom ma nincs igazán formában.
Şarkıda 22 yaşında olmanın keyifli yanları anlatılmaktadır.Kappale kuvastaa sanoituksiltaan ilosta olla 22-vuotias.
Dövme yapmak, ilgilendiğim görsel sanatların içinde en keyif alarak yaptığım şey.Jos suljin silmäni, mitä ihmeellisin koristeaihe ilmestyi minulle.
Orada oynamak çok daha rahat ve keyif verici.Se on oikein helppo ja miellyttävä lennettävä.
Tom ve Mary hayvanat bahçesinde birlikte keyifli bir gün geçirdi.Tom ja Mary viettivät yhdessä mukavan päivän eläintarhassa.
Bu nedenle keyiflendirici," şeklinde ifade etmiştir.Δηλαδή "Αφιερωμένο από το Φόρμι.
Tüm bunlar benim için de yeni şeyler ve bundan büyük keyif alıyorum."Είμαι ένας τύπος που τα δίνει όλα, οπότε είμαι πολύ ευτυχισμένος με αυτό".
Kedigillerin gözlerine bakılarak keyif durumları anlaşılabilir.Τόσο ακαταμάχητη φαίνεται να είναι η απόλαυση των ματιών.
Pek çok insana mutfakta daha fazla zaman harcama ve daha fazla keyif alma ilhamını vermiştir.Ως αποτέλεσμα περισσότεροι άνθρωποι είχαν χρήματα και χρόνο γα να ταξιδεύουν.
Wade’ten bir Westland geldi, bu arada ring dışında Kane olanları keyifle izliyordu.Ο Ντάνιελς πήρε τη νίκη, ενώ ο Στάιλς ήταν έξω από το ρινγκ, απασχολούμενος με τον Κρίστιαν Κέιτζ.
İklimi keyif verici ve hoştur.Η ευωδία του είναι ευχάριστη και γλυκιά.
Akşamcılık, 'keyif için' akşam saatlerinde birkaç kadeh içmek demektir.Jeg svarer, at det forekommer mig en smule tidligt til en drink.
Misafirler oldukça keyiflidir.Disse er meget populære.
Genellikle keyifsiz hissederim.De er vanligvis vingeløse.
Babası askeri disiplinden keyif alan sert bir adamdı.Ayahnya adalah seorang tentara yang menyenangi disiplin militer.
Orada oynamak çok daha rahat ve keyif verici.Namun game ini lebih simple dan mudah untuk dimainkan.
Tüm bunlar benim için de yeni şeyler ve bundan büyük keyif alıyorum."Ini adalah tanggung jawab baru dan saya sekarang menikmati itu."