keyif ile cümle
keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Genellikle keyifsiz hissederim.Mereka biasanya sangat tidak stabil.
Kana karıştığında sinirleri gevşetir ve keyif verir.Kucing mendengkur ketika dia akan senang dan bahagia.
Şarkıda 22 yaşında olmanın keyifli yanları anlatılmaktadır.Lời bài hát diễn tả những niềm vui của tuổi 22.
(Keyifliliğimizin Anlamı) kısımlarında ortaya çıkar.Rồi nó phân thành lưỡng nghi (兩儀).
Yalnızca keyif mevcuttur.気合いだけはある。
İklimi keyif verici ve hoştur.気候は快適で好ましい。
“Sigarayı bırakarak mutlu yaşayacağıma, sigarayla birlikte mutsuz da olsa keyifli yaşayayım” der.これを受けて、「禁煙して横綱だったら、煙草を吸いまくっての幕内の方が良いです」と答えたと言われる。
Genellikle keyifsiz hissederim.普段はおしゃれに夢中。
Kedigillerin gözlerine bakılarak keyif durumları anlaşılabilir.把找貓貓們麻煩當作樂趣。
Kendimizi şarkı söylemekten çok keyif alan bir metal grubu olarak görüyoruz.他介绍自己是特意来听松华演唱的盘索里爱好者。
Tüm bunlar benim için de yeni şeyler ve bundan büyük keyif alıyorum."感觉很新颖,这点对我来说很重要”。
(Keyifliliğimizin Anlamı) kısımlarında ortaya çıkar.의(疑)에는 분별기(分別起: 분별에 의해 생겨나는 것)만 있다.
Yalnızca keyif mevcuttur.단지 재미를 위해서요.
Sağlığı düzeliyor gibi oldu ve yazı keyifle geçirdi.산수화를 잘 그렸고 시도 잘 썼다.
Kendimizi şarkı söylemekten çok keyif alan bir metal grubu olarak görüyoruz.춤추면서 노래하는 흥겨운 무대로의 인기가 높다.
Gaga'yı izlemek keyifli, süssüz ve basit.מערכת אגירה חייבת להיות קלה, פשוטה ומהנה.
Danimarka'da keyifli bir iki ay sonra, Rossi ve Nora Manchester geldi.אחרי חודשיים בדנמרק הגיעו רוסי ונורה למנצ'סטר.
Sağlığı düzeliyor gibi oldu ve yazı keyifle geçirdi.Здравето му видимо се подобрява и той прекарва лятото в добро настроение.
Kedigillerin gözlerine bakılarak keyif durumları anlaşılabilir.Убедете се, че гледате клиентите си в очите.
Genellikle keyifsiz hissederim.Обикновено са неподвижни.
Tanrıça Rati'nin adı Sanskritçe "keyif ve haz almak" anlamına gelen ram kökünden gelir.Ime ove božice dolazi od sanskrtske riječi ram = „uživaj”.
Ama resim yapmak, öylesine heyecan ve keyif verici bir şeydi işte.Njegov stil pisanja bio je zanimljiv i slikovit.
MS 700'den önce bile Japonlar keyif için güzel bahçeler yapmışlardır.Tisućama godina prije bogati su pašnjaci bili nastanjeni mamutima.
İstanbul'dan hippi manzaraları çok doğru ve keyifli bir dil ile aktarılmış.Delphi má nasledujúce výhody Založený na dobre navrhnutom jazyku.
Genellikle keyifsiz hissederim.Praviloma je nenosilen.
Genellikle keyifsiz hissederim.Joiutakse tavaliselt saateta.
Biz bundan büyük bir keyif aldık.Mulle pakkus see suurt rõõmu.
- 63. Kötü bir yaş değil. Çok keyif aldım.私は心から嬉しいのですよ
Aa, teknolojik keyif.Ach ja, Freude an der Technik.
Aa, teknolojik keyif.Ach, technologia.
Aa, teknolojik keyif.À, công nghệ giải trí.
Aa, teknolojik keyif.Aha, placerile tehnologice.
Aa, teknolojik keyif.Ah, da felicidade tecnológica!
Aa, teknolojik keyif.Jo, glæden ved teknologi.
Aa, teknolojik keyif.Oh, la gioia tech.
Aa, teknolojik keyif.Oh, techno-geluk.
Aa, teknolojik keyif.Oh, tehnološki užitek.
Aa, teknolojik keyif.Е добре, за тех-удоволствието.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Dar am sa va arat ceva cam ca cireasa de pe tort.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.De szeretnék néhány látványosabb dolgot mutatni.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.하지만 저는 좀 더 흥미로운 것들을 여러분께 소개해 드리고자 합니다.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Maar ik zal jullie meer krenten uit de pap laten zien.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Mais je vais vous montrer d'autres choses qui sont impressionnantes.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Mas eu vou vos mostrar algo mais impressionante.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Ma vi mostrerò qualche altra chicca
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Mutta esittelen nyt lisää kivoja juttuja.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Nhưng tôi sẽ cho các bạn thấy một thứ ngọt ngào hơn.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Pero les enseñaré cosas más atractivas.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Stattdessen zeige ich Ihnen jetzt noch ein paar echte Leckerbissen.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Teraz będzie jeszcze większa jazda.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Tetapi saya akan menunjukkan kepada Anda beberapa hal yang lebih manis.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Αλλά θα σας δείξω μερικά πιο πιασάρικα παραδείγματα του είδους.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Но ще ви покажа някой по-сладки неща.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.Но я покажу вам несколько весьма интересных вещей.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.אבל אני עמוד להציג לכם כמה דברים חמודים נוספים.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.ولكنني سأريكم بعض الأمور الأكثر إمتاعا.
Ama ben size daha keyifli olanlarından birkaçını göstereceğim.ここで皆さんが目にする写真は
"Ama keyifliydi.""Mais c'était très divertissant."
"Ama keyifliydi.""Pero fue divertido".
Ama süperdi; çok keyif aldım.Aber es war so ein Vergnügen; es hat mir so viel Spaß gemacht!