keyif ile cümle
keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Ensimmäinen onnellinen elämä on miellyttävä elämä.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Het eerste gelukkige leven is het plezierige leven.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.그 첫번째 행복한 삶은 즐거운 삶입니다.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.La première est la vie agréable.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.La primera vida feliz es la vida placentera.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Lối sống hạnh phúc đầu tiên là lối sống lạc thú.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Prima viaţă fericită este viaţa plăcută.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.První šťastný život je příjemný život.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Prvo srečno življenje je prijetno življenje.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Yang pertama, kehidupan yang menyenangkan.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Το πρώτο είδος ευτυχισμένης ζωής είναι η ευχάριστη ζωή.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Первый вид - это жизнь в удовольствиях.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Перший тип щасливого життя - це життя у задоволенні.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Първият щастлив живот е приятният живот.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.הסוג הראשון של חיי אושר הם החיים הנעימים.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.النوع الأول من الحياة السعيدة هو الحياة السارة.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.これは可能な限り多くのポジティブ感情を持ち
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Da quando nel Regno Unito è vietato fumare negli spazi pubblici non mi sono più goduto un cocktail party.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.영국에서 공공 장소에서의 흡연이 금지된 이후 저는 다시는 술자리를 즐길 수 없게 되었습니다.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Od doby, kdy v Británii zakázali kouření na veřejných místech, jsem si už neužil žádný večírek.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Odkąd w UK zabroniono palenia w miejscach publicznych przestałem cieszyć się z zakrapianych imprez.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Odkar so v Veliki Britaniji prepovedali kajenje na javnih mestih, nisem nikoli več užival na zabavah.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Odkedy v Anglicku zakázali fajčenie na verejných miestach, nevedel som si užiť žiadny spoločenský večierok.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.Ossia, da quando in Gran Bretagna è stato proibito il fumo nei luoghi pubblici, non mi godo più le feste.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.שהוא, מאז שאסרו בבריטניה על עישון במקומות ציבוריים לא נהניתי יותר מאז ממסיבת קוקטייל
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.هو أنه منذ منع التدخين في الأماكن العامة في المملكة المتحدة لم أتمكن من الاستمتاع بحفل شراب بعد ذلك أبداً.
İngiltere'de halka açık alanlarda sigara yasaklandığından beri partilerden bir daha hiç keyif almadım.私はそれ以来二度と飲み会を楽しめませんでした (笑)
İnsanların, insan olmaktan zevk almaları ve diğer insanların yanında olmaktan keyif almaları için gelecektir.Il viendra donc l'humanité va goûter au plaisir de l'être humain et d'être en compagnie d'autres êtres humains
İnsanların keyifleri kaçıyor.A lidi se naštvou.
İnsanların keyifleri kaçıyor.Bosszantja őket.
İnsanların keyifleri kaçıyor.Ça ennuie les gens.
İnsanların keyifleri kaçıyor.Denerwują się wtedy.
İnsanların keyifleri kaçıyor.Die Leute reagieren verärgert.
İnsanların keyifleri kaçıyor.Folk blir irriterade.
İnsanların keyifleri kaçıyor.별로 안좋아하더군요.
İnsanların keyifleri kaçıyor.Mensen raken geïrriteerd.
İnsanların keyifleri kaçıyor.Oamenii se enervează.
İnsanların keyifleri kaçıyor.Orang menjadi jengkel.
İnsanların keyifleri kaçıyor.Si irritano!
İnsanların keyifleri kaçıyor.Y a la gente le molesta.
İnsanların keyifleri kaçıyor.Ο κόσμος ενοχλείται.
İnsanların keyifleri kaçıyor.Хората се дразнят.
İnsanların keyifleri kaçıyor.אנשים מתרגזים.
İnsanların keyifleri kaçıyor.فإنهم ينزعجون
İnsanların keyifleri kaçıyor.「仕事をしているのに どうしてあんな楽しそうなんだ?
İnsanlar keyifliydiler.As pessoas divertem-se.
İnsanlar keyifliydiler.Die Menschen genießen sie.
İnsanlar keyifliydiler.Folk har kul.
İnsanlar keyifliydiler.Las personas la disfrutan.
İnsanlar keyifliydiler.Le persone si divertono.
İnsanlar keyifliydiler.Lidé si ho užívají.
İnsanlar keyifliydiler.Mensen genieten ervan.
İnsanlar keyifliydiler.Mọi người đều thích nó.
İnsanlar keyifliydiler.Οι άνθρωποι την απολαμβάνουν.
İnsanlar keyifliydiler.Люди ею наслаждаются.
İnsanlar keyifliydiler.Хората се радват.
İnsanlar keyifliydiler.זהו טקס. אנשים נהנים בו.
İşin püf noktası şuanki zamandan gerçekten keyif almak, sanki geçmişteymiş gibi.Der Trick ist die Gegenwart zu genießen als wäre es die Vergangenheit.
İşin püf noktası şuanki zamandan gerçekten keyif almak, sanki geçmişteymiş gibi.Sztuką jest naprawdę cieszyć się teraźniejszością jakby to była przeszłość.
İşin püf noktası şuanki zamandan gerçekten keyif almak, sanki geçmişteymiş gibi.Trik je v tom, užívat si přítomnost, jako by to byla minulost.