keyif ile cümle
keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ha Ni hala keyifsiz mi?Ha Ni boude toujours ?
Ha Ni hala keyifsiz mi?Ha Ni e inca suparata?
Ha Ni hala keyifsiz mi?Ha Ni ešte stále trucuje?
Ha Ni hala keyifsiz mi?Ha Ni nadal się dąsa?
Ha Ni hala keyifsiz mi?Ha Ni sta ancora facendo il broncio?
Ha Ni hala keyifsiz mi?Ha Ni vẫn còn buồn bã sao?
Ha Ni hala keyifsiz mi?Is Ha Ni nog steeds aan het mokken?
Ha Ni hala keyifsiz mi? Odasından dışarı adım atmıyor, doğru dürüst de bir şey yemiyor.하니는 아직도 그러고있어요?
Ha Ni hala keyifsiz mi?Schmollt Ha Ni immer noch?
Ha Ni hala keyifsiz mi?Ακόμα είναι μουτρωμένη η Χα Νι;
Ha Ni hala keyifsiz mi?Ха Ни все ещё хандрит?
Ha Ni hala keyifsiz mi?Ха Ни още ли е начумерена?
Ha Ni hala keyifsiz mi?הא ני עדיין כועסת
Ha Ni hala keyifsiz mi?هل مازالت هوا ني مستاءة؟
Ha Ni hala keyifsiz mi?部屋から出てこないの ご飯も殆ど食べないで・・・
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz."Alimentamo-nos e ganhamos dinheiro para podermos aproveitar a vida.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Azért eszünk és keresünk pénzt, hogy élvezhessük az életet.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Chúng tôi ăn và kiếm tiền để có thể tận hưởng cuộc sống.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Comemos y hacemos dinero para poder disfrutar de la vida.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Jeme a zarábame preto, aby sme si mohli užívať život.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Jemo in služimo zato, da bi lahko uživali v življenju.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Jemy i zarabiamy pieniądze po to, by cieszyć się życiem.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Jíme a vyděláváme peníze proto, abychom měli radost ze života.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Kita makan dan mencari uang untuk dapat menikmati hidup.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.삶을 즐기기 위해 먹고 돈을 버는 것이죠.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Mâncăm şi facem bani pentru a ne bucura de viaţă.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Mangiamo e facciamo soldi per goderci la vita.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Nous mangeons et nous gagnons de l'argent afin de pouvoir profiter de la vie.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Vi spiser og tjener penge for at være i stand til at nyde livet.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.We eten en verdienen geld om van het leven te kunnen genieten.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Wir essen und machen Geld, um das Leben zu geniessen.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Τρώμε και κάνουμε λεφτά για να μπορούμε να απολαύσουμε τη ζωή.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Ми їмо і заробляємо гроші, щоб мати змогу насолоджуватись життям.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Мы едим и зарабатываем деньги, чтобы наслаждаться жизнью.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.Ядем и правим пари, за да можем да се радваме на живота.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.אנו אוכלים ועושים כסף כדי שנוכל ליהנות מהחיים.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.نحن نأكل و نجمع المال حتى نستطيع الاستمتاع بالحياة.
Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz.人生は楽しむもの 楽しむためにあるのです"
Hayır, puro versen tamam. Puro, canlandırıcı ve rahatlatıcı. Erkekler için bir keyif.Je préfère le cigare, c'est un vice d'homme.
Hissi gibi saf ve peri-kuyruk vermek, ve keyifli hale getirmek için, amacım buydu.Để cung cấp cho một tinh khiết và cổ tích đuôi giống như cảm giác, và làm cho nó vui, là ý định của tôi.
Hissi gibi saf ve peri-kuyruk vermek, ve keyifli hale getirmek için, amacım buydu.Le confort des gens et un sentiment de pureté était mon principal objectif.
Hissi gibi saf ve peri-kuyruk vermek, ve keyifli hale getirmek için, amacım buydu.Para dar um puro e Fairy Tail-como o sentimento, e para torná-lo agradável, era minha intenção.
Hissi gibi saf ve peri-kuyruk vermek, ve keyifli hale getirmek için, amacım buydu.Para dar un pura y fairy tail-como la sensación, y para que sea placentero, fue mi intención.
Hissi gibi saf ve peri-kuyruk vermek, ve keyifli hale getirmek için, amacım buydu.כדי לתת טהור ופיות זנב כמו רגש, וכדי לעשות את זה מהנה, היה הכוונה שלי.
Hissi gibi saf ve peri-kuyruk vermek, ve keyifli hale getirmek için, amacım buydu.لإعطاء نقية والجنية الذيل يشبه الشعور،.
Hissi gibi saf ve peri-kuyruk vermek, ve keyifli hale getirmek için, amacım buydu.、それが楽しいように、 は私の意図であった。 人々に精通しています。
Homunculus olan aptalların galeyana geldiğini izlemek son derece keyifli.A patrzeć, jak biorą się za łby głupie homunkulusy, to wyjątkowa przyjemność.
Homunculus olan aptalların galeyana geldiğini izlemek son derece keyifli.E osservare idioti Homunculi in preda alla frenesia è particolarmente piacevole.
Homunculus olan aptalların galeyana geldiğini izlemek son derece keyifli.Erityisen hauskaa on seurata Homunculusten hermostumista.
Homunculus olan aptalların galeyana geldiğini izlemek son derece keyifli.E ver idiotas que sejam Homunculi agitados é particularmente agradável.
Homunculus olan aptalların galeyana geldiğini izlemek son derece keyifli.Och när dårarna dessutom är homunculi- -som blir uppretade är det extra förnöjsamt.
Homunculus olan aptalların galeyana geldiğini izlemek son derece keyifli.Og når de ophidsede tåber så endda er homunculi, - - bliver det hele ekstra fornøjeligt.
Homunculus olan aptalların galeyana geldiğini izlemek son derece keyifli.Y cuando son Homúnculi los que se pelean es aún mejor.
Homunculus olan aptalların galeyana geldiğini izlemek son derece keyifli.Και τα ανόητα Χομάνκιουλους όταν παθαίνουν κρίση, είναι ιδιαίτερα απολαυστικά!
Homunculus olan aptalların galeyana geldiğini izlemek son derece keyifli.А смотреть, как гомункулы впадают в бешенство, особенно приятно.
İkisi cephede yaptıkları işi tanıtıyorlar... ...diğer ikisi Barselona ya da Lérida'da keyif çatıyorlar.Wymieniają się co weekend bez niczyjej zgody. Krótko mówiąc, nie chcę spierać się o oczywiste rzeczy.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Az első a kellemes élet.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Das erste glückliche Leben ist das angenehme Leben.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Det första lyckliga livet är det njutbara livet.
İlk mutlu hayat, keyifli hayat.Det første lykkelige liv er det behagelige liv.