keyif ile cümle
keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.Yo digo: "Me gustó mucho tu película. Por eso".
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.А аз казвам: "Хареса ми филмът ви. Затова."
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.Я отвечаю, 'Мне понравился твой фильм. Вот почему.'
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.אני אומר לו, "נהנתי בסרט שלך. זאת הסיבה."
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.فأجيب "لأنني استمتعت بمشاهدة فيلمك٬ وهذا هو السبب."
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.写真に写っているのは ハエ
Garip bir şey oluyor. Keyif görünürde kıvamlanmış bir sıra gelen değişik şeyler tarafından.Dus genot lijkt getemperd door een heleboel andere dingen die binnenkomen.
Gerçek yemek yiyin. iyi, hatta daha iyi yemeye devam ederken, yemeklerden hala keyif alabiliriz.Eet echt voedsel.
Gerçek yemek yiyin. iyi, hatta daha iyi yemeye devam ederken, yemeklerden hala keyif alabiliriz.Igazi ennivalót. A továbbiakban is élvezhetjük ételeinket, és jól is ehetünk, és még jobban is ehetünk.
Gerçek yemek yiyin. iyi, hatta daha iyi yemeye devam ederken, yemeklerden hala keyif alabiliriz.진짜 음식을 드세요. 계속 음식을 즐기고 잘 먹도록 하세요. 우리는 훨씬 더 좋은 식생활을 만들수 있습니다.
Gerçek yemek yiyin. iyi, hatta daha iyi yemeye devam ederken, yemeklerden hala keyif alabiliriz.Syö oikeaa ruokaa. Voimme edelleen nauttia ruoasta, syödä hyvin, ja syödä jopa paremmin.
Gerçek yemek yiyin. iyi, hatta daha iyi yemeye devam ederken, yemeklerden hala keyif alabiliriz.To opravdové. Stále si můžeme pochutnávat a jíst dobře a jíst dokonce ještě lépe.
Gerçek yemek yiyin. iyi, hatta daha iyi yemeye devam ederken, yemeklerden hala keyif alabiliriz.طعام حقيقي يمكننا الاستمتاع وتناول طعام صحيّ في وقتٍ واحد بإمكاننا أن نتغذى بشكل أفضل
Gerçek yemek yiyin. iyi, hatta daha iyi yemeye devam ederken, yemeklerden hala keyif alabiliriz.我々は食事の事を楽しみ続けて、より健康的に 食べる事も可能なのだ 好きな材料を探し続けて、好きな食事について
Gerçek yemek yiyin. iyi, hatta daha iyi yemeye devam ederken, yemeklerden hala keyif alabiliriz.食真正嘅食物 我哋可以繼續享受食物,繼續食得好 而且可以食得更有益
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Anda dapat lihat dia sangat menyenangi kunjungan matematis kami ke Alhambra.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Como pueden ver, está realmente disfrutando de nuestro viaje matemático a la Alhambra.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Je kan zien dat hij echt geniet van onze wiskundige reis naar het Alhambra.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.그는 알함브라의 수학적 테마에 대한 휴가를 정말로 즐기고 있죠.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Láthatják, hogy mennyire élvezi az Alhambra-ba tett matematikai utazásunkat.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Podoba mu się wycieczka do Alhambry.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Puteţi vedea că îi place călătoria noastră matematică la Alhambra.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Vedete quanto gli piace la nostra gita matematica all'Alhambra.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Vous voyez qu'il adore notre balade pour matheux à l'Alhambra.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Wie Sie sehen, hat er viel Freude an unserem mathematischen Ausflug zur Alhambra.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Βλέπετε πως διασκεδάζει στο μαθηματικό μας ταξίδι στην Αλάμπρα.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Виждате, че наистина се радва на математическото ни пътуване до Алхамбра.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.Ви можете бачити, що він дійсно задоволений математичною поїздкою до Альгамбри.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.На фотографии видно, что ему действительно нравится наша математическая поездка в замок Альгамбры.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.הוא מאוד נהנה מהטיול המתמטי שלנו לאלהמברה.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.يستمتع برحلتنا الرياضية في قصر الحمراء.
Gördüğünüz gibi kendisi Alhambra'daki gezimizden oldukça keyif alıyor.しかし もっと息子に見せたいものがありました
Gösteriden keyif bile almıyorlar.A ani si neužívajú koncert.
Gösteriden keyif bile almıyorlar. Cep telefonlarından konseri seyrediyorlar.Вони навіть не насолоджуються шоу, дивлячись концерт на екранах мобільних телефонів.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.De njuter inte ens av föreställningen.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.De nyder ikke engang det der foregår på scenen.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Họ hoàn toàn không thưởng thức buổi diễn.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Ils n'apprécient même pas le spectacle.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.심지어 그들은 그 쇼를 즐기지도 않습니다.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Még csak nem is élvezik az előadást.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Mereka bahkan tidak menikmati acaranya.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Nawet sami się nim nie cieszą .
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Nem apreciam o espetáculo.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Ni siquiera están disfrutando el espectáculo.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Non si godono nemmeno lo spettacolo.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Sie genießen nicht einmal die Show.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Vždyť si ani tu show neužívají.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Ze genieten niet eens van het optreden.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Στην ουσία δεν απολαμβάνουν καν την παράσταση.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Они даже не наслаждаются выступлением.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.Те дори не се забавляват.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.ומקליטים את כל ההופעה, ומפיצים את זה.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.هم حتى لا يستمتعون بالعرض.
Gösteriden keyif bile almıyorlar.携帯のフィルターを通して コンサートを観ている
(gülüşmeler) Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.(Смях) тех-удоволствието, за мен означава нещо. защото се забавлявам много със технологиите.
Günlük hayatınıza az da olsa keyif katıyorsa ne mutlu.Ar fi grozav să le foloseşti pentru a adăuga un pic de amuzament vieţii.
Günlük hayatınıza az da olsa keyif katıyorsa ne mutlu.Sería genial si pudieses usarlo para añadir un poco de diversión a tu vida diaria.
Hadi. Keyif çatmak yok!Α, και φοβήθηκα ότι κάτι κακό συνέβη.
Ha Ni hala keyifsiz mi?Apakah Ha Ni masih merajuk?
Ha Ni hala keyifsiz mi?Är Ha Ni fortfarande ledsen?