keyif ile cümle
keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.Este o mare plăcere sa zbori pe undeva.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.Es un gran placer dar ese paseo.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.É um prazer tremendo poder voar.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.È veramente una goduria volare in giro.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.Het is een groot genot om rond te vliegen.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.Je velmi potěšující se takhle proletět.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.날아 다닌다는 것은 아주 굉장한 즐거움입니다.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.Örömteljes repülni rajta.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.Salah satu kebahagiaan adalah terbang.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.To duża frajda, polatać sobie dookoła.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.Το να πετάς είναι απόλαυση.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.Летать туда-сюда — замечательное ощущение.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.Удоволствието да летиш наоколо е много голямо.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.זה תענוג עצום לעוף מסביב
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.إنها لمتعة كبيرة أن تحوم بها.
Etrafta uçuşmak büyük bir keyif.こういったことが組み合わさって
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Beh, con mia sorpresa e gioia, tutto era come destra possibile.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Bem, para minha surpresa e alegria, tudo era tão certo quanto possível.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Bueno, para mi sorpresa y alegría, todo fue tan bien como sea posible.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Eh bien, à ma grande surprise et la joie, tout était aussi droite que possible.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Ei bine, spre surprinderea mea si incantare, totul era la fel de drept ca posibil.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Ja, till min förvåning och glädje, allt var så rätt som möjligt.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."글쎄, 내 놀라움과 기쁨을 모든 가능한 맞았어요.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Nå, til min overraskelse og glæde, alt var som højre som muligt.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."No cóż, ku mojemu zdziwieniu i radości, wszystko było jak w prawo.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."No, k mému překvapení a potěšení, všechno bylo jako pravé je to možné.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."No, na moje prekvapenie a potešenie, všetko bolo ako pravé, ako je to možné.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."No, na moje presenečenje in veselje, vse je bilo kot desni kot je mogoče.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Nos, az én meglepetés és öröm, minden volt jobb, mint lehetséges.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Nou, tot mijn verbazing en vreugde, alles was zo goed als mogelijk te maken.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."No, yllätyksekseni ja ilahduttaa, kaikki oli mahdollisimman oikein.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Nun, zu meiner Überraschung und Freude, alles war so richtig wie möglich.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Vâng, bất ngờ và thỏa thích của tôi, tất cả mọi thứ đã được như đúng là có thể.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Yah, saya terkejut dan gembira, semuanya sebagai hak mungkin.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Λοιπόν, για να έκπληξη και χαρά μου, όλα ήταν όπως ακριβώς γίνεται.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Е, за моя изненада и радост, всичко е възможно най-право, както е.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Ну, к моему удивлению и удовольствию, все было так как это возможно.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Ну, на мій подив і задоволення, все було так як це можливо.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."ובכן, להפתעתי ולשמחתי, הכל היה נכון ככל האפשר.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."حسنا ، لدهشتي والبهجة ، والحق في كل شيء ممكن.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı.テーブルは、私のための準備に着手し、ダンカン氏ロスは、私が得たことを確認するためにそこであった
Evlilik güzel olabilir; keyif, sevgi ve karşılıklı destek için bir kaynak olabilir.Căsătoria poate fi ceva bun: poate fi o sursă de bucurie, dragoste și sprijin reciproc.
Evlilik güzel olabilir; keyif, sevgi ve karşılıklı destek için bir kaynak olabilir.Eine Ehe kann etwas Gutes sein. Sie kann eine Quelle der Freude, Liebe und gegenseitiger Unterstützung sein.
Evlilik güzel olabilir; keyif, sevgi ve karşılıklı destek için bir kaynak olabilir.Ett äktenskap kan vara en bra sak; det kan vara en källa till glädje och kärlek och ömsesidigt stöd.
Evlilik güzel olabilir; keyif, sevgi ve karşılıklı destek için bir kaynak olabilir.결혼을 물론 좋은 것일 수 있습니다. 기쁨과 사랑의 원천이 되며 서로 지지해 줄 수도 있습니다.
Evlilik güzel olabilir; keyif, sevgi ve karşılıklı destek için bir kaynak olabilir.Un mariage peut être une bonne chose ; il peut être une source de joie, d'amour, de support mutuel.
Evlilik güzel olabilir; keyif, sevgi ve karşılıklı destek için bir kaynak olabilir.Un matrimonio puede ser una cosa buena; puede ser fuente de alegría amor y apoyo mutuo.
Evlilik güzel olabilir; keyif, sevgi ve karşılıklı destek için bir kaynak olabilir.Брак может быть прекрасным — источником радости, любви и взаимной поддержки.
Evlilik güzel olabilir; keyif, sevgi ve karşılıklı destek için bir kaynak olabilir.الزواج ممكن أن يكون شيء جيد. من الممكن أن يكون مصدر للسعادة والحب والإهتمام المشترك،
Evlilik güzel olabilir; keyif, sevgi ve karşılıklı destek için bir kaynak olabilir.喜びや愛 助け合いの元となり得ます ではなぜ女の子に結婚願望を抱かせ
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.E io gli rispondo: "Mi piacciono i tuoi film. Ecco perché."
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.Eu zic, "Mi-a placut filmul tau. De aia."
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de."Gostei do teu filme. É por isso".
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.Ich sagte: "Mir hat dein Film gefallen. Deshalb."
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.Ik zeg: "Ik vond je film mooi. Daarom."
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.J'ai dit : "J'ai aimé votre film. Voilà pourquoi."
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.Ja na to: "Dlatego, że podobał mi się twój film".
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de."당신 영화를 좋아하기 때문이죠" 라고 말하고 싶네요.
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.Tôi nói, "Vì tôi yêu thích bộ phim này."
"Filminizi keyifle izledim de ondan," diyorum ben de.Vravím mu, "Páčil sa mi tvoj film. Preto."