keyif ile cümle
keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dusty ve benim, Pazar günleri keyifle gittiğimiz kilise işte burasıdır.Tässä kirkossa Dusty ja minä käymme sunnuntaisin.
Dusty ve benim, Pazar günleri keyifle gittiğimiz kilise işte burasıdır.Στη Ντάστυ και σε μένα, αρέσει να λέμε πως τις Κυριακές εκεί εκκλησιαζόμαστε.
Dusty ve benim, Pazar günleri keyifle gittiğimiz kilise işte burasıdır.Дасти и я, дорогой в церковь по воскресеньям... нам нравится рассуждать..
Dusty ve benim, Pazar günleri keyifle gittiğimiz kilise işte burasıdır.С Дъсти обичаме да казваме, ето къде ходим на църква в неделя.
Dusty ve benim, Pazar günleri keyifle gittiğimiz kilise işte burasıdır.דאסטי ואני אוהבים לומר שזאת הכנסיה אליה אנחנו הולכים בימי ראשון.
Dusty ve benim, Pazar günleri keyifle gittiğimiz kilise işte burasıdır.أنا و دستي، نحب أن نقول أن هذا بمثابة زيارة الكنيسة يوم الأحد بالنسبة لنا
Dusty ve benim, Pazar günleri keyifle gittiğimiz kilise işte burasıdır.私はこの原生林に惚れ込んでいます
Eğer çaba gösterirseniz gerçekten ama gerçekten, bu dersin içeriğinden keyif alacaksınız.Als je de moeite erin stopt zul je echt blij zijn met wat je er voor terug krijgt.
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Ako sem se veselil nesreče sovražilca svojega in se vzradoval, ko ga je zadelo zlo
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,ak som sa radoval záhube svojho nenávistníka a bol som vzrušený radosťou, že ho stihlo zlé -
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Als ik blij ben geweest over het ongeluk en de tegenslagen van mijn vijand
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Belum pernah aku bersenang karena musuhku menderita, atau bersukacita karena ia mendapat celaka
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Dacă m'am bucurat de nenorocirea vrăjmaşului meu, dacă am sărit de bucurie cînd l -a atins nenorocirea,
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Ha örvendeztem az engem gyûlölõnek nyomorúságán, és ugráltam örömömben, hogy azt baj érte;
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Har jag glatt mig åt min fiendes ofärd och fröjdats, när olycka träffade honom?
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Har jeg gledet mig ved min fiendes uferd og jublet når ulykken rammet ham?
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Ho gioito forse della disgrazia del mio nemico e ho esultato perché lo colpiva la sventura
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Jeźliżem się weselił z upadku nienawidzącego mię, a jeźlim się cieszył, gdy mu się źle powodziło.
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,내가 언제 나를 미워하는 자의 멸망을 기뻐하였으며 그의 재앙 만남을 인하여 기운을 뽐내었던가
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Nếu tôi có vui mừng vì cớ tàn hại kẻ ghét tôi, Và hứng lòng khi tai vạ giáng cho nó;
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Nếu tôi có vui_mừng vì cớ tàn_hại kẻ ghét tôi , Và hứng lòng khi tai_vạ giáng cho nó ;
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Olenko iloinnut vihamieheni vahingosta, riemusta hykähtänyt, kun häntä onnettomuus kohtasi?
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Radoval-li jsem se z neštěstí toho, kterýž mne nenáviděl, a plésal-li jsem, když se mu zle vedlo?
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Se me regozijei com a ruína do que me tem ódio, e se exultei quando o mal lhe sobreveio
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Si j`ai été joyeux du malheur de mon ennemi, Si j`ai sauté d`allégresse quand les revers l`ont atteint,
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Si me he alegrado por el infortunio del que me aborrece, o me regocijé cuando le alcanzó el ma
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Var min Avindsmands Fald min Glæd jubled jeg, når han ramtes af Vanheld
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Αν εχαρην εις τον αφανισμον του μισουντος με, η επεχαρην οτε ευρηκεν αυτον κακον
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Ако съм злорадствувал в загиването на мразещия ме, Или ми е ставало драго, когато го е сполетявало зло, -
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,Радовался ли я погибели врага моего и торжествовал ли, когда несчастье постигало его?
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,אם אשמח בפיד משנאי והתעררתי כי מצאו רע׃
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,ان كنت قد فرحت ببليّة مبغضي او شمتّ حين اصابه سوء.
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,我 若 見 恨 我 的 遭 報 就 歡 喜 、 見 他 遭 災 便 高 興
‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim, Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,我 若 見恨 我 的 遭報 就 歡喜 、 見他 遭災 便 高興
Eminim Lord Faptaguise, senin canlı canlı yanmanı seyretmekten keyif duyacaktır.Aku yakin Lord Faptaguise akan senang melihatmu terbakar hidup-hidup.
Eminim Lord Faptaguise, senin canlı canlı yanmanı seyretmekten keyif duyacaktır.Assicurati che non— Beh, in realtà, lascia fare a me! ♪♫
Eminim Lord Faptaguise, senin canlı canlı yanmanı seyretmekten keyif duyacaktır. Götürün onu!Tahle budova je jako bludiště.
Eminim Lord Faptaguise, senin canlı canlı yanmanı seyretmekten keyif duyacaktır.Jeg er sikker på Lord Faptaguise ville nyde at se dig brænde levende ihjel.
Eminim Lord Faptaguise, senin canlı canlı yanmanı seyretmekten keyif duyacaktır.페터가이즈 경이 네가 산채로 타죽어가는 모습을 보며 즐거워 할거라는 생각이 드는군
Eminim Lord Faptaguise, senin canlı canlı yanmanı seyretmekten keyif duyacaktır.انا متاكد ان اللورد " فابتيجوس " سوف يسعد حين يراك تحترق حتى الموت .
Eminim Lord Faptaguise, senin canlı canlı yanmanı seyretmekten keyif duyacaktır.彼を連れていけ!
En başta muhabbet yüzeyel ve keyifliydi, Ama çok geçmeden Storm döktürüverdi:Η συζήτηση στην αρχή ανάλαφρη και ζωηρή πολύ γρήγορα όμως η Καταιγίδα ξεσπά:
En başta muhabbet yüzeyel ve keyifliydi,Inicialmente la conversión es alegre y desenfadada
En başta muhabbet yüzeyel ve keyifliydi,Mais trop vite Tempête se lance :
En başta muhabbet yüzeyel ve keyifliydi,Zu Beginn plaudert man nett und heiter
En başta muhabbet yüzeyel ve keyifliydi,אבל בתחילה השיחה קלה וקולחת
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Când e ultima oară când te-ai bucurat să asculți doar vocea prietenului tău?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?¿Cuándo fue la última vez que realmente disfrutaron la voz de un amigo?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Hvornår har I sidst virkelig nydt bare jeres venners stemme?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Kapan terakhir kali Anda menikmati suara dari sahabat Anda?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Kdaj ste nazadnje res uživali samo v glasu svojega prijatelja?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Kdy jste si naposledy opravdu užili pouze hlas vašeho kamaráda?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Kedy ste sa naposledy naozaj potešili, že ste jednoducho počuli hlas svojho priateľa?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Khi nào là lần cuối bạn thực sự tận hưởng đơn giản là tiếng nói của bạn bè?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Kiedy ostatnio ucieszyłeś się po prostu słysząc głos przyjaciela?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?마지막으로 친구의 목소리를 귀 귀울여 들은 것이 언제였지요?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Mikor volt utoljára, hogy valójában csak a barátjuk hangjára figyeltek?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?När uppskattade du senast på riktigt bara ljudet av din väns röst?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Qual foi a última vez em que realmente apreciaram apenas a voz de um amigo vosso?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Quand avez-vous vraiment apprécié la dernière fois la seule voix de votre ami?