keyif ile cümle
keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Și, după cum sugerează aceste numere, am fost introdus într-o lume elitistă și fascinantă.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Wie diese Zahlen nahelegen, wurde ich in eine elitäre, faszinierende und anregende Welt eingeführt.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Y como los números sugieren, me instalaron en un fascinante y estimulante mundo de élite.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Zoals die cijfers suggereren, werd ik ingewijd in een elite, en fascinerende en opwindende wereld.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.И, как свидетельствуют эти цифры, я был принят в элитарный и завораживающий и кружащий голову мир.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.И както тези числа подсказват, аз бях въведен в елита, в един завладяващ и вълнуващ свят.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.І як усі ці люди впевнені, мене прийняли до елітарного, чарівного та запаморочливого світу.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.וכפי שהמספרים הללו מייצגים, התקבלתי לקבוצת עילית ולעולם מרתק ומלהיב.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.وكما أشارت الأرقام السابقة، فقد ولجتُ عالم النخبة عالمٌ بهيجٌ ومدهش.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.エリートの集まりです 刺激的で魅惑的な集団に仲間入りしたのです 当時も今も 外交官という職業は
Büyük ihtimalle, eğer ölümün ne olduğunu bilseydin hayattan daha çok keyif alırdın.Ed è molto probabile che, se ti rendi conto di cosa significa in realtà la morte, ti godrai di più la vita.
Büyük ihtimalle, eğer ölümün ne olduğunu bilseydin hayattan daha çok keyif alırdın.Y es bastante probable que, si te das cuenta de lo que significa la muerte, disfrutarás más de la vida.
Büyük ihtimalle, eğer ölümün ne olduğunu bilseydin hayattan daha çok keyif alırdın.И вероятно ако осъзнаете същността на смъртта, ще се наслаждавате повече на живота.
Büyük ihtimalle, eğer ölümün ne olduğunu bilseydin hayattan daha çok keyif alırdın.死の本当の意味を知ったなら 人生をもっと楽しむことができる メアリー・アランは王立オペラ劇場を運営に関わってきた
"Çok çok özür dilerim! Keyifli bir gezi miydi? ""정말 죄송! 즐거운 여행을했다? "
"Çok çok özür dilerim! Keyifli bir gezi miydi? ""آسف بفظاعة! كانت رحلة ممتعة؟ "
"Çok çok özür dilerim! Keyifli bir gezi miydi? ""非常に、ありがとう。"
Çok keyif aldım. Baharı bir kere daha gördüm. Mevsim döndü.Care este acel sens al fiintei, in care constiinta unde pleaca?
Çok keyif aldım. Baharı bir kere daha gördüm.Аз съм напълно очарован, че мога да видя още една пролет.
Çok keyif aldım.- Estoy absolutamente encantado.
Çok keyif aldım.[Herbie] Sono assolutamente felice.
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.Ahora deben estar bajo el cielo de otro país, pasándoselo bien y sin acordarse de ti.
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.De er rejst udenlands - - og har glemt dig for længe siden.
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.De har redan åkt utomlands- -och har glömt bort dig för länge sen.
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.He ovat nyt jo kaukomailla- -pitämässä hauskaa, ja he ovat unohtaneet sinut.
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.Ormai saranno da qualche parte all'estero, che se la spassano, e ti avranno già dimenticato da molto tempo.
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.Por agora, estão em terra estrangeira, a divertir-se, e há muito que te esqueceram.
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.Są już daleko stąd. Powinieneś teraz myśleć o tym, co czeka ten kraj jutro.
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.Ήδη θα βλέπουν τον ουρανό άλλης χώρας. Θα διασκεδάζουν και θα σε έχουν ήδη ξεχάσει!
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.Сейчас они уже в другой стране, развлекаются и давно о тебе забыли.
Daha da keyifli bir yaşam.그리고, 좀 더 즐길 수 있는 삶 말이죠.
Daha da keyifli bir yaşam. Ve tüm bunlar birleşerek Dünya' da müthiş bir tork gücü yaratıyor.Tudo isto se combina para criar uma enorme tensão sobre o planeta.
Daha da keyifli bir yaşam.ויותר מהנים.
Daha da keyifli bir yaşam.وأكثر متعة كما تعملون.
Daha da keyifli bir yaşam.こういったことが組み合わさって
Diğer anormal bedenleri çekici bulanlar da var. Dolayısıyla, güzelliği görmeye ve bundan keyif almaya odaklan.Dus probeer jezelf te beperken om schoonheid te observeren, en apprecieer het, alleen dat.
Diğeri ise yönlenmekte olduğum hoş, normal, keyifli hayattı.나머지 하나는 제가 실제로 살고 있는 멋지고 정상적이고 즐거운 삶이었죠
Diğeri ise yönlenmekte olduğum hoş, normal, keyifli hayattı.ואחד שהייתי בדרך להגשים שהיה נחמד, נורמלי, חיים שקטים,
Diğeri ise yönlenmekte olduğum hoş, normal, keyifli hayattı.و النسخة التى كنت ماضية فيها بالفعل و التى كانت تعتبر حياة لطيفة و طبيعية و مرضية
Diğeri ise yönlenmekte olduğum hoş, normal, keyifli hayattı.快適で普通の悪くない人生 でもそんな風に人生を終わらせたくありませんでした
Dolayısıyla, güzelliği görmeye ve bundan keyif almaya odaklan. Bu kadar.Затова се опитайте да се ограничите до това да наблюдавате красотата и да я оценявате.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Así que, repito, no iba a obtener muchísima alegría o diversión.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Cho nên, khoảng thời gian đó cũng chẳng vui vẻ hào hứng gì.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Deci n-a existat prea multă bucurie sau distracţie.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Di nuovo, non c'era da essere molto felici o divertiti.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Dus nogmaals, veel vreugde was er niet te beleven.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Es gab also nicht viel Spaß oder Freude.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Igen, der var ikke plads til fordel meget glæde eller sjov.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Jadi kembali, tidak banyak kegembiraan yang dirasakan.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.아까 말했듯이 마냥 즐겁기만한 경험은 아니었어요.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Kot lahko razumete, se nisem kaj dosti zabaval.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Là encore, ce n'était vraiment pas une partie de plaisir ou d'amusement.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Mínusz 50 volt a leghidegebb. Szóval nem volt rettenetesen sok lehetőség örömre vagy vidámságra.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Portanto, não havia muita alegria ou diversão.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Takže jak říkám, nebylo tam zrovna moc zábavy nebo legrace.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Takže opakujem, neužil som si tam nejako extra veľa zábavy či radosti.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Więc nie było tak strasznie dużo radości i zabawy.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Οπότε, θα επαναλάβω, δεν ήταν τόσο ευχάριστες και διασκεδαστικές οι συνθήκες.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Отже, повторюсь, багато радості чи веселощів не передбачалось.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Така че нямаше кой знае колко радост и забава.